cake etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cake etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bir Browni Masalı...




Alt tarafı bir kek yapıyorum, ortalığı ayağa kaldırıyorum. Bir yığın fotoğrafını çekiyorum, annemleri arıyorum anlatıyorum, bloğuma koyuyorum, iş yerinde arkadaşıma nasıl yaptığımdan, başıma neler geldiğinden dem vuruyorum...
Benim yaşımdakiler yemek davetleri veriyor, gözü kapalı 3 çeşit yemek yapıveriyor 1 saat içinde... çook geç kaldım çoookkk.. O yüzden birşeyler yaptığımda kendim bile inanamıyorum.. Meğer o kadar da karışık bir şey değilmiş kek yapmak...
İş arkadaşımla Münih'e gitmiştik bir fuar için, marketten toz bir karışım aldı, sen de al dedi, aldım... Ne yapacağız bunu dedim. Yemeklere koyacaksın dedi.. Yemek derken... bana spesifik bir şey söylenmesi gerek... bamyaya konur mu mesela.. ki hayatımda yapmadım... ya da ne bileyim tavuk yahniye mi konulur...neredeyse 1 sene olacak alalı daha bir şeyin içine eklemek nasip olmadı.. Ümitliyim ama.. Bir yemek yapacağım ve onu kullanacağım.. Yarın sorayım acaba zeytin yağlı taze fasülyeye konur mu??



Bizim evde tencerede yemek pek yapılmıyor anlaşılacağı üzre...
Hatta dün tencereleri kaldıralım annemler gelince çıkartırız, mutfakta yer açılsın gibi bir konuşma geçti aramızda.. Çünkü genelde akşamları salata, makarna ya da anında pişirilip yenilen uyduruk şeyler yiyoruz... yooo sağlıklı şeyler... uyduruk derken erkeğe çıkmaz...

Neyse sonradan edindiğim bu mutfak sevdası birazda dolaştığım bloglardaki inanılmaz ve lezzettli tariflere karşı koyamamamdan kaynaklandı. Geçenlerde hafifmutfak bloğunda Nesrin'in yaptığı browni tarifini okudum. İçinde tahin vardı. Birden evde ne zaman aldığımı unuttuğum bir kavanoz tahin olduğunu hatırladım. O kavanozla her göz göze geldiğimde “bakalım seni ne zaman kullanmaya karar vereceğim ve bir de bakacağım ki kullanma tarihin geçmiş olacak hop çöpü boylayacaksın” diyerekten iç geçiriyordum.

Neyse o akşam işden eve geldim, kardeşim biraz geç geleceğini söyleyince hemen o gelene kadar bu tarifi denemek istedim. Malzemelerini buradan görebilirsiniz. İçinde portakal suyu vardı, sordum süt koyabilir miyim diye, olur yanıtını aldım duayenden:) Çünkü kardeşim kek içinde limon ve portakal sevmez, ee o sevmezse yemez, ee yemezse benden iyice zayıf olur.. Büyük risk... Tarifi değiştirdim....

Neyse tahinin kavanozunu açtım, tarihi geçmemiş ama hiç kıpırdamadan durmaktan yağı yukarıya çıkmış.. Meğer ne zor karışıyormuş çok durmuş tahin, resmen bileğim ağrıdı...
Sonra diyor ki kısık ateşte bitter çikolatayı eritin..
Küçük teflon tavanın içine parçaladım çikolataları, açtım ocağın altını, tahini karıştırmaya devam ettim. Çikolata da eriyince ne biçim kokuyormuş...
Meğer eriyince değil, yanınca öyle kokuyormuş. Ben ne bileyim onu karıştırmak gerekiyormuş, ya da teflon da eritmeyecekmişsin.. emin değilim bu ilk çikolata eritişimdi.. Ben koydum ocağa telaşeliyim yaa bekleyemem başında diğer yanda öbür malzemeleri karıştırıyorum birbirine.. Farkedince çikolataların yandığını öylece kaldım. Başka da yok evde.. Acaba çikolatasız mı yapsam dedim.. Ama bu browni... alternatif düşündüm... bulamadım.. Bakkalı aradım, çikolata istedim, ama bu sefer, küçük sos tenceresinde başında karıştırarak erittim...
Karışım hazır, dikdötgen kalıba ya da tepsiye dökün diyor, görüyor musun dikdörtgen fırın kabım yok... Nasıl moralim bozuldu.. sinir oldum, bir sürede öyle dolapların içine baktım sanki birden ortaya görmediğim bir tepsi çıkacak... Tabii çıkmadı, ben de yuvarlak tart kabına döktüm umutsuzca.. attım fırına.. olmaz bu diyerek için için…

Sonra kardeşim geldi, yemeğimizi yedik o sırada bir baktım o kadar güzel gözüküyor ki fırının camından, dümdüz olmuş kekin üstü. Fırından çıkınca hafif buruştu sonra. Ama tadı harikaydı. Demek ki böyle oluyor bu işler, olmayacakmış gibi olup oluveriyor...

Biraz ince oldu ama biz çok sevdik. Özellikle vanilyalı dondurma ile yenmesini tavsiye ediyorum, çünkü epey tatlı, tek başına yenince biraz bayabiliyor.

Tahin sevenler için şiddetle tavsiye ediyorum...


When I cooked something, this is like a major event. I take a lot of photos it, I phone my mum, I 'm telling every details to my friends.. Because I am new in the kitchen. I know I was very very late, While my coevals give a party or. cooking 3 course meal within 1 hour ...

Because when I cooked something. I can not believe even myself. I realized that  to make a cake is not too hard…

A few days ago, while I was surfing the internet I found a recipe on the Hafifmutfak blog. I wanted to try it but happened some problems. Firstly cook too long; burn chocolate and  I don't have  another chocolate. I phoned our grocery and wanted a bitter chocolate immediatly to my home. Again tried.  Thas was my first experience with the melting chocolate.
It was very hard to mix the tahini in the cupboard waiting for a long time.. I had some wrist pain.
and then, it was a browni, you know, browni should be rectangle shape. Bur I realized that we do not have any regtangle ovenware ...I felt ruined.. I had to pour it a tart mould :(
Actualy I was not hopeful, but when it was cooked, seemed very nice and also tasty...


Ingredients;
250 g sesame paste (1 cup)
200 g sugar (1 cup)
200 ml orange juice (1 cup)
200 g bitter chocolate
200 g flour (1 cup)
1 teaspoon baking powder

Preparation:
Preheat oven to 180 degrees.
Leave the chocolate to melt over low heat in a small pan.
in the mixing bowl, tahini, sugar and orange juice (I used milk) thoroughly whisk together, add the melted chocolate. Stir again.
Baking soda and add flour slowly in this mixing.
Pour mixture to the oven mold, you have prepared in advance .
and cook approximately 20 minutes. Serve small slices of square.

I would recommend you eat this browni with vanilla ice cream… Bon appetit!

Kekime Kelebek Kondu!

Evet nerede kalmıştık…

Pazar günü temizliğin ardından keyifle bir yorgunluk kahvesi içmeyi hakkettiğimizi düşünerek, kahve yapmak için mutfağa girdim. Ama bir anda kendimi kek yaparken buldum. Eski beni düşününce bu bir mucize. Öyle hiçbir neden yokken ve temizlik yorgunluğunun üstüne “ee hadi bir de kek çırpıvereyim” tipinde biri hiç değildim. Korkardım ben kek’den. Neyse son zamanlarda bu korkularımın üstüne gidiyorum. Tabii kilolarda benim üstüme üstüme geliyor olabilir ama şimdilik mutfakçılıktaki hevesimi kırmamak adına bu konuyu da düşünmüyorum.





Çok basit bir muffin tarifi. Herşey kahve fincenı ile ölçülüyor. (Birde bu çok hoşuma gitti, evcilik oynar gibi)
Şuanda ofisdeyim tarifi aklımdan yazmaya çalışacağım ancak akşam evde kontrol edebilirim. Yani sakın hemen denemeye falan girişmeyin (Biliyorum aaahh ahh bir muffin tarifi bulsak da hemen yapsak diye kara kara düşünüyordunuz ama biraz daha sabır:J )
6 kahve fincanı un
2 kahve fincanı sıvı yağ
2 yumurta
4 kahve fincanı şeker
1 paket kabartma tozu
1 çay kaşığı tarçın
Bolca kuru Üzüm ve ceviz (Aslında bence hepsini hatırladım.. Bir kek de başka ne olabilirki, ölçüler kesin doğru….)




İlk önce yumurta ile şekeri beyazlaşıncaya kadar çırpıyoruz, sonra yağı ekliyoruz. Birazcık daha çırptıktan sonra üstüne un, kabartma tozu ve tarçını ilave edip karıştırmaya devam ediyoruz. En son da üzümler ve ceviz. Yapış yapış bir şey oluyor , kaşıktan zor akıttım. Ama lezzeti harikaydı. Ya da biz ne olsa yiyoruz ona da emin değilim.





Bu arada geçenlerde kelebek basan bir zımba aldım, şimdi evin heryeri kelebek.
Kelebekleri kürdanlara yapıştırdım önüme gelen yere batırıyorum. Peçetelik de birden bire ortaya çıktı, rengarenk yaptım. Hatta kitap ayracı ve  iki tane basit tablo bile yaptım ama onları kardeşim pek beğenmeğip dalga geçtiği için fotoğraflarını dahi çekmedim. Bana kalırsa insanların hevesini de kırmamak gerek, kötü yapa yapa iyisini yapacağım belki….. Umarım birileri  üşenmeyip bu yazdıklarımı okuyordur…huuu huuuuJ




Evet bu kekin ömrü de kelebekler kadar kısa oldu 2 günde sildik süpürdük...

Öpüyorum herkesleri...


Not: Daha fazlası için flickr hesabıma bakabilirsiniz...

"Muzlu Kek"

Hayatım boyunca “Muz” ile aramda hep bir soğukluk, bir mesafe oldu. Biz küçükken fazla muz alınmazdı, lüks gıdaydı kendileri. Babam her aldığında ben yemezdim hakkımı kardeşime bırakırdım. Şimdi düşünüyorum bunun nedenlerini; ya oy toplamak için “ bak bak ne fedakar abla “ gibilerinden annemle babamın gözüne girip, sonradan gelen küçük kız kardeşi saf dışı etmek.  Ya da ben Muz’u sevmiyordum.  Ama gerçekte benim sevmediğim hiçbirşey yok, ne bulsam yerim. Kardeşimi çok sevdiğim için O’nun yemesini istemiş de olabilirim ama bu çok küçük bir ihtimal:) O zamanlar evdeki hakimiyetimi elimden alan en büyük düşmanımdı.
 Yıllar sonra Üniversite için İstanbul’a  geldiğimde “köyden indim şehire modunda” görmemişlik ile epey bi kilo aldım. Bir tek o dönem Muz yedim sanırım. Ama sonra Muz gözümde öyle bir büyüdü ki sanki bir tane Muz yersem 10 kilo alacakmışım gibi düşünmeye başladım. Aynı şey cola için de geçerli.
Cola ve Muz… Korkuyorum sizden….


Kız kardeşimin işyerinde her akşamüstü meyva saati var. Mevsimine göre meyva alınıyor ve çalışanlara ikram ediliyor. Bazen çilek, bazen elma, bazen de muz… Süper bir çaycıları var, geçenlerde irmik helvası yapmış. Hatta patrona susshi bile yapabiliyor. Neyse işte, muz verildiğinde kardeşim de yemiyor (onu da etkiledim Muz yerse dana gibi olabilirsin diye) ya arkadaşlarına veriyor ya da eve getiriyor. (Şimdi düşündüm de eve niye getiriyor, ben yiyeyim diye mi.. Benim kilo almamı istiyor….. Bu bir komplo… Bu konuyla daha sonra ilgilenicem..) Ben de karalar bağlıyorum o bir tanecik Muzu ne yapacağım diye.




İşte geçenlerde bu gördüğünüz keki yaptım. “Muzlu Kek” Cherry Menlove’ın “Banana Bread” tarifinden. Rengi onunki kadar koyu olmadı ama tadı gayet iyiydi... Bildiğiniz kek işte. Ama elimdeki muzları da bu şekilde  kullanmış oldum:)
Gelelim tarife;
  • 125gr Katı yağ
  • 175gr esmer şeker
  • 2 adet yumurta
  • 280gr elenmiş normal un
  • Bir Tutam Tuz
  • 1 paket kabartma tozu
  • 120ml Yağsız Süt
  • 3 ya da 4 adet ezilmiş muz
  • 1 paket vanilya
  • 100gr dövülmüş ceviz
  • Yarım çay kaşığı tarçın.
İlk iş fırını  180 ºC’ye ayarlıyoruz. O ısınırken bizde yağ ile şekeri krema kıvamına gelene kadar karıştırıyoruz, içine yumurtaları ekleyip karıştırmaya devam ediyoruz. Daha sonra un, tuz, karbonat ve sütü ekleyip iyice birbirlerine karışmasını sağlıyoruz, arkasından ezilmiş muzlar ile vanilyayı, cevizleri ve tarçını ekleyip tekrar karıştırıp yağlanmış kek kalıbına döküp doğruca fırına veriyoruz.



Görmemişin bir keki olmuş tutmuş 100 kez fotoğraflamış gibi oldu ama kusuruma bakmayın artık, yeni heves birşey yaptım mı büyük olay oluyor bizim evde:)

Siz de denerseniz şimdiden afiyet olsun...

Rengarenk KEK...

Herkese rengarenk, cıvıl cıvıl bir haftasonu ve NİSAN diliyorum…


Bu gökkuşağı gibi kekin yapılışını görmek istiyorsanız buraya bir tık...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...