yellow etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yellow etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bu Haftanın Rengi SARI - Yellow Inspiration




Geçen hafta detaylı bir şekilde anlatmıştım Tchibo Türkiye’nin neşeli instagram yarışmasını. Hani instagramda @tchiboturkiye’yi takibe alıp her haftanın renginin baskın olduğu fotoğraflarınızı, rengin hashtag’i ile paylaşıyorsunuz ve haftanın birincisi Cafissimo Kahve makinası kazanıyor. Geçen haftanın rengi kırmızıydı, bu hafta ise gözler hep sarıyı arayacak.


Sarıyı seviyordum ama bu fotoğrafları çekerken anladım ki tahminimden daha çok seviyormuşum. Sarı annemin rengi diye hep söylüyorum ya, sanki ona zimmetliymiş bu renk, başkası sevemezmiş gibi uzak durduğumu hissettim sarıdan. Oysa ne cıvıl cıvıl, ne neşeli bir renk.


Bu, tek renk oblejeri toplama işi benim çok ama çok hoşuma gitti, fotoğraf çekimiyle ilgili bir çok şey öğretmesinin yanında, evin içinde seçtiğiniz renk objeleri bulmak için dört dönüyorsunuz ve pek de dikkatinizi çekmeyen bir eşyanın aslında o kadar da silik olmadığını, rengiyle önem kazandığını, sevilesi olduğunu anlıyıveriyorsunuz… Tamam ev epey bir dağılıyor, sonra topladığınız ıvır zıvırı tek tek yerlerine yerleştirmek tam bir işkence haline geliyor ama olsun değer…

Umarım haftanız enerji dolu, cıvıl cıvıl geçer…




I have mentioned a competition organized by Tchibo Turkey. Unfortunately it is only valid in Turkey.
Last week color was red and this week, we will find yellow object inside the life...

Up to this time, I had not thought much about of yellow color. But when taking pictures,I realized that I really love the yellow color. It is so cheerful, bright and warm...

I loved so much working on only one color... It helped me learning new things about colors and how work together with them.

Here is my yellow colors...


I wish you have a bright, cheerful and wonderful week...







Son ki üç dört... Rahatlıyoruz....


Bugünlerde işyerinde epey bir yoğunum, yazmak istediğim bir sürü şey var ama zamansızlıktan yazamıyorum. Bir şey yaparken aklım öbüründe.. O kadar yorgun hissediyorum ki kendimi..
Beynimi çıkartıp leğenin içinde domestoslu suya basmak istiyorum.. Şöyle sabaha kadar kabarsın, dursun. Bütün ikirciklenmeler, kuruntular, planlar, yapılacaklar... hepsi hepsi silinsin, tertemiz olsun, sonra koyayım yerine..
"eee ne yapıyoruz şimdi" diyip sırıtarak bakayım etrafıma.. Her onbeş de bir bunu yapayım sonra...

Ohh ne ala.. Çok mu dertlendin, çok mu kafan karışık, ne yapacağını mı şaşırdın, bas leğene beynini.... (siz de leğene basmak deyimini kullanıyorsunuzdur umarım...)

Kıssadan hisse; sadece beyin boşaltmak adına bugün sizlerle bu sarı ve turkuvazdan oluşan sevdiğim kareleri paylaşmak istedim. Baştan sona, sol elimiz çenemizin altında, gözler kapandı kapanacak bir halde,  bakalım bakalım.... "hııııım" diyelim... Birazcık rahatlıyalım....

Hadi ben yoğunum yorgunum anladım da size niye aynı halsizliği aşılıyorum ki... tamam nasıl isterseniz öyle bakın en iyisi....


Kaynak ; ohposh

Kaynak; Shabby apple

Kaynak ; lakbdesign

Kaynak; pauladeen


 Kaynak; jenniferjohner

Kaynak; madebygirl

Kaynak ; ohdeedoh


Kaynak; etsy

Kaynay ; Etsy


Kaynak ; bhg

Kaynak; houzz

Kaynak ; louiserastall


Kaynak; suzyclement


Kaynak; frkmayasloft




Nowadays I am very busy at the office. I want to write or do a lot of things but I don't have enough time. And when I do something, at the same time I want to do another thing. It is very exhausting.
But I have a plan:) I wish I can remove my brain and put a small basin and drop little bit bleacher.  It stays there until the morning.
All delusions, plans, things to do.... delete all, get clean.. then I can put instead. and " what do we do now" I can say while looking around.
Today I would like to share some relaxing images with you...
From start to finish; left hand under the chin.... eyes half closed... let's look at and relax...





Türküm Doğruyum Çalışkanım....


Geçtiğimiz Pazar akşamüstü kardeşimle balkonda oturuyorduk, onun işleri şu sıralar çok yoğun olduğu için eve iş getirmiş onlarla uğraşıyordu ben de elimde fotoğraf makinası alıcı gözlerle etrafa bakınıyordum.




Birden gözüme kenarda duran boş kavanoz ilişti. Hemen kalktım, yağlı boyadan bir parça içine döktüm, şöyle bir çevirdim, her tarafı beyaz olunca içindeki fazla boyayı tekrar kutuya boşaltıp bekletmeye başladım. Baktım sevimli olacak, gittim mutfaktan küçük sarelle kavanozunu getirdim. 



Biz bu küçük kavanozları çok seviyoruz, içine kuş üzümü, tarçın, fıstık, karanfil gibi şeyler koyuyoruz. Neyse işte onun içine de ilk önce beyaz boya koydum sonra bir damla mavi damlattım. Ama tam karışmadı. Daha önce de kırmızı boya ile denemiştim ama yağlı boya olmadığı için günlerce kurumamış, kuruduğunda da dalda dalga iz bırakmıştı. Hatta onun da fotoğraflarını çekmiştim ama şimdi evdeki bilgisayarda kaldı. Neyse işte ertesi akşam üstü işden eve geldim, baktım kurumuş, hava kararmadan birkaç fotoğrafını çekeyim dedim. O anda elime geçen kurdela ile de birazcık renk kattım kalemliğime. Aslında renkli Japon bantları oluyor ama Türkiye’de hiç rastlamadım, Londra’da hep gözüm aradı ama orada da bulamadım. Mutlaka vardır da önemli olan nerede satıldıklarını bilmek. Sanırım dayanamayıp yakında internetten alacağım. Neyse işte o bantlardan olsaydı şişeyi çok güzel süsleyebilirdim.







Değişik boyutlardaki, özellikle geniş ağızlı kavanozlar ile çok daha kullanışlı olacaktır. Bir dahaki sefere ben geniş ağızlı birkaç kavanozu boyayacağım. Izır vızır saklamak içinde ideal ve şıklar. Mesela düğmelerimizi bu kavanozlarda saklayabiliriz.

Mutlu bir Cuma günü diliyorum efendim hepinize.... Saygılar...






Last weekend, on Sunday, I and my sister were on the our balcony. She have been working very hard these days. Because of this, she did something relevant to the job, and I strolled around for find something to take pictures.  Then I noticed this empty jar.
I poured a little bit white oil paint  into a jar and turned the jar thoroughly...
I spilled the surplus paint back into the box again. It looked so pretty that i wanted to paint one more time an other jar. I found a cute small one jar. That time, I spilled little bit white paint and one drop blue..




1 day later they were dry. After the work, I went to my home and I wanted to take their photos until evening.  I found a ribbon for adorn. Actualy if i have some Japanes Tapes it could be prettier than this version. But in Turkey I can not find any Japanes Tape also in London , I could not know that where can I find it.  I am thinking that I will buy from internet, that time I will make more beatiful pencil cases…
Different sizes, especially with wide-mouthed jars will be much more useful. We can use them for store for example buttons…


Happy Friday...




Sarı - Yeşil Bir Oda...

Bu oda ile ilgili herşeyi sevdim. Duvarların rengini, koltuğu, şeffaf sehpayı, vazodakileri, ışığı……. hepsini sevdim.




Evin diğer kısımları da görülmeye değer.  

Fotoğraflar;  Chele Mckee… Evin diğer odaları için Chele’nin websitesini ziyaret edebilirsiniz.


Civciv Sarısı



Bugün o kadar yoğundum ki ancak şimdi bloguma bakabildim. Hatta yeni gelen fotoğraf makinamla bile ilgilenemedim. Aslında şimdilik sadece deniyorum, eğer kullanmayı becerebilirsem bende kalacak. 

Deli gibi istediğim şey elime ulaştığında biraz panikledim. Daha önce hiç profesyonel bir makinam olmamıştı. Almadan önce çok araştırdım, her önüme gelene sordum. Sonunda Canon Rebel T2i (EOS 550D) 18-135 mm. şu anda yanıbaşımda, ama birbirimize çok yabancıyız. Elime alınca birden korktum. Kocaman birşey… 
Kullanabilir miyim, abarttım mı, Panosonic GF2 ya da Olympus EPL2 mi alsaydım, hem küçükler, taşıması rahat hem de çok şirinler??? Offf kafam karıştı. 

Yarın eğer hava güneşli olursa deneme çalışmalarına başlıyacağım. Bakalım ısınabilecekmiyiz birbirimize???

Bu arada hazır buralara uğramışken şu canlı mı canlı sarıları da sizlerle paylaşmak istedim. Herkese cıvıl cıvıl bir haftasonu diliyorum... 









Kaynak ; Redonline





Sarı - Sıcak

Bugünlerde sarıya takmış gibi oldum ama şu aşağıdaki evin fotoğraflarına bakınca sarı ve sıcaktan başka bir şey gelmedi aklıma. Bu kasvetli havada o evde canım önündeki masaya oturup bloglar arasında oradan oraya konmak ne de güzel olurdu.
Aşağıdaki ev yine “apartment therapy”’nin “Small Coll 2010” yarışmasının katılımcılarından Chicago, Illinois’de yaşayan  Shelbey’nin mini-minnacık evi.

Ev 42 m2 ama onu özel yapan içindeki eşyalar. Camın önündeki sarı sandalye, beyaz şifonyer, yatağın yanındaki ayna ve o beyaz mumluk benim favorilerim.
  
 

Ben salona bayıldım ama mutfağın yatak odasında olması biraz saçma olmuş. Bence yatak odasını banyonun olduğu yere taşıyıp banyoyuda yatağın olduğu köşeye koysa ve mutfakla salonun arasındaki duvarı kaldırsa çok daha iyi olurdu. Yok böyle olmayacak ben çizeyim en iyisi.

İşte demek istediğim yukarıdaki gibi. Basitce çizdim. Sizce de daha iyi değil mi?

inspiration tuesday!

Aslında Pazar günü dönecektim annemlerin yanından ama dönemedim, bir yığın iş yaptık, kırılacak eşyaların kolilenmesi, eksiklerin alınması, perde işinin halledilmesi....Tüm haftasonu elimde metre ile gezdim:)  O yüzden benim haftam bugün başlıyorJ

Hava çok soğuk ama, için için baharı yaşamaya başladım ben ve bugünün rengini de SARI seçtim.

 

Herkese "bahar" gibi bir hafta diliyorum.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...