picasso etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
picasso etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kahve Keyfi


Bir kahve fincanının da bu kadar fotoğrafı çekilir mi demeyin. Birçok nedeni var;
1- Sadece haftasonu fotoğraf çekebildiğim için ve bu sıralarda haftasonu evden pek dışarıya çıkmadığım için, evde ne varsa göreceksiniz gibime geliyor…
2-Picasso’lu kahve fincanları bence hakediyor konu mankeni olmayı… Ne de olsa fincanın üstünde benim en sevdiğim Picasso eseri var.
3-Tepsiyi de yad etmek gerek diye düşündüm…
4-Çektim -  oldu




Eskiden pek Türk kahvesi içmezdim ama son yıllarda hemen hemen günde iki kez içiyorum. Herkesin yaptığını da sevmiyorum, gerçi bazen kendi yaptığım da hoşuma gitmiyor ama yine de içiyorum. Keyfi güzel çünkü.  
Bu fincanlarımız yeni favorilerimiz, ben internette görüp beğenmiştim. Sonra bir gün beraber çalıştığımız bir firma bana ve satın alma müdürümüze hediye olarak getirmiş. O kadar mutlu olduk ki.





Bu tepsi de yıların tepsisi… Geçenlerde Balıkesir’e gittiğimde annemden istedim verdi. Eskiden kız istemeye falan gidilirken böyle ahşap tepsilerin içinde çikolatalar götürülürdü. Benim de bir dayımın kızı vardı, ona gelen çikolatanın hadi hesabı yoktu. Biz küçüğüz, annemle babam giyinirler süslenirler bizi evde bırakırlar dayımlara giderler.. Bu çok sık olurdu… Bütün sülalede buna benzer tepsilerden vardır. Bazende dikiş kutusu olarak kullanılabilecek tarzda olan hasır kutularda gelirdi çikolatalar. Bursa’dan istemeye geldiklerinde de kestane şekeri getirilirdi ki işte o benim favorimdi.

Neyse kısacası bu tepsi kız isteme merasiminden kalma yaklaşık 26-28 yıllık bir tepsi…

Bu arada kahveyi az şekerli severim , ama gerçekten az, çoook az.....


Telaşeye bayılırım...


  


Ben bu akşam Balıkesir’e gidiyorum. Annemler sonunda bu Pazar günü taşınacaklar. Bir hafta oradayım. Telaşe, koşuşturma, yorgunluk… Hepsine varım….

Herkese canlı, neşe dolu, cıvıl cıvıl bir haftasonu diliyorum..

Ben Renkleri Seviyorum...

2010 yılının sonbaharında Apartment Therapy sitesi “Room for Clor 2010” isimli bir yarışma düzenledi. Bu yarışmada önemli olan en güzel renkli odayı seçmekti. Dünyanın her yerinden bir sürü katılımcı odalarının fotoğraflarını ve duvar rengine nasıl karar verdiklerini anlatan kısa hikayelerini gönderdi ve oylama sonucu aşağıda fotoğraflarını göreceğiniz Brooklyn, New York’dan Joshua’nın odası birinciliği aldı. Duvarların rengi normalde en sevdiğim tonlardan biri ona asla onun kadar cesur olamam sanırım.
Tasarımcı renk paletini oluştururken Josua’nın favori şeylerinden ilham almış ; sahil kıyısındaki tatillerden, doğal ahşaptan, Josua’nın en sevdiği fotoğraflarından, hediyelik eşyalarından….
Küçük ve yüksek tavanlı bir odayı olduğundan daha ferah göstermesi için maviyi seçmişler ve tavanın beyazlarını duvarlara doğru uzatmışlar.

Bence dekorasyon işinin en zoru duvarların rengine karar vermek. House Beautiful’un web sitesinde harika bir uygulama var. Boyamak istediğiniz odayı seçiyorsunuz, salon, mutfak, banyo, yatak odası…. Sonrada renkleri seçiyorsunuz, sadece bir tık ile duvarlar boyanıveriyor. Mükemmel rengi seçebilmeniz için ideal bir uygulama.
Siz de farklı renklerin odalara nasıl bir hava verdiğini görmek istiyorsanız aşağıdaki resme bir tık.


Türkiye’de şu sıralar kese kağıdı, açık krem, beyaz, kum beji gibi soluk renkler moda. Biz hiçbir zaman renkleri doyasıya kullanan bir toplum olamadık bence. Bunun nedenlerinden biri sanatla ne yazık ki pek içli dışlı olamamız.  Kasvetli bir havamız var.
Picasso ve Matisse ile çocukluğumuzda tanışabilsek renklerin büyüsünü hepimiz çoktan keşfetmiş olurduk.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...