pembe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pembe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Buralardayım gibi ama yokum!


 

Resmen serseme döndüm. Çat oradayım çat burada. İstanbul’da olduğum zamanlar harıl harıl çalışıyorum, Ağustos’un 19’una kadar da aynı yoğunluk devam edecek hatta sonrasında da bekleyen işler var ama şu anda çalıştığım kadar stresli olmayacak, yani ben öyle hayal ediyorum.

Fırsat bulduğumda, haftasonları ya da patronla yaptığımız sıkı pazarlıklar sonucu koparttığın bir iki gün de soluğu hemen Altınoluk’ta alıyorum. Orada işlerden, hayattan, hır gürden öyle bir kopuyorum ki…

Mesela Cuma akşamı çıktık yola ilk kez direk Altınoluk’a gittik, gece 3 gibi oradaydık, sonra ben Pazar akşamı tekrar döndüm İstanbul’a, bu akşam da tekrar geri… Amannnn olacaksa fiziksel yorgunluk olsun, yatınca geçiyor, Allah gönül yorgunluğu vermesin: )

İçim içimi yiyor buraları çok boşladım diye, güzel güzel mailler alıyorum nerelerdesin, iyi misin gibilerinden… İyiyim demek için iki arada bir derede yazıyorum bu posttu da. Mesaj atan mail yazan herkeslere çok çok teşekkürler… Özellikle Zeynep sana: ) Mailinde öyle büyük laflar etmişsin ki cevap yazmaman için ben de post yazayım bari dedim…  Yazdıklarını okumak büyük zevk bilesin…

Ayy aklıma gelmişken de yazayım; Cumartesi günü annem, ben, Funda oturuyoruz havadan sudan muhabbet ediyoruz, annem şöyle bir şey anlattı; Bir tanıdığımızın damadının annelerinin yazlığındaki deniz çok küçükmüş, anca 3 kişi sığıyormuş, damat da uzun boylu tabi zor sığıyormuş denize o yüzden tanıdıklarımıza yani kayınvalidelerinin yazlığındaki denize gidiyormuş yüzmeye!!!!!

Anne o havuz olmasın dedik, ne havuzu yalan mı söyleyeceğim onların havuzu yok ki deniz o deniz dedi, biz de sustuk…  Nasıl bir dünyaları var yarabbim….

Hepinizin Ramazan Bayramı Kutlu olsun…
 
I'm still in the same situation.  I'm working very hard in Istanbul and when I find a little break during weekend or get work permit a couple days from my boss, we go to Altinoluk (to my parents home).

Last Friday, we went to Altinoluk - I returned Sunday night to Istanbul and today I will go again for Ramadan Bairam. We will be in holiday until Monday.

But I am hopeful, these busy days will have finished 19 of August and we can see each other more often in here...

See you soon...
 
 




Bugün Bunu Sevdim - PEMBE




1 | 2 | 3 | 4
 
 
 

 
Renklerle meditasyon yapıyorum ben bazen… Siz de deneyin, sürekli böyle pudra renkli, beyaz, açık uçuk mavi, nil yeşili, pembe renkli şeylere bakın… bakın… bakın… İyi geliyor.

Güzel bir hafta olsun bu…

NOT: Bu arada  bravo valla, çok bilen oldu Cuma günkü sorumu, bu kadarını beklemiyordum… Bayramda bizimkilerin yanlarına gideyim geleyim daha zorlarını soracağım size…

Yarın yorumları okursunuz, kazananı da en kısa zamanda açıklamak istiyorum, hadi bakalım inşallah…

 
 

Sometimes I am trying to meditate with colors . Let's try! Look at rose, white, clear pale blue, nile green, pink color images for a while... You'll fell good...
 
I'm sure, this will be lovely week.



 

 

Güzelim Pembe ve Duvar Kağıdı...


Ev dekorasyonunda aslında çok da fazla pembeyi kullanmıyoruz. Sanki sadece bebek odalarında olabilirmiş gibi.. Biz onun yerine kahveler, grinin tonları, kremler… daha bir ağır abla tonlarını tercih ediyoruz nedense…
Ne kadar kasvetli renkler… Böyle bir yatakta yatmak, bu tatlı sandalyeye oturup çalışmak istemez misiniz?

Ben isterim…







Kaynak ; Wohnidee


İlk fotoğraftaki duvar kağıdını IDA Interior Lifestyle bloğunun sahibi Ilara’nın evinde görmüştüm. O ev zaten çok hoşuma gidiyor, renkler o kadar güzel ki evin her köşesinden huzur fışkırıyor.
Neyse işte bu duvar kağıdı ile balkon kapısının yanındaki küçük alanı ve yatak odasındaki dolabı kaplamış.





in Turkey we do not use too much pink color in the home decoration. Instead of pink, we prefer somber colors like cream, brown tones and gray.  Pink color being used just baby rooms decorations.
Whereas who does not want to sleep in a bed like this bed or to work in this pink chair.
I want.

I saw the wallpaper in the first photograph for the first time in the ilara's house, who is owner of the IDA Interior Lifestyle blog. I already love this house. It is realy peacfull and nice.
She has covered their wardrobe and a small area of the between balcony door and wall  with this wallpaper.





Bana Biraz Renk Ver...






Nedense o kadar çok uykum var ki resmen gözlerimi açamıyorum. Akşam da geçtim bilgisayarın başına fotoğraf makinasından çektiklerimi aktaracaktım ama yok yapamadım, baygınlık geçiriyordum ekranın karşısında, kalktım. Bahar havası çarptı herhalde beni…

İşteyim ve yapmam gereken bir yığın şey var. Güzel bir Türk kahvesi içsem belki iyi gelir.

Bu arada akşam gözlerim yarı açık, yatmamak için direnirken internette yığınla güzel sayfa, fikir, görsel… (işte artık herneyse…) buldum ama onlara yeteri kadar kendimi verip gereken özeni gösterecek durumda da değildim. Ben de hepsini önümüzdeki günlerde bakmak için kaydettim. Sizin de öyle mi  bilmem. Benim Sık Kullanılanlar listesi o kadar kalabalık ki. Bölümlere ayırdım;

Blog muhabbetleri ; bloglarla ilgili teknik konuların anlatıldığı siteler, forumlar, püf noktaları… yani blogla ilgili herşey
Gez gör sev ; Devamlı izlemediğim ama beğendiğim siteler. Her konuda olabilir
Sen de yap ; El işleri, kes-yapıştırlar, “diy” siteleri….
Gurme ; Yemek siteleri, tarifler, fotoğraflar...
Magazin ; Sevdiğim dergilerin internet siteleri.
Evler ; Bloğumda paylaşabileceğim ya da bakmaktan zevk aldığım evlerin bulunduğu siteler
Londra-Münih-New York ; Bu şehirlerdeki canlı kameraların olduğu siteler, oteller, metro haritaları, müzeler….
Bilgi-iş-güç ; İşimle ilgili bilgilerin, firmaların olduğu bölüm.

Böyle devam ediyor işte… Arada eğer boş kalırsam, düzenleme işlemine girişiyorum. Sıkıldıklarımı, ya da artık ihtiyacımın olmadığını düşündüğüm siteleri siliyorum.. Başlı başına bir iş ama öyle demeyin…

Yukarıda sadece bir odasını gördüğünüz renkli evi de akşam gördüm. Renkler gözümü aldı resmen. Yok ben yaşayamam bu evde ama bakmak hoşuma gitti. Evin sahibesi de bir sanatçı olan Gitte. Evin diğer odalarını ve sahibini görmek isterseniz buradan ulaşabilirsiniz.


Evet biraz fazla renk var !


Bazen sadece renkler  hoşuma gidiyor.  Bu oda benim olsa bu şekilde dekore etmezdim ama yine de renkler, canlılık, camların büyüklüğü, kanepenin modeli hoşuma gitti.



Kaynak için bir TIK



Kırmızı çilek ve tabii mavi vazo!


Bütün meyvaları seviyorum ben, hiç burun kıvırdığım, aman yemem dediğim yok. Favorilerim var tabii. Bunların başında da çilek geliyor, çatlayana kadar yiyebilirim. İkinci sırada ise Trabzon Hurması (Umarım adı budur) var. Tadını bilmeden geçen yıllarıma acıyorum. Trabzon hurmasıyla çook geç tanıştım ben. Altınoluk’taki evimizin bahçesine ekti babam. Son yıllarda kasım ayında gidip topluyoruz, daha küçücük kendisi anca bana kadar çıkıyor yani. Annemle kardeşim sevmiyor (aman ne üzüldüm) Babam da bir iki tane yiyiyor, gerisi benim. Elim ayağım titriyor, zevkten ölüyorum onu yerken. Çarşıda satılanlar gibi de değil tadı, bal gibi. Ayy bir fena oldum. Çilek diyorduk nerden çıktı şimdi hurma..




Aşağıdaki çileklerden de kardeşim boya yaparken 2-3 tane yedi sonra işinin başına döndü. Bense on saat fotoğraflarını çektim sonra da oturup afiyetle hepsini yedim, bir yandan da “şurayı düzgün boya, buraya bir kat daha at” gibi direktifler yağdırdım bizim boyacıya..:)





" Çilek candır " diyelim konuyu da kapatalım...


Gününüz güzel geçsin...





Açık Uçuk...

 Masanın üstündekilere, camdaki detaya, beyaz dolaba, dolabın içindekilere, dolapla şömine arasındaki mini minnacık sehpaya, pembe yatak başına, yatağın yanındaki taburenin kullanılış şekline ve duvardaki geğiğe bayıldım.

Uyumadan önce sizinle de paylaşayım ki hepimiz pembe-mavi rüyalar görelim istedimJ


Yeşil Gelinlik...

 Yaratılıcıkta sınır yok. Şu gelinliğin ve fotoğrafın güzelliğine vuruldum. Annem örerken burun kıvırdığım danteller şimdi ne de popüler oldu.
 


Yeni evlenecekler eğer hala gelinlik modellerinize, konsepte karar veremediyseniz Gia’nın web sayfasını ve blogunu bir ziyaret edin, kesin ufak tefek de olsa bir iki şey kalbinizi hoplatabilir. Hiç olmadı sadece güzel fotoğraflar görmüş olursunuz.


İyi haftalar...

Pembe Dokunuş...

Şu evin çekiciliğine bakar mısınız? Sadece bir kaç PEMBE çiçek ve aksesuar ile soluk olabilecek bir dekorasyona nasıl da canlılık ve sıcaklık verilmiş.








Fotoğraflar ; HouseBeautiful dergisinden

Çok şık bir ev. Evin içinde devamlı saten sabahlıkla, topuklu terliklerle dolaşmak gerek, yok öyle pufuduk terliklerim, pazen pijamalarımJ

"Pembe gönlüm sende" demişmiydim??? 

Pembe Salı...

Bugün baharın ilk günü. O yüzden de bahara yakışır bir renk seçtim bugün için..
Pembe candır:)


Fotoğraflar; gretchenmist, mylovelymom,heyzee, lunashineshine, ivy style33, littlebrownpen,

Oldum Renga Rengarenk

Parlayan güneşi görünce baharın bir an önce gelmesini istedim. Kışı seymiyorum. Tabii eğer kar yağarsa sevebilirim… Ama böyle kuru soğuk, renksizlik, kasvet hiç bana göre... Gerçi sokaklarda bahar çiçekleri satılmaya başlanmış, ikea’da da mis kokulu sümbüller vardı, dayanamayıp bir yığın aldım.
Evin her köşesinde çiçekler olsun istiyorum. Tabii bu her zaman mümkün olmuyor.  
Ama dün akşam keşfettiğim bir blog sahibinin evindeki renkler acayip hoşuma gitti. Haftaya çiçeklerle başlamak istedim. Umarım sizin de hoşumuza gider;

Ev o kadar canlı ki insanın durduk yere zıp zıp zıplayası geliyor:)



Şu renklerin canlılığına bakar mısınız?  Resmen kendimden geçiyorum bu fotoğraflara bakarken:) Flicker'da daha bir yığın fotoğrafı var bu evin. Blog adresi de: http://nestdecorating.typepad.com/ ...
Fırsat buldukça bakın içiniz açılsın...

Bu arada cumartesi akşamı misafirlerimiz geldi. Bir iki şey dışında herşey istediğim gibi oldu. Yeni bir fotoğraf makinası almayı planlıyorum, işte o zaman burada fotoğraflarımı da görebileceksiniz. Tabi ki çok amatörce şeyler ama öğrenmeye kararlıyım... Neyse menüyü daha sonra yazacağım. Tarifleri de tabii.

Şimdilik sadece herkese rengarek, misss gibi bir hafta diliyorum...


Masamın Peçetesi

Bu haftasonu aslında Annemlerin yanına gidecektim, görüşmeyeli 2 ay oldu ve çok özledim. Mart ayında yeni evlerine taşınacaklar, 37 yıldan sonra ilk kez farklı bir yer.... Annem bir türlü eve yerleşemediğinden uykusuz geceler geçiriyormuş...:) Telefonda anlatıyor "onu oraya koydum, bunu buraya koydum olmuyor" diye.. Bende Mart ayında 1 hafta izin alıp taşınmaya yardım edeceğim. Çok zevkli...
Neyse bu hafta gidemememin nedeni uzun zamandır görüşemediğimiz arkadaşlarımızın gelecek olması. Beni şimdiden heyecan sardı. Harika bir sofra hazırlamak istiyorum. Görüntü, sunum güzel olsun ki pek içeriğe takılmasınlar:) Yemek konusunda biraz acemiyim de...


Sofra süsleme, peçete katlama gibi konularda Martha Stewart bence süper. Buradaki fotoğraflardan bazılarını onun sitesinden buldum. Harika fikirler var.





Heryerde o kadar çok ucuzluk var ki aslında şimdi tam Boyner, Tepehome, YKM ve hatta Zara home gibi mağzaları talan etme zamanı. Ben bu akşam ve yarın akşam gitmeyi düşünüyorum, çünkü cumartesiye kadar ne bulursam kar:)

Aslında bir alışveriş listesi yapsam iyi olacak. Daha menüye karar vermedim bile.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...