food table etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
food table etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cevizli ballı mis gibi kek...





Dünkü yazıma ne güzel yorumlar yapmışsınız, nasıl mutlu oldum, nasıl şevklendim anlatamam. Ancak bu sabah okuyabildim hepsini. Tekrar tekrar teşekkür ederim.

Dün akşam yemekten sonra sadece bizim apartımanın elektrikleri gitti, apartımanın içinde merdivenlerde yanıyor ama evlerde yok. Tüm akşamı mum ışığında kitap okuyarak geçirdik, sabah kalktığımızda hala yoktu. Umarım akşama kadar gelir. Tamam mum ışığı, kitap, keyif güzel de bir kahve bile yapamamak çok kötü.
 

Neyseki bu post için fotoğrafları önceden flash’a kopyalamıştım , yoksa ne yapardık maazallah: ) Sanki ölümsüzlüğün sırrını vereceğim alt tarafı bir kek… Ama gerçekten lezzetli bir kek.
Bu keki iki kez yaptım, ikisinde de severek yedik. Gerçi teyzemin kızı; sizin önünüze ne koysam öyle iştahla, severek yiyorsunuz ki kendimi süper bir ahçı gibi hissediyorum diyor, yani bizim yiyecek bir şey için güzel dememiz pek de kıstas olmasın size: )


Bu tarifi taaa geçen sene eylül ayında katıldığım Stephanie Levy’in “Creative Courage” e-kursunda (Buradan kurs hakkında yazdıklarımı okuyabilirsiniz) Shephanie vermişti. O zamandan beri yapmak aklımdaydı ama bir türlü malzemeleri toplayamamıştım.

İşte Malzemeler;

Pekan (Cevizli) Karışım:
1 1/2 su bardağı kıyılmış cevizler
1/2 su bardağı esmer şeker
1 çay kaşığı tarçın
6 yemek kaşığı eritilmiş tereyağı

Kek Hamuru:
1 su bardağı kepekli un
1 su bardağı çok amaçlı un
1 paket kabartma tozu
1/4 çay kaşığı tuz
1/2 su bardağı akçaağaç şurubu ( ballı su)
1/2 su bardağı kanola yağı (ben çiçek yağ kullandım)
Hafif çırpılmış 2 yumurta,
1 su bardağı sade yoğurt
1 çay kaşığı vanilya

Gelelim yapılışına; Mutfağa girin hemen fırını 180 dereceye ayarlayın, sonra 23 cm çapında kek kalıbınızı çıkartın ve yağlayın. Sonra cevizleri iri iri doğrayın, (Tarifin orjinalinde pecan kullanılıyor. Ceviz benzeri, ben bu denemem de Pecan kullandım ama ikincisinde ceviz ile yaptım o da çok güzel oluyor. Pecanı burada bulmak zor.) esmer şeker ve tarçın ile güzelce harmanlayın sonra eritilmiş zeytin yağını da karıştırıp kenara koyun.

Kek hamurunu yapmaya başlamak için geniş bir kap alın, içinde un, kapartma tozu, tuzu karıştırın. Ayrı bir kapta ise akçaağaç şurucu (yine bu denememde akçaağaç şurubunu kullandım ama ikinci denememde evde olmadığı için ballı su yaptım onu kullandım), yağ ve yumurtayı güzelce karıştırın sonra içine yoğurt ve sıvı vanilyayı ekleyin (eğer sıvı vanilya kullanmıyorsanız toz halindekini unlu karışıma eklersiniz tama mı). Daha sonra kuru karışım ile sıvı karışımı güzellllce birbirine yedirin. Kek hamurumuz hazır.

Kalıbımıza bu kek hamurunun yarısını koyun (şöyle yanlardan kalıba vurup eşit yayılmasını sağlayın) üstüne cevizli (pecan) karışımın da yarısını serpiştirin. Sonra kek hamurunun geri kalan kısmı ve en üste cevizli karışımı serptikten sonra doğru fırına.

40-45 dakika kadar sonra kekiniz hazır.

Ben hala süt ile kek yemeği çok sevdiğimden bu ikiliye bayıldım. Umarım sizin de hoşunuza gider..

Afiyet bal şeker olsun efendim…


Bardak                          : Mudo
Pasta Tabağı                 : Bursa’daki bir dükkandan
Yeşil Servis Tabağı         : Ikea
Çatal                            : Tantitoni
 

 
I love to try different cake recipes. I'm not an expert in the kitchen but I love to be there.
This recipe is from Stephanie Levy. She is an American artist who live in Berlin with her husband and two adorable her daughter. She has also an e-course called "CreativeCourage" . I participated this e-course in 2011 ( you can read my post about it in here ) and it was an unique experience for me. 
Stephanie gave us this delicious recipe and I baked it two times.

I hope, you love it also;

Maple Pecan Cake 

Pecan Topping:
1 1/2 cups chopped pecans
1/2 cup brown sugar
1 tsp. cinnamon
6 Tbsp. melted butter

Cake:
1 cup whole wheat flour
1 cup all-purpose flour
1 tsp. baking powder
1 tsp. baking soda
1/4 tsp. salt
1/2 cup maple syrup
1/2 cup canola oil
2 eggs, lightly beaten
1 cup plain yogurt
1 tsp. vanilla



Preheat the oven to 350º F. Butter and flour a 9" round springform pan.

For the pecan topping: Mix together pecans, brown sugar, cinnamon and melted butter.Set aside.

For the cake: In a large bowl, combine flours, baking powder and soda, salt. In a separate bowl, beat maple syrup, oil and eggs until well blended. Stir in yogurt and vanilla. Add wet ingredients to dry ingredients all at once, and mix by hand until evenly combined.

Spread half of the batter in the prepared pan, then sprinkle on half of the pecan topping. Cover with remaning batter, and sprinkle over the rest of the pecan mixture.

Bake for 40-45 minutes…
Bon appetit…













Armutlu ballı kek gibisi yok...






Hep diyorum ya sevmediğim bir meyva yoktur benim diye. Bir sıralamaya koy deseler paniklerim sanki. Sadece armuta karşı bir ikirciklenme vardır içimde. Öyle her armut beni heyecanlandırmaz, yooo yerim yine de ama, dolabı açtığımda en son armut dikkatimi çeker mesela.

 

Akçaağaç armutudur benim favori armutum, hani yeşil, küçücük, naif olanlar, içi bembeyazdır, suludur, tatlıdır… hop hop yersin. Bir de Altınoluk’taki yan komşumuzun armutu bambaşka, mis kokulu, kocaman, sulu ve lezzetli.

 

İşte bu armutlar o armutlar. İstanbul’a gelirken yolda yiyelim diye vermişlerdi, yedik yedik ama arttı da. Kalanlar ile kek yapmak istedim.  Aradım taradım işte bu tarifi buldum.


 

Technicolor Kitchen - English Version benim uzun zamandır takip ettiğim harika bir yemek bloğu, yemek derken çoğunlukla kek tarifleri veriyor. Denediğim ama fotoğraflayamadığım birkaç tarifi daha var. Bence takibe almaya değer bir blog.  Baksanıza onun yaptığının görüntüsü ne harika olmuş, ben birazcık fazla kızartmışım ve benimki yamuk yumuk kabarıvermiş. Ama tadı gerçekten çok güzel. Keki pamuk gibi oluyor iç rahatlığı ile deneyebilirsiniz.

 

Gelelim tarife;
 

Malzemeler
3-4 adet Armut
½ cup bal
2 yemek kaşığı limon suyu
¾ cup + bir yemek kaşığı kadar (184 gr) yumuşak tereyağ
2/3 cup (116 gr.)  esmer şeker
3 yumurta
1 ½ cup + 1 ½ yemek kaşığı (225g) un
1 paket kabartma tozu (Bence bende bu biraz fazla geldi siz yarısını koyun)
¼ çay kaşığı tarçın (Ben daha fazla koydum)
¼ çay kaşığı hindiztan cevizi
1/3 cup (80ml) süt

“Cup” ölçüsü olarak su bardağını da kullanabilirsiniz (ustalar böyle diyor yani) .
 

Malzemeleri tezgaha dizelim sonra da fırını 180 dereceye ayarlıyalım, başlayalım armutları soymaya. İlk önce yarıya sonra her bir yarımı 4 parçaya bölüp çekirdeklerini çıkartalım. Küçük bir tencerede, kısık ateşte armutlar, bal ve limon suyunu bir güzel armutlar yumuşayıncaya kadar pişirelim (lapa olmayacak sadece renkleri şeffaf gibi olsun, balı içine çeksin, diriliğinden bir şey kaybetmesin güzelim armutlar). Pişti bunlar dediğimizde armutları ayrı bir tabağa  alıp soğumaya bırakıyoruz ama ballı suyu da atmıyoruz.

Gelelim kek kısmına; tereyağ ile esmer şekeri mikser ile krema kıvamına gelene kadar çırpıyoruz, sonra yavaş yavaş yumurtaları ekliyoruz ve yine güzelce çırpıyoruz. Bu karışımın üstüne, un, tarçın, hindistancevizi, kabartma tozunu da ekledikten sonra ne yapıyoruz tekrar çırpıyoruz ve sütü ekliyoruz,  bu esnada yavaş hızda karıştırıyoruz mikser ile. Karışımı önceden hazırladığımız kalıba döküyoruz, üstüne Armutları diziyoruz ve 50 dakika kadar pişiriyoruz.

 

Tamam bu kek pişti, harika oldu dediğinizde fırından çıkartıp bir süre sonra kaşıkla yavaş yavaş ayırdığınız ballı suyu kekin üstüne döküyorsunuz.

Ben servis ederken dilimlerin üstüne döktüm bu şerbeti. Bazıları istemedi çünkü ama bence tümünün üstüne dökülse, iyice emse çok daha güzel olur. Servisi de ılıkken dondurma ve artan armutlarla beraber yaparsanız zevkten eriyebilirsiniz.

Haydin afiyet olsun.
 
Tabak - Çanaklar;
 
Kek Servis tabağı ; IKEA
Pasta tabağı ; Cemile
Kaşık - Çatal ; Hisar
Çiçekli Kupalar ; Cath Kidston
Düz Renk Kupalar ; Porland
Porselen Demlik ; Touch Me (Hani Makro ve Migros'larda satılıyor ya. Web sitesini bulamadım.)
Armutların içine olduğu kase; Annem onu babamın eski pantolonlarını verip kapıya gelen kadından almış.
 

 
I love all kind of fruit. These pears were from our neighbor's garden in Altinoluk. It looks still delicious.

I wanted to try a cake with pears and I found a recipe on Technicolor Kitchen - English Version's blog. I have been following this great blog for a long time and I love it so much. You can find a lot of delicious cake and another recipes in there. As you see her images are really good.

My cake looks little bit different from the original image (mine looks little bit crooked: ) ) but the taste was wonderful. I think you should try it.

You can see all recipe and details here.
 
Bon appetit...
 
 
 
 


NOT: Şu fotoğrafların içinde beni bulun hadi: )

P.S. : Let’s find me inside these images: )



 
 
 

Picasa'yı kullanmak adına...





Bu haftasonu aslında evde kahvaltı etmedik. Cumartesi sabahı erkenden teyzemin kızına gittik. Balkonda harika bir kahvaltı yaptık ve oraya her gittiğimizde olduğu gibi bütün gün yemeğe devam ettik.

Pazar sabahı da uyanır uyanmaz oyumuzu kullanmak için evden çıktık sonra Kanyon'da kahvaltı ettik.
Bu fotoğraflar önceki haftalardan birine ait. Dün akşam bilgisayarda eski fotoğrafları temizlerken buldum.

Sadece renkler hoşuma gitti, kahvaltı sofrasında kayda değer pek birşey yok her zaman ki gibi:)




In fact we did not breakfast at home this weekend. Early on Saturday morning we went to my aunt's daughter. The balcony had a great breakfast and we continued to eat during the all day like every time.

On Sunday morning, we went outside for vote and had a breakfast in Kanyon.

These photos belong to one of the previous weeks. Yesterday evening I found these photos on my computer while I was cleaning the old photos .

Just I liked the colors. There is not much appreciable things on the breakfast table



Bir de picasa programını daha yeni yeni kullanmaya başladım ve canım habire kolajlar yapmak istiyor.

I also started using picasa program newly and I want to make collages in there every moment .




Kahve Keyfi


Bir kahve fincanının da bu kadar fotoğrafı çekilir mi demeyin. Birçok nedeni var;
1- Sadece haftasonu fotoğraf çekebildiğim için ve bu sıralarda haftasonu evden pek dışarıya çıkmadığım için, evde ne varsa göreceksiniz gibime geliyor…
2-Picasso’lu kahve fincanları bence hakediyor konu mankeni olmayı… Ne de olsa fincanın üstünde benim en sevdiğim Picasso eseri var.
3-Tepsiyi de yad etmek gerek diye düşündüm…
4-Çektim -  oldu




Eskiden pek Türk kahvesi içmezdim ama son yıllarda hemen hemen günde iki kez içiyorum. Herkesin yaptığını da sevmiyorum, gerçi bazen kendi yaptığım da hoşuma gitmiyor ama yine de içiyorum. Keyfi güzel çünkü.  
Bu fincanlarımız yeni favorilerimiz, ben internette görüp beğenmiştim. Sonra bir gün beraber çalıştığımız bir firma bana ve satın alma müdürümüze hediye olarak getirmiş. O kadar mutlu olduk ki.





Bu tepsi de yıların tepsisi… Geçenlerde Balıkesir’e gittiğimde annemden istedim verdi. Eskiden kız istemeye falan gidilirken böyle ahşap tepsilerin içinde çikolatalar götürülürdü. Benim de bir dayımın kızı vardı, ona gelen çikolatanın hadi hesabı yoktu. Biz küçüğüz, annemle babam giyinirler süslenirler bizi evde bırakırlar dayımlara giderler.. Bu çok sık olurdu… Bütün sülalede buna benzer tepsilerden vardır. Bazende dikiş kutusu olarak kullanılabilecek tarzda olan hasır kutularda gelirdi çikolatalar. Bursa’dan istemeye geldiklerinde de kestane şekeri getirilirdi ki işte o benim favorimdi.

Neyse kısacası bu tepsi kız isteme merasiminden kalma yaklaşık 26-28 yıllık bir tepsi…

Bu arada kahveyi az şekerli severim , ama gerçekten az, çoook az.....


Amaca yönelik kahvaltı....


Normalde hafta içi evde kahvaltı yapmam. Çünkü sabahları aç karnına içtiğim ilaçtan sonra bir süre bir şey yemem gerekiyor. Aslında bu ilaç olayı olmadan önce de çalışmaya başladığımdan beri çalışma gününde hiç evde kahvaltı yapmadım.





Dönem dönem taktığım şeyler vardır. Bir ara poça yerdim her sabah, sonra mideme dokunmaya başladı. Yıllarca çokoprens yedim. Şimdi düşünüyorum da ne kadar saçmaymış. Ama yedim.. (gerçi ben tatlı yiyerek zayıflayanlardanım. Bu da ilginç ama onu da başka bir gün anlatırım) . Sonra simit… Her sabah bir simit yanına krem peynir, ardından içine salça sürülmüş peynirli sandviç ( salça TAT’ın Antep Tadı olacak ama), şimdilerde sade Kellogg’s ile Nesstle’nin tropikal meyvalı müslisini karıştırıp yağsız sütle birlikte yiyorum.



Ama geçen gün Sedo, ikea’dan aldığımız (kurulama bezi olarak satılan) çarpı işli pembe bezleri ve peçeteyi yakından görmek isteyince, onun için kendime sandviç yaptım. İlk önce fotoğraflarını çektim sonra da afiyetle yedim.
Bu sırada sevgili kardeşim lapiska saçlarını kıvırıp süslenmek ile meşgüldü. Onun sandviçini de hazırlayıp çantasına attım.

Aslında bir süre ben de kahvaltıda sandviç yesem  iyi olacak, sıkıldım sütten…

Kahvaltı yapan, yapmayan, yeni uyanan herkese günaydın…..

Tamam uyanalı çok olan ve hatta henüz uyanmayıp uyandığında bunları okuyan, hiç umrunda olmayıp okumayan herkese günaydınJ


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...