colorfull etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
colorfull etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Türküm Doğruyum Çalışkanım....


Geçtiğimiz Pazar akşamüstü kardeşimle balkonda oturuyorduk, onun işleri şu sıralar çok yoğun olduğu için eve iş getirmiş onlarla uğraşıyordu ben de elimde fotoğraf makinası alıcı gözlerle etrafa bakınıyordum.




Birden gözüme kenarda duran boş kavanoz ilişti. Hemen kalktım, yağlı boyadan bir parça içine döktüm, şöyle bir çevirdim, her tarafı beyaz olunca içindeki fazla boyayı tekrar kutuya boşaltıp bekletmeye başladım. Baktım sevimli olacak, gittim mutfaktan küçük sarelle kavanozunu getirdim. 



Biz bu küçük kavanozları çok seviyoruz, içine kuş üzümü, tarçın, fıstık, karanfil gibi şeyler koyuyoruz. Neyse işte onun içine de ilk önce beyaz boya koydum sonra bir damla mavi damlattım. Ama tam karışmadı. Daha önce de kırmızı boya ile denemiştim ama yağlı boya olmadığı için günlerce kurumamış, kuruduğunda da dalda dalga iz bırakmıştı. Hatta onun da fotoğraflarını çekmiştim ama şimdi evdeki bilgisayarda kaldı. Neyse işte ertesi akşam üstü işden eve geldim, baktım kurumuş, hava kararmadan birkaç fotoğrafını çekeyim dedim. O anda elime geçen kurdela ile de birazcık renk kattım kalemliğime. Aslında renkli Japon bantları oluyor ama Türkiye’de hiç rastlamadım, Londra’da hep gözüm aradı ama orada da bulamadım. Mutlaka vardır da önemli olan nerede satıldıklarını bilmek. Sanırım dayanamayıp yakında internetten alacağım. Neyse işte o bantlardan olsaydı şişeyi çok güzel süsleyebilirdim.







Değişik boyutlardaki, özellikle geniş ağızlı kavanozlar ile çok daha kullanışlı olacaktır. Bir dahaki sefere ben geniş ağızlı birkaç kavanozu boyayacağım. Izır vızır saklamak içinde ideal ve şıklar. Mesela düğmelerimizi bu kavanozlarda saklayabiliriz.

Mutlu bir Cuma günü diliyorum efendim hepinize.... Saygılar...






Last weekend, on Sunday, I and my sister were on the our balcony. She have been working very hard these days. Because of this, she did something relevant to the job, and I strolled around for find something to take pictures.  Then I noticed this empty jar.
I poured a little bit white oil paint  into a jar and turned the jar thoroughly...
I spilled the surplus paint back into the box again. It looked so pretty that i wanted to paint one more time an other jar. I found a cute small one jar. That time, I spilled little bit white paint and one drop blue..




1 day later they were dry. After the work, I went to my home and I wanted to take their photos until evening.  I found a ribbon for adorn. Actualy if i have some Japanes Tapes it could be prettier than this version. But in Turkey I can not find any Japanes Tape also in London , I could not know that where can I find it.  I am thinking that I will buy from internet, that time I will make more beatiful pencil cases…
Different sizes, especially with wide-mouthed jars will be much more useful. We can use them for store for example buttons…


Happy Friday...




Kelebekten tablo yaptım kendimi bişey sandım...





Cuma akşamı saat 2 sularında çoştum internetten bulduğum bu kelebeği bir kartonun üstüne çizip kalıp çıkattım. Sonra da Londra'dan aldığım renkli kağıtlara çizip kestim. Sabah bir tane de beyaz kağıdın üstüne çizip renkli keçeli kalemler ile rengarenk boyadım.

Bütün evi kelebeklerle donatabilirdim..  Ama fotoğraflarını çekmeye başlayınca kelebek yapmayı bıraktım.



Londra'da en sevdiğimiz mağaza Tiger Store mağazasıydı. Buranın bir milyoncuları gibi birşey. Bir sürü birbirinden alakasız şeyi çok uygun fiyata bulabileceğiniz bir yer. Ben İstanbul'da bir türlü origami kağıdı bulamamış, bunun üzerine ETSY'den pdf dosyaları satın alıp renkli çıktılar almıştım. Gereksiz fazla para vererek yani.. Arkadaşımız bizi Tiger'a götürdüğünde kendimi kaybettim resmen. İlk bu origami kağıtlarına saldırdım..

İşte bu kelebekler o kağıtlardan kesildi. Basit olan herşey ne güzel oluyor değil mi? Çok fazla detaya gerek yok. Kes yapıştır ve gülümse...
Bu kelebekler benim haftasonumu neşelendirdi.




on Saturday morning around 2 o'clock, I found a butterfly from internet. I drew it on the thick paper for mold then I cut off it from origami paper which bought from London.
In the morning,  on the white paper I drew another one and painted colorfully with felt-tip pens.
I could covered all over my home with these lovely butterflies.  But I stopped doing this when I started to take their photos.



When we went to London, our favori store was Tiger-store. You can find a lot of things unrelated to each other in this place, also very affordable price.
I could not find any origami paper in Istanbul.  Therefore I bought some pdf file which has a nice pattern from ETSY by giving more money that is unnecessary ..
When we went to Tiger Store I officially lost myself. my first attacked to origami papers ..
Anyway; these lovely butterflies has been cut off Tiger's origami papers.
What a beautiful is everything that is simple is not it? No need for too many details. Cut and paste, and smile ...

 These butterflies made me happy last weekend.




Daha fazlası için flickr hesabıma bakabilirsiniz.

If you want to see more you can look at my flickr acount.

Londra Çiçekleri


Oradayken çok fazla çiçek fotoğrafı çektiğimi düşünmüştüm. Ama akşam bakıyorum, doğru dürüst pek bir şey yok. Halbuki hava güneşli, çiçekler harikaydı. Ama yollarda yürürken hep kardeşim ve arkadaşımın arkasında kaldığım, kaybolduğum için çoğunlukla panik içinde ve koşarken çektim fotoğrafları.  

Zaten çektiğim fotoğrafların yarısından fazlası kardeşim, arkadaşım ve kızının.

Ama şunu anladım ki ben manzara ve portre çekmeyi pek sevmiyorum. Büyüyünce stüdyo fotoğrafçısı olacağım. (Stüdyo Fotoğrafçısı diye bir tabir var mı, emin değilim ama... )



















While there, I had thought that I took a lot of flower photos.But While I was looking in the evening my London photos.I realized that these are not much nice.The weather was sunny and the flowers were wonderful. But walking down the road with my sister and my friend,  I always stayed behind of them, got lost and because of this I took photos in panic and while run.Already more than half of the photos I took ; my sister, my friend and her daughter.But I realized that I do not like to take landscape and portrait. when I grow up I'll be a studio photographer. ( I am not sure. Is there such a expression as studio photographer ? )




Evet biraz fazla renk var !


Bazen sadece renkler  hoşuma gidiyor.  Bu oda benim olsa bu şekilde dekore etmezdim ama yine de renkler, canlılık, camların büyüklüğü, kanepenin modeli hoşuma gitti.



Kaynak için bir TIK



Karman-çorman


Evet çok karışık. Ben bu odanın içinde huzursuzlanır uyuyamam ama bu küçücük odaya harcanan emek için ve renk cümbüşünün hatrına paylaşmak istedim.

Sarı kapı, pencere ve kesmeler (boya yaparken oralara kesme deniyor diye biliyorum ama artık herneyse adı) de hoşuma gitmedi değil.
Haa bir de yastıkları beğendim. Yatak da fena değil aslında. Bak durdukça bişeyler buluyor insan. Tavan da aynen kalabilir, bence bir tek duvar kağıdı birazcık daha sade olsaydı harika olurdu. Gerçi o zamanda belki dikkat çekmezdi bu oda:)
Ne yaman çelişki yarabbi..








Haydi ben kaçtım...


Renk Cümbüşü


Bu rengarenk porselen çaydanlıkları görünce hemen paylaşmak istedim.
Her ne kadar hileli olsa da çok başarılı bence.  


Kaynak için fotoğrafa bir TIK





Cıvıl Cıvıl Yatak Odaları

Aslında ben yatak odasında sadelikten yanayım, çok canlı renkleri sevmiyorum.. Açık uçuk maviler, pembeler ve tabiki beyaz bence en ideal renkler.
Ama aşağıdaki odalar da hoşuma gitmedi değil. İstemem yan cebime hesabıJ










Kaynak ; CountryHome

Ben Renkleri Seviyorum...

2010 yılının sonbaharında Apartment Therapy sitesi “Room for Clor 2010” isimli bir yarışma düzenledi. Bu yarışmada önemli olan en güzel renkli odayı seçmekti. Dünyanın her yerinden bir sürü katılımcı odalarının fotoğraflarını ve duvar rengine nasıl karar verdiklerini anlatan kısa hikayelerini gönderdi ve oylama sonucu aşağıda fotoğraflarını göreceğiniz Brooklyn, New York’dan Joshua’nın odası birinciliği aldı. Duvarların rengi normalde en sevdiğim tonlardan biri ona asla onun kadar cesur olamam sanırım.
Tasarımcı renk paletini oluştururken Josua’nın favori şeylerinden ilham almış ; sahil kıyısındaki tatillerden, doğal ahşaptan, Josua’nın en sevdiği fotoğraflarından, hediyelik eşyalarından….
Küçük ve yüksek tavanlı bir odayı olduğundan daha ferah göstermesi için maviyi seçmişler ve tavanın beyazlarını duvarlara doğru uzatmışlar.

Bence dekorasyon işinin en zoru duvarların rengine karar vermek. House Beautiful’un web sitesinde harika bir uygulama var. Boyamak istediğiniz odayı seçiyorsunuz, salon, mutfak, banyo, yatak odası…. Sonrada renkleri seçiyorsunuz, sadece bir tık ile duvarlar boyanıveriyor. Mükemmel rengi seçebilmeniz için ideal bir uygulama.
Siz de farklı renklerin odalara nasıl bir hava verdiğini görmek istiyorsanız aşağıdaki resme bir tık.


Türkiye’de şu sıralar kese kağıdı, açık krem, beyaz, kum beji gibi soluk renkler moda. Biz hiçbir zaman renkleri doyasıya kullanan bir toplum olamadık bence. Bunun nedenlerinden biri sanatla ne yazık ki pek içli dışlı olamamız.  Kasvetli bir havamız var.
Picasso ve Matisse ile çocukluğumuzda tanışabilsek renklerin büyüsünü hepimiz çoktan keşfetmiş olurduk.

Oldum Renga Rengarenk

Parlayan güneşi görünce baharın bir an önce gelmesini istedim. Kışı seymiyorum. Tabii eğer kar yağarsa sevebilirim… Ama böyle kuru soğuk, renksizlik, kasvet hiç bana göre... Gerçi sokaklarda bahar çiçekleri satılmaya başlanmış, ikea’da da mis kokulu sümbüller vardı, dayanamayıp bir yığın aldım.
Evin her köşesinde çiçekler olsun istiyorum. Tabii bu her zaman mümkün olmuyor.  
Ama dün akşam keşfettiğim bir blog sahibinin evindeki renkler acayip hoşuma gitti. Haftaya çiçeklerle başlamak istedim. Umarım sizin de hoşumuza gider;

Ev o kadar canlı ki insanın durduk yere zıp zıp zıplayası geliyor:)



Şu renklerin canlılığına bakar mısınız?  Resmen kendimden geçiyorum bu fotoğraflara bakarken:) Flicker'da daha bir yığın fotoğrafı var bu evin. Blog adresi de: http://nestdecorating.typepad.com/ ...
Fırsat buldukça bakın içiniz açılsın...

Bu arada cumartesi akşamı misafirlerimiz geldi. Bir iki şey dışında herşey istediğim gibi oldu. Yeni bir fotoğraf makinası almayı planlıyorum, işte o zaman burada fotoğraflarımı da görebileceksiniz. Tabi ki çok amatörce şeyler ama öğrenmeye kararlıyım... Neyse menüyü daha sonra yazacağım. Tarifleri de tabii.

Şimdilik sadece herkese rengarek, misss gibi bir hafta diliyorum...


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...