Stephanie Levy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Stephanie Levy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Haftasonu Kartı ve Başka bir sürü şey - Weekend Card and Many Other Things




Ne çabuk Cuma oldu! Bu hafta sadece  yarım gün şirket dışındaydım ondan sonraki iki gün ise harıl harıl çalıştım, hem şirketteki işler için hem de neredeyse 7 sayfa tutan, yaklaşık 14-15 soruluk bir röportaj için.

Bundan birkaç sene önce Stephanie Levy’nin “Creative Courage”   isimli e-kursundan bahsetmiştim burada. O kursa ilk dahil oluşumdu, ondan sonra geçtiğimiz bahar sezonunda da “Creative Courage-Spring “ kursuna katıldım. İlk kurs gerçekten dolu doluydu ve ufkumu açmıştı. 
Daha sonra Stephanie kurslarını sezonluk olarak vermeye başladı; Kış, ilkbahar, yaz ve sonbahar. Her mevsimi  iliklerimize kadar hissetmemizi sağlayan bir içeriği var kursun. Farkındalığı arttırıyor. Sonbahar fotoğrafları, harika tarifler, konuk röportajları, basit kendin yap projeleri, kitap ve dergi önerileri… 


İnanılmaz aktif bir facebook grubu var ayrıca, en başından beri kursa katılanların devamlı paylaşımlarda bulunduğu bir grup bu. Ben ne yazık ki fazla aktif olamıyorum facebook’ta ama her akşam mutlaka hızlıca bir bakıyorum. Farklı kültürlerden bir araya gelmiş bir sürü harika kadın, çoğu da sanatçı... Çok hoşuma gidiyor böyle değişik şeyler görmek, okumak, öğrenmek.



İşte bu sefer de sonbahar sezonundayız ve bu kurs dahilinde benim de röportajım (ya da ne denir bilemedim) yayınlanacak. Ben kimin, neciyim, blogumu ne zaman ne için açtım, sonbaharın bana hissettirdikleri, sevdiğim tarifler, yaşadığım şehir, yapmak istediklerim, hayallerim… İki gündür fırsat buldukça yazıyorum, daha doğrusu yazmaya  çalışıyorum. Bu ingilizceyle biraz zor oluyor çünkü.

Sırf bu sorulara cevap vermek bile benim kendi hayatım ve sonbahar  hakkında düşünmemi sağladı. Sakinlemeye ihtiyacım olduğunu, etrafıma daha dikkatli bakmam gerektiğini, hissetmenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım…



Gelelim Ananaslı salataya; geçtiğimiz cumartesi benim öğle yemeğimdi kendisi. Çok seviyorum değişik tarifler ve tatlar denemeyi. Bu salatayı “sisterMag”  da gördüm, hemen yapılacaklar listesine ekledim, hem kurs için de yeni bir tarif arıyordum, süper oldu anlayacağınız.  sisterMag bir dijital dergi, ne yazık ki ülkemizde şu sıralar yine bilmem hangi sebepten dolayı yasaklı bir site olan “issuu” dan takip edemiyoruz biz bu dergiyi. ( Bu devirde şu yasak konusunu da hiçbir zaman anlayacağımı sanmıyorum. Yasakların daha kışkırtıcı olduğunu, özgürlükleri kısıtladığını, farklı fikirlere tahamüllü törpülediği, tek tipliliğe sürüklediğini nasıl görmüyorlar, neyse) ( Bu post uğurlu geldi sanırım, site açılmış sonunda yaşasınnnnn. 20.09.2014) Onun yerine eğer iphone ya da ipad’iniz varsa buradan uygulamasını indirebilirsiniz. Bu sayısında Sevgili Silvia’nın harika paper cut’ları da var sırf onlar için bile eğer fırsatınız varsa indirin bakın bence bu dergiye.


Kısaca tarifi de vereyim zira çok uzadı bu yazı;

Malzemeler;
1 kutu ananas konservesi ( Ben tazesini kullandım)
2 küçük salatalık
½ beyaz soğan
Bolca taze nane yaprakları
1 yemek kaşığı konserve ananasın suyu ( Ben ballı limonlu hazırladım bu suyu)
2 yemek kaşığı zeytin yağı
Tuz ve pul kırmızı biber (Ben kırmızı biber kullanmadım)

Hepsini bir güzel karıştırıp hop hop yiyoruz. Ben tatlı ve tuzluyu bir arada yemeği çok sevdiğimden hoşlandım bu salatadan. Canlılık veriyor, çok da faydalı… Sever misiniz bilmem ama belki denemek istersiniz.

Haftasonunuz neşe içinde, güle oynaya geçsin…




I was very busy this week as usual but this time, I've prepared an interview for Stephanie's e-course which called "Creative Courage Autumn" beside my ordinary office works.

I had mentioned here about Stephanie Levy's e-course a few years ago. It was her first e-course and I've been so delighted to attended it.  It was a great guide for me, actually still it. Then,  Stephanie has prepared e-courses separately for each seasons. It was a great idea.
I've been involved this wonderful community last spring season again. It was an amazing experience for me. It absolutely provides awareness.

Creative Couragee-course is an international online course full of colorful, seasonal activities, motivational projects and  inspirational interviews with some successful artists, writers, designers, coaches and crafters who are thriving.

It has also a private Facebook group, it has been still going strong since the first e-course.  It has been a joy to see what everyone is collecting and noticing each season from all corners of the globe. Unfortunately I am not an active Facebook users because of my works but I'm trying to look at it every evening as best i can.

Let's talk about the pineapple salad. I found this recipe while I'm searching something new for sharing it with on Creative Courage Facebook Group in sisterMag. It is a digital magazine which I like so much. You can find it here and especially this issue is great because, there are many amazingly wonderful illustrations by lovely Silvia.

Ingredients;
1 can pineapple chunks in 100% pineapple juice ( I’ve prefered fresh pineapple)
2 cucumbers
½ white onion
1 cup fresh mint leaves
1 tablespoon pineapple juice, reserved from the canned pineapple ( I’ve prefered honey and lime juice)
1 tablespoon lime juice
2 tablespoon extra-virgin olive oil
¼ - ½ teaspoon crushed red pepper flakes ( I didn't use)
¼ teaspoon sea salt

Gently stir together all ingredients in a large bowl and eat with pleasure: )


Have an amazing and cheerful weekend.







Cevizli ballı mis gibi kek...





Dünkü yazıma ne güzel yorumlar yapmışsınız, nasıl mutlu oldum, nasıl şevklendim anlatamam. Ancak bu sabah okuyabildim hepsini. Tekrar tekrar teşekkür ederim.

Dün akşam yemekten sonra sadece bizim apartımanın elektrikleri gitti, apartımanın içinde merdivenlerde yanıyor ama evlerde yok. Tüm akşamı mum ışığında kitap okuyarak geçirdik, sabah kalktığımızda hala yoktu. Umarım akşama kadar gelir. Tamam mum ışığı, kitap, keyif güzel de bir kahve bile yapamamak çok kötü.
 

Neyseki bu post için fotoğrafları önceden flash’a kopyalamıştım , yoksa ne yapardık maazallah: ) Sanki ölümsüzlüğün sırrını vereceğim alt tarafı bir kek… Ama gerçekten lezzetli bir kek.
Bu keki iki kez yaptım, ikisinde de severek yedik. Gerçi teyzemin kızı; sizin önünüze ne koysam öyle iştahla, severek yiyorsunuz ki kendimi süper bir ahçı gibi hissediyorum diyor, yani bizim yiyecek bir şey için güzel dememiz pek de kıstas olmasın size: )


Bu tarifi taaa geçen sene eylül ayında katıldığım Stephanie Levy’inCreative Courage” e-kursunda (Buradan kurs hakkında yazdıklarımı okuyabilirsiniz) Shephanie vermişti. O zamandan beri yapmak aklımdaydı ama bir türlü malzemeleri toplayamamıştım.

İşte Malzemeler;

Pekan (Cevizli) Karışım:
1 1/2 su bardağı kıyılmış cevizler
1/2 su bardağı esmer şeker
1 çay kaşığı tarçın
6 yemek kaşığı eritilmiş tereyağı

Kek Hamuru:
1 su bardağı kepekli un
1 su bardağı çok amaçlı un
1 paket kabartma tozu
1/4 çay kaşığı tuz
1/2 su bardağı akçaağaç şurubu ( ballı su)
1/2 su bardağı kanola yağı (ben çiçek yağ kullandım)
Hafif çırpılmış 2 yumurta,
1 su bardağı sade yoğurt
1 çay kaşığı vanilya

Gelelim yapılışına; Mutfağa girin hemen fırını 180 dereceye ayarlayın, sonra 23 cm çapında kek kalıbınızı çıkartın ve yağlayın. Sonra cevizleri iri iri doğrayın, (Tarifin orjinalinde pecan kullanılıyor. Ceviz benzeri, ben bu denemem de Pecan kullandım ama ikincisinde ceviz ile yaptım o da çok güzel oluyor. Pecanı burada bulmak zor.) esmer şeker ve tarçın ile güzelce harmanlayın sonra eritilmiş zeytin yağını da karıştırıp kenara koyun.

Kek hamurunu yapmaya başlamak için geniş bir kap alın, içinde un, kapartma tozu, tuzu karıştırın. Ayrı bir kapta ise akçaağaç şurucu (yine bu denememde akçaağaç şurubunu kullandım ama ikinci denememde evde olmadığı için ballı su yaptım onu kullandım), yağ ve yumurtayı güzelce karıştırın sonra içine yoğurt ve sıvı vanilyayı ekleyin (eğer sıvı vanilya kullanmıyorsanız toz halindekini unlu karışıma eklersiniz tama mı). Daha sonra kuru karışım ile sıvı karışımı güzellllce birbirine yedirin. Kek hamurumuz hazır.

Kalıbımıza bu kek hamurunun yarısını koyun (şöyle yanlardan kalıba vurup eşit yayılmasını sağlayın) üstüne cevizli (pecan) karışımın da yarısını serpiştirin. Sonra kek hamurunun geri kalan kısmı ve en üste cevizli karışımı serptikten sonra doğru fırına.

40-45 dakika kadar sonra kekiniz hazır.

Ben hala süt ile kek yemeği çok sevdiğimden bu ikiliye bayıldım. Umarım sizin de hoşunuza gider..

Afiyet bal şeker olsun efendim…


Bardak                          : Mudo
Pasta Tabağı                 : Bursa’daki bir dükkandan
Yeşil Servis Tabağı         : Ikea
Çatal                            : Tantitoni
 

 
I love to try different cake recipes. I'm not an expert in the kitchen but I love to be there.
This recipe is from Stephanie Levy. She is an American artist who live in Berlin with her husband and two adorable her daughter. She has also an e-course called "CreativeCourage" . I participated this e-course in 2011 ( you can read my post about it in here ) and it was an unique experience for me. 
Stephanie gave us this delicious recipe and I baked it two times.

I hope, you love it also;

Maple Pecan Cake 

Pecan Topping:
1 1/2 cups chopped pecans
1/2 cup brown sugar
1 tsp. cinnamon
6 Tbsp. melted butter

Cake:
1 cup whole wheat flour
1 cup all-purpose flour
1 tsp. baking powder
1 tsp. baking soda
1/4 tsp. salt
1/2 cup maple syrup
1/2 cup canola oil
2 eggs, lightly beaten
1 cup plain yogurt
1 tsp. vanilla



Preheat the oven to 350º F. Butter and flour a 9" round springform pan.

For the pecan topping: Mix together pecans, brown sugar, cinnamon and melted butter.Set aside.

For the cake: In a large bowl, combine flours, baking powder and soda, salt. In a separate bowl, beat maple syrup, oil and eggs until well blended. Stir in yogurt and vanilla. Add wet ingredients to dry ingredients all at once, and mix by hand until evenly combined.

Spread half of the batter in the prepared pan, then sprinkle on half of the pecan topping. Cover with remaning batter, and sprinkle over the rest of the pecan mixture.

Bake for 40-45 minutes…
Bon appetit…













Arada küçük bir mutluluk...


Herkes aynı durumda kimsenin içinden güle oynaya birşeyler yazmak, okumak gelmiyor. Sakince bekliyoruz zamanın geçmesini, zaman herşeyin ilacı ya sözde…

Deminden beri yazıp yazıp siliyorum. Bir bakıyorum mesaj vermeye kalkmışım, bir bakıyorum Reşat Nuri Gültekin kıvamında acıklı bir hikaye anlatmışım… Sonra hepsi saçma geliyor, biz bizi biliyoruz… Kısacası içimizdeki ateş küllenene kadar - ki bazıları hayatları boyunca yüreklerindeki korla yaşayacak – tadımız tuzumuz olmayacak…

Önümüzdeki hafta salıya kadar buralarda olamayacağım, o yüzden bu yazıyı bugün yazmak istedim. Stephanie’ye çok da geç olmadan teşekkür etmek amacım…


Ben kendi blogumu açmadan önce hiç blog takip etmiyordum, nasıl bir şey olduğunu bile bilmiyordum. Gmail hesabı alır gibi bir blog hesabı açtım, sonra üstünde oynamaya başladım, birşeyler yazdım,  birileri beni takip etmeye başladı, aa onlar ne yapıyor diye onların peşinden gittim ve karşıma kocaman bir dünya açıldı.

Stephanie’yi flickrdan buldum, atölyesinin fotoğrafları, rengarenk boyaları çok hoşuma gitmişti, bloğu ilk takibe aldığım bloglardan biridir. Kendisi Amerikalı, şu anda eşi ve dünya güzeli iki kızı ile birlikte Münih’de yaşıyor. Amerika’da sanat eğitimi almış sonra Almanya’ya gelmiş ve eşiyle tanışıp orada kalmış. Yaptıkları çok hoşuma gidiyor. Kullandığı renkler o kadar canlı ki…

Bloglar arasında gezinirken yurtdışında blog olayının çok büyük bir sektör olduğunu hepimiz görüyoruz. Tanınmış bloggerlar, fotoğrafçılar, ressamlar; kendilerini geliştirmek, eserlerini tanıtmak, bir çevre oluşturmak isteyenler için e-course adı altında internet üzerinden kurslar veriyorlar.



Ben bir sanatçı değilim, eserlerim yok ama Stephanie’nin bloğunda onun vereceği  Creative Courage” isimli bir e-course gördüğümde ben de dahil olmak istedim.
Bunun birkaç nedeni vardı;
Birinci nedeni; onun için ilk olması. Böylece  bu işin ticaretini yapan profesyonellerden daha samini bir kurs olacağını düşündüm.
Sonra merak… evet çok merak ettim nedir bu e-course dedikleri diye… Ne anlatılırki böyle bir kursda… Şimdi öğrendim ve çok hoşuma gitti.
Bir başka neden ingilizce… İngilizcemi geliştirmek için zorlayıcı bir neden olacaktı ki oldu da… İnsan merak ettiği, hoşlandığı şeyleri okuyup anlayabilmek için kendini nasıl da zorluyor…

Kısacası iyi ki dahil olmuşum bu kursa… Ama keşke işlerimin daha hafif olduğu döneme denk gelseydi diyorum.

Eğer bir ürününüz varsa, fotoğraflarınızı, el işlerinizi, resimlerinizi dünyaya tanıtmak, onlar üzerinden para kazanmak ve bu işi profesyonelce yapmak istiyorsanız bu tip kurslar gerçekten çok faydalı. Benim resmen başım döndü…

Neyse Geçen hafta Stephanie Venedik’teki Bienal’e katıldı ve oradan tüm kursiyerlerine kendine ait bu kartı gönderdi. Benim ki elime dün geçti. Bu küçücük kart beni o kadar mutlu etti ki anlatamam… Buradan teşekkür etmek istedim.

Stephanie’nin Etsy’de bir dükkanı var. Eserlerine oradan ulaşabilirsiniz, içlerinden birini seçmek gerçekten çok zor, hele benim gibi kararsız biri için… Dünkü kararım;  “Matisse’in Koltuğu”, şu aşağıda gördüğünüz. Ama şimdi tekrar hepsine baksam yine kararsız kalabilirim. Mesela şu “Cordobo” da çok canlı ve güzel… Bayramdan sonra birinde karar kılacağım inşallah…






Aşağıda Stephanie Levy’e ulaşabileceğiniz tüm linkleri bulabilirsiniz;





We are really very sorry because of the events in Turkey... For a while I could not read any blog or write new posts... But today, I would like to share with you a nice thing.

Yesterday, I recieved a card from Venice It has been sent by Stephanie. It is so nice and cute.
I am not an artist andI don't have any work of art, but when I saw a post about e-course on Stephanie blog, I wanted to be there.
There were a few reasons;
First of all This will be first experience for Stephanie, So it could be more sincere than another profesional e-courses.
Second reason is curiosity... This would be first also for me. I wanted to learn such an e-course could has been how a content? I liked it. It is really full informations, contacts and courage.
Another reason is my english. I want to improve my english and I thought that If I try to read my liked things, I can do this. I love to learn different cultures and arts. By this way if I can read and write the better in english I can learn more... In this point, Shephanie is perfect. If your English is not so good, you can understand everything which has written by Stephanie.

If you have a work of art, if you are a photographer or you have some handmade things, You should join this e-course.

Last week Stephanie was in Venice for the Venice Bienalle. She has sent this nice card to all her trainees. When I recieved this card I felt realy happy myself.

She has a shop on ETSY. You can find her all works in here. If you are an ambivalent person like me, it is very difficult to choose only one from these amazing works...

You can find all contact informations about Stephanie Levy in below ;







Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...