muffin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
muffin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Yolcudur Abbas bağlasan durmaz...



Bu fotoğrafları çekeli epey oluyor, resmen unutmuşum onca fotoğrafın arasında. Bugünkü planım sadece bir haftasonu kartı koymaktı ama kart için fotoğraf ararken bunlara rastladım, hazır kalp olayına girmişken yayınlayayım istedim.
Bir kahve keyfimiz… Yanında da çok sık yaptığım ve daha önce size de tarifini verdiğim bu lezzetli muffinler.. Öğrendiğim tarifler içinde en çok bunu yapıyorum, içinde ne ceviz, ne üzüm ne de başka bir şey olmamasına rağmen o kadar hafif ve lezzetli ki, bir oturuşta 5 tane falan yiyebilirim, tabii bu kısmı pek de iyi değil…


Şuanda karşımdaki manzara inanılmaz. Odamın camı dışarıya bakıyor ve karşımda bir park var ve park bembeyaz ,hala da lapa lapa kar yağıyor ve biz bu havada öğleden sonra yola çıkıyoruz Balıkesir’e doğru… Kaç haftadır ha gittik ha gideceğiz, ama bir türlü olmadı habire birşeyler çıktı, geçen haftada kar acayipti artık bu haftasonu gidelim ne olursa dedik ama dün akşamdan beri bir gidiyoruz bir gitmiyoruz şu an itibariyle gidiyoruzJ
2.5 ay oldu çok özledik bizimkileri, onlarda bizi tabi… Günler öncesinden menüler belirlendi. Hem benim hem de kardeşimin favori yemekleri annem tarafından yapılmaya başlandı bile. Babam akşam kardeşimle konuşuyor, o kadar heyecanlı ki, süprizlerle karşınızda olacağız diyorJ Sürpriz kabak tatlısı olabilir. Bizim evdeki süprizler hep yemek üstünedir çünkü…
Bak şimdi aklıma geldi, dedim ya telefonda konuşuyorlar kardeşimle babam.. Kardeşim anlatıyor, işten geç çıktık orada yedik  falan diye.. babam da ne yedin diye soruyor herhalde, bizimki de Çin yemeği diyor… Sonra bir gülme, yok baba “Suzi” yemedim ekşi-tatlı soslu tavuk yedim diyeJ Bilmediğide yok bu adamın….
Şimdi annem aradı, haberlerde gördüm felaket İstanbul gelemiyor musunuz diyor, babam oradan bekliyoruz yemekler hazır diye bağırıyor, sonra annem babama bağırıyor, aklın fikrin hep boğaz Rıdvan…
Hadi bakalım biz bu kar kış kıyamette tıka basa yemeğe gidiyoruz.. Hayırlısıyla gidelim, hayırlısıyla gelelim o vakitJ)


I completely forgot these photos. My plan was to share with you a Happy Weekend card and while I was searching a photo for card I found these my muffins photos which shared with you in the past.
We love this recipe, it is realy healty, simple and delicious... I would strongly recommend these muffins to you..
And this afternoon we are going to go to Balikesir (Our parents live there). The weather is snowy but we missed each other so much and my mom prepared a great menu for this weekend:) 
This means; we will eat during the weekend...








Tribüne Oynuyorum...



Hani bayramdan önce bir gün işe gitmemiştim, tatil dönüşü 1 günümü evde geçirmiştim. Kardeşim işe gitmişti ben de o yalnız koskoca bir gün de ne yapacağımı şaşırmıştım... İşte o gün yapacağım dediğim muffinler bunlar...

Dün yazdım ya babamla yeni bir kek yapıp fotoğraflarını çekeriz diye... Maalesef çuvalladım..

Aklımda yapacağım bir tarif vardı. Dün akşam içindekilere şöyle bir baktım, hepsi tamam bir tek akçaağaç şurubum yoktu. Nasıl bir şey olduğundan da bihaberim... İnternetten araştırdım, aktarlardan ve Migros gibi büyük marketlerden bulabilirsiz diye yazıyordu.
Kahvaltıdan sonra dışarıya çıktık, markete de uğradık, dört döndüm ama bulamadım o şurubu, aktara da epey bir uzaktım. Hayallerim suya düştü. 
Sonra donarak eve geldik. Hepimiz acıktık, yeni bir şey denemek için zamanım olmadığından eskiden yaptığım havuçlu kekten yapmaya karar verdim. Ailecek o kadar tez canlıyız ki zor bekledik pişmesini. Soğumadan kalıptan çıkartayım derken yarısı da kalıpta kaldı mı... sinirden çatladım. Suratım asıldı. O kadar da güzel tabaklar, peçeteler, örtüler çıkartmıştım fotoğrafını çekerim yine de diye. Ama homur homur oturduk yedik öyle. Sonra da o bizim midemize oturdu tabii:)




Yenilen pehlivan güreşe doymazmış ya bende de o hesap, oy toplayacağım, bizimkilerin gözüne gireceğim diye ne yapacağımı şaşırdım:) Kalktım akşam yemeği benden dedim. Tabii bu arada kardeşim keyifte... kah koltuğa uzanıyor uyukluyor, kah yatak örtüsünü örüyor, arada da gazete okuyor... Bir de bana ; annem buradayken sen neyin sevdasındasın, yemek yapmak da nereden çıktı gibilerinden laf atıyor.
Acıdım kendime....

Ama neyseki akşam yemeğinden anlımın akıyla çıktım. Görevini layıkıyla yapmış olmanın verdiği huzur ile oturuyorum şimdi...

Hepinize bol keyifli bir pazar diliyorum, yarın ben de keyif yapmayı planlıyorum hadi hayırlısı...

Bu arada muffinler daha önce de yaptığım aynı tarif. Buradan bulabilirsiniz... Tek fark bu sefer kuru üzüm yerine yaban mersini koydum hepsi o.




You know, a week ago, I was at home and I had said that I would bake a cake. These images are belong that day.

Today my plan was try a new cake recipe but I did not have maple syrup. I will bake it next weekend (I hope). Because of this I baked a cake which is an old recipe. But we were very hungry and I could not take any photos.

I wish you a cheerful Sunday...










Ben buna dokundum...







Londra’dayken en çok aldığım şey muffin kağıtlarıydı, çok derken 4 ya da 5 çeşittir, bir tanesi küçücük olanlardan (bunlara ne yapacağımı bilmiyorum), bir tanesi epey büyük (böyle büyük kalıbım yok) diğerleri neyseki normal boyutta.
Her girdiğimiz markette gözüm hep onları arıyordu, hem fiyatları uygun, hem de burada böyle değişik desenli olanlarını bulmak zor.
Sonra bir mağazada bu cupcake seti ile karşılaştım, resmen vuruldum. Gidip gelip baktım, sevdim, sonra acıklı acıklı kardeşime baktım sanki annemden bir şey ister gibi. Ama almadım. Aldırmadılar…. Kardeşim de arkadaşım da yeter dedi. Diğerlerini almamış olsaymışım alabilirmişim ama bu müsriflik olurmuş, sanki pastahanem mi varmış, o kadar cupcakeki kime yapacakmışım, hem kutusu da çok büyükmüş nasıl taşıyacakmışız…. Oyyy oyyy… içimde kaldı resmen, zaten alsaydım da onlara kıyıp kullanamazdım büfeye falan koyardım herhaldeJ

Sonuç, bugün amazon’da bu set ile karşılaşınca çok mutlu oldum.. Sizce de çok şirin değil mi ama???







When I was London I bought some kind of cupcake liners, about 4 or 5 types.
One of them is tiny  (I do not know what to do with them), one of them is very large and  the others are normal size.
My eyes always looking for them in the market.
It is very cheap and in Turkey it is very difficult to find different kind of patterns.
Then a day,  I came across  with this cupcake kit in a shop. I loved it. It is so pretty. I wanted to buy it but my friend and my sister did not let me.
Supposedly; I had bought enough liners and the box is very big for our suitcase .. What a silly thing..
It remained my mind. I guess,  If I had bought it, I could not use... I would have put it on the cupboard for just looking:).

Today, I was very happy when faced with this set on Amazon page .. Very cute, do you think???




Mum ışığında KEK...


Yemekten sonra kardeşim koltuğa uzandı, "ben bir 10 dakika uyuyacağım beni kesin uyandır" dedi ama uyanacak gibi değil. Bazen onu kıskanıyorum, tamam çoğu zaman kıskanıyor da olabilirim rivayetlere göre ama bu uyku olayı gerçekten kıskanılmayacak gibi değil. Ben uyuyacağım dediği an uyuyabiliyor, bense cin... Bak saat kaç oldu hala beş dakikalığına oturduğum bilgisayarın başından kalkamadım. Gözlerim acıyor... Şimdi kalkıp kahve yapacağım yanında da aşağıdaki üzümlü, cevizli keki yiyeceğim, kokuyu alınca bizimkinin de kalkacağına eminim...







Herkese iyi geceler....




Gerekirse böğürtlenli muffin de yapabilirim.


Üniversiteye ilk geldiğimde birden deli gibi yiyip şişmiştim ama çalışmaya başlayınca, düzenli beslenme, iş yoğunluğu, stres ve bol hareket ile yıllardır hep zayıftım, yani kardeşimden zayıftım.
Şimdi ne oldu anlamadım. Zayıfladı, dal gibi kaldı kız, bense tiroid ameliyatından sonra biraz kilo aldım. Kesinlikle tartılmıyorum. Ama tahminim benden zayıf şuanda… Bir devir kapandı. Dünya tersine döndü gibi bir şey bu. Bunca sene alışılmış bir durum vardı. Herkes bana “bak yine zayıflamışsın ye biraz” derken, Kardeşime; “sen iyisin maşallah” derlerdi.. Ben mini minnacık elbiseler, etekler giyerken, o öğretmen hanım kıvamında giyinirdi. Ama bu sene birden bire bizimki benim etekleri giymeye başladı. Tıngır mıngır salınır oldu.
Aslında ben bu halimden memnunum ama onun benden zayıf olması durumunu kabullenmem zaman alacak gibiJ






Bu arada aklım fikrim hep yemekte.
Geçen gün poppytalk’ un blogunda böğürtlenli muffin tarifi gördüm. Hep marketten superfresh’in böğürtlenini almak istemişimdir. Bunca yıldır neden hiç almadığımı da bilmiyorum, öyle bakar özenirdim. Ayy sanki yasakmış gibi.. Fırsat bu fırsat dedim.
Bence çok güzel oldu ama bizimkinin ağzına böğürtlenin çıtırları geldiği için pek sevmedi, Sonuç, ben daha çok yedim…

Not: bir daha böğürtlenli bir şey yapma… gerçi buzlukta biraz daha kaldı onlarla da bişey yaparım bi daha da yapmam….



Böğürtlenli Muffin için gerekenler;

1 ½  su bardağı un
1 çay kaşığı kabartma tozu
½  çay kaşığı tuz
½  su bardağı esmer şeker
4 yemek kaşığı erimiş katı yağ yada sıvı yağ
1 büyük yumurta
¾ su bardağı sade yoğurt
2 yemek kaşığı süt
1 çay kaşığı vanilya
1 su bardağından biraz fazla böğürtlen

Büyük bir kabın içinde un, kabartma tozu, şeker ve tuzu harmanla, diğer kapta yağ, yumurta, yoğurt, süt ve vanilyayı iyice çırp. İyice karışmış olan bu sıvı karışımı unlu kuru karışımın içine yavaş yavaş ekle. En sonda böğürtlenleri ekle ve kibar kibar karıştır.
Tarifinde 200 derece diyor ama ben 180 derecede, önceden ısıtılmış fırında pişirdim. Benimkiler biraz daha kızardı. Bu arada tam 12 adet muffin çıkıyor bu tariften.





Bence sıcakken vanilyalı dondurma ile harika olur, neden yapmadım ki bunu. Çok pişmanım. Sırf bunun için tekrar yapabilirim bu muffinlerden. Kardeşime de makarna yaparım şöyle yağlı, bol soslu. Ödeşiriz.

Kekime Kelebek Kondu!

Evet nerede kalmıştık…

Pazar günü temizliğin ardından keyifle bir yorgunluk kahvesi içmeyi hakkettiğimizi düşünerek, kahve yapmak için mutfağa girdim. Ama bir anda kendimi kek yaparken buldum. Eski beni düşününce bu bir mucize. Öyle hiçbir neden yokken ve temizlik yorgunluğunun üstüne “ee hadi bir de kek çırpıvereyim” tipinde biri hiç değildim. Korkardım ben kek’den. Neyse son zamanlarda bu korkularımın üstüne gidiyorum. Tabii kilolarda benim üstüme üstüme geliyor olabilir ama şimdilik mutfakçılıktaki hevesimi kırmamak adına bu konuyu da düşünmüyorum.





Çok basit bir muffin tarifi. Herşey kahve fincenı ile ölçülüyor. (Birde bu çok hoşuma gitti, evcilik oynar gibi)
Şuanda ofisdeyim tarifi aklımdan yazmaya çalışacağım ancak akşam evde kontrol edebilirim. Yani sakın hemen denemeye falan girişmeyin (Biliyorum aaahh ahh bir muffin tarifi bulsak da hemen yapsak diye kara kara düşünüyordunuz ama biraz daha sabır:J )
6 kahve fincanı un
2 kahve fincanı sıvı yağ
2 yumurta
4 kahve fincanı şeker
1 paket kabartma tozu
1 çay kaşığı tarçın
Bolca kuru Üzüm ve ceviz (Aslında bence hepsini hatırladım.. Bir kek de başka ne olabilirki, ölçüler kesin doğru….)




İlk önce yumurta ile şekeri beyazlaşıncaya kadar çırpıyoruz, sonra yağı ekliyoruz. Birazcık daha çırptıktan sonra üstüne un, kabartma tozu ve tarçını ilave edip karıştırmaya devam ediyoruz. En son da üzümler ve ceviz. Yapış yapış bir şey oluyor , kaşıktan zor akıttım. Ama lezzeti harikaydı. Ya da biz ne olsa yiyoruz ona da emin değilim.





Bu arada geçenlerde kelebek basan bir zımba aldım, şimdi evin heryeri kelebek.
Kelebekleri kürdanlara yapıştırdım önüme gelen yere batırıyorum. Peçetelik de birden bire ortaya çıktı, rengarenk yaptım. Hatta kitap ayracı ve  iki tane basit tablo bile yaptım ama onları kardeşim pek beğenmeğip dalga geçtiği için fotoğraflarını dahi çekmedim. Bana kalırsa insanların hevesini de kırmamak gerek, kötü yapa yapa iyisini yapacağım belki….. Umarım birileri  üşenmeyip bu yazdıklarımı okuyordur…huuu huuuuJ




Evet bu kekin ömrü de kelebekler kadar kısa oldu 2 günde sildik süpürdük...

Öpüyorum herkesleri...


Not: Daha fazlası için flickr hesabıma bakabilirsiniz...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...