pasta tabağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pasta tabağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Haftasonu Kartı - Tabak Olsun!





Neredeyse çorapları bile tek tek giyeceğim. Evde her şeyden azar azar var. Kendimi bildim bileli çok nadir almışımdır takım eşyalar. Önceleri mecburen öyle alıyorduk.

Malum öğrencisin, paran sadece ihtiyacını karşılayacak kadar… O zamanlar bizimkilerin evindeki bozulmuş takımların tabaklarını, eşantiyon bardakları, hediye borcamları falan kullanırdık. Sonra çalışmaya başladım, evlendim-evleneceğim gibi bir durum da var ortada, çeyiz batağına battım. (Aman kızlar size bir abla tavsiyesi, çeyiz alacak paranız varsa, onu biriktirin düğünden bir ay önce gidin ne isterseniz alın sonra o parayla… )

İşte sadece o zaman almışımdır bir iki takım bir şey, onları da kullanmadım, zaten evlilik konusuna da bir daha o zamanki kadar yaklaşmadım…



Yıllar içinde tek tek almaya başladım ben de sevdiğim şeyleri…  Özellikle pasta tabaklarına devamlı özeniyorum, her özendiğim takımı almaya kalksam, mutfağımın en az 100 m2 falan olması gerek herhalde.

Hem böyle tek tek olunca daha çok hoşuma gidiyor, misafir geldiğinde de yığıyorum bir kenara tabakları, isteyen istediğini seçiyor.

Eski mutfağımız da, şu anda oturduğumuz evin mutfağı da minicik. Gerçi biz seviyoruz ama işte şöyle ferah ferah olsa her yere raflar yapsam diye de iç geçirmiyor değilim…

Geçenlerde küçücük iki raf astık bir duvarına. Ayyy ne eziyet oldu bize anlatamam. Tam bir macera. Rafları asacağımız yerde aynalar vardı, ilk önce onları söktük, sökerken duvarında bir kısmını kopartıvermişiz. Hemen alçı kardık, kopardığımız yerleri yamadık. Tabii öyle kötü yamalı bohça gibi oldu ki mecbur o duvarı boyadık, baktık bir duvar boyalı diğeri boyasız olmayacak, hayda tüm mutfağı boyadık… Tabii bu boyama işleri aralıklarla oluyor, kurumasını bekliyoruz falan. İşte o sırada mutfaktaki eşyaların bir kısmını salona çıkartmıştım da o zaman fotoğraflamıştım bu tabakları da.. Neyse, sonunda duvarı cillop gibi yaptık. Rafları boyadık, duvarda yerini işaretledik, başladık çiviyi çakmaya… Kardeşim bu nasıl bir duvar, yok çivi kırılıyor duvarda bir numara yok anca alçıları dökülüyor…  Öyle bıraktık, ertesi gün gittik kalın beton çivisi aldık, tekrar başladık denemeye… Yok imkanı yok içeriye gitmiyor, çakılmıyor çivi… Nasıl sinirlendik, nasıl hırslandık anlatamam. O iş illaki yapılacak… O sırada bir matkap sesi duydum. Sesin geldiği yere doğru gittim evin içinde camdan bir baktım karşıdaki inşaattan geliyor ses.

Hemen gittim ustaya, kardeş bize matkabını birazcık verir misin dedim. Adam şaşırdı tabii, kullanabilecekmisin dedi, hallederiz biz dedim, ama adama pek güven veremedim herhalde ki dur ben gelip yapayım dedi. Allah bin kere razı olsun, matkapla geldi deldi gitti duvarları ama o özenle boyadığımız duvar oldu sana harita… Bu sefer oraya kağıt yapıştırdık. Ayy böyle anlatınca da çok saçma oldu… Fotoğrafı olsa anlayacaksınız nasıl bir şey, ama gün ışığı almadığından fotoğraflar hoşuma gitmiyor o yüzden de elimde hiç fotoğrafı yok…



Tabaktan raf mevzuna nasıl geldim ben… Aman işte böyle böyle…

Bu sıralar yine işler dolu dizgin, zaten buralarda pek sesim çıkmıyorsa bilinki ben başka sıkıcı işlerde harıl harıl çalışıyorum.

Haftasonunuz pür neşe içinde geçsin efendim…



I don't like to use full set. I think, a lot more fun to use various plates...

My kitchen is quite small because of that I can not buy all plates I love. I hope one day I'll have a large and bright kitchen.

I  wish all of you have a wonderful weekend...







Peçetemin Püskülü





Sanırım hepimiz aynı durumdayız, elimizi kaldıracak halimiz yok. Bir sersemlik, bir adam sendecilik efendime söyliyeyim bir vurdum duymazlık…

Bilgisayarda yığınla fotoğraf var düzenlenmeyi bekleyen. Üstünden zaman geçince de hevesim kalmıyor, tekrar dönemiyorum o fotoğraflara. Mesela yazlıkta çektiğim tonla çiçek fotoğrafı var, normalde onlarla oynarım her akşam ama tatilden geldiğimden beri adam gibi oturamadım bilgisayarın başına. Ne kendime faydam var ne de diğer blogları gezebiliyorum layıkıyla.




Masanın üstünde şu sıralar diktiğim bir iki yastık kılıfı, gidiyorum bir teğel atıyorum, sabah kalkıyorum işe gitmek için hazırlanırken arka odada sıcaktan buhran geçiriyorum, bırakıyorum her şeyi, gidip fermuarını dikiyorum kılıfın sabahın 8’inde...  Ne zaman ne yaptığım belli değil yani.

Şunun şurasında ne kaldı ki sonbahara, yine döneriz eski üretken, canlı, enerjik günlerimize, yani umarım…

Çileklicheesecake’i hatırlıyorsunuzdur. Onun servisini yaparken çekmiştim bu fotoğrafları. İftar sofralarınızı süslemek için bir başka fikir olabilir diye düşündüm. İlkine göre çok daha basit, renli ve sevimli.

Eminönü’nden almıştım, yanlış hatırlamıyorsam tanesi 50 kuruş falandı. Sadece peçeteyi rulo yaptım ve püskülü geçiriverdim. Aslında o anda kafa sadece keki yemeğe odaklandığı için pek detaylı düşünemiyor insan. Mesela şimdi bir çok versiyon geliyor aklıma bu püsküllerle yapılabilecek. Belki denerim daha sonra.

Maksat biraz hoşluk olsun, sofralarımız renklensin, yüzler gülümsesin…




NOT; Bu arada sık sık mail alıyorum kullandığım pasta tabakları ve diğer malzemeler ile ilgili. Markalarını ve nereden aldığımı hatırladıklarımı bundan sonra postların altına yazmaya çalışacağım.

Pasta tabağı : Cemile
Pempe saplı çatal bıçak : Tantitoni
Hasır Saksı : IKEA
Çatal :  JUMBO (Annemin Çeyizinden)
Peçeteler : English Home





We have been living very very hot days since the beginning of July in Turkey. For instance I saw 40 Celsius degree yesterday. Because of that, I could not be much more interested with my blog and another blogs .
 
I'm eagerly waiting for Autumn. I believe that I will be more productive and creative, I hope: )

Did you remember my strawberry cheesecake. While I was serving, I used these pretty tassels. We can use them in many different ways. It is really cheap and easy.

Aim for a little smile...








Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...