yastık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yastık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Annem sarıyı pek sever...





Şimdide dikiş dikmeye takmış durumdayım. Yıllarca otur otur son iki yıldır her önüne geleni yapmak için çıldır.. Birazcık dengesizce oldu bu iş.
Ben hep severdim el işlerini ama hiçbir fikrim yoktu nerelerden ilham alabileceğim, neler yapabileceğim konusunda. İnterneti her zaman çok faydalı kullandım ama çoğunlukla iş için ya da ilk dönemlerinde sadece wallpaper yapmak için: )



Son 2 yıldır bambaşka bir dünyanın kapıları açıldı karşımda. Uçsuz bucaksız … hele benim gibi her gördüğüne atlayan, öğrenmek isteyen biri için tam bir hazineydi bulduklarım.
Şimdi düşünüyorum da bundan birkaç yıl önce biri bana günün birinde dikiş makinan olacak sen de zevkle dikiş dikeceksin dese, pek ihtimal vermezdim olacağına.

Kafamın içinde öyle fikirler, öyle bilgiler dolaşıyor ki, iş arkadaşım diyor ;  senin elinin altında birkaç kişi olacak, sen isteyeceksin onlar yapacak.
Çünkü aklımdan geçenleri uygulamaya çalışırken çok acele ediyorum, dikiş dikerken kağıtlarla uğraşmak, kes – yapıştır yaparken suluboya resim yapmak, boyalara bulanmışken habire fotoğraf çekmek istiyorum. Ama hepsini layıkıyla yapabilmeye  ne enerjim ne de zamanım var. Evet bir ekip istiyorum: )


Her fırsatta söylüyorum, muhtemel buradan da yazdım birkaç kez;  yıllardır yanımda akıl defteri dediğim küçük defterler taşırım diye. Hatta son iki senedir bu defterlerim iş arkadaşımdan yılbaşı hediyesi olarak geldi.  Kitap mı okuyorum, orada aklıma bir şey mi takıldı, bir şeyi merak mı ettim, hemen not ederim “araştır” bölümüne, bir şey yapmayı planlıyorum hemen yazarım “yapılacak” listesine, “alınacak”, “gidilecek”.. gibi devam eder bu listeler. Öyle ya da böyle tamamlanırlar (bazen yıllar sonra). Eğer yapılacaklar bölümünde kafama yatan pek bir şey yoksa, içim işte o zaman da sıkılır… Yani benim her daim yapılmayı bekleyen işlerim olmalı yoksa kendimi boşlukta hissederim.

Şimdi boş kaldıkça dikiş ile ilgili siteleri geziyorum, habire canım kumaş almak istiyor, Eminönüne gitmemek için kendimi zor tutuyorum ki bu sıralar masraflarım çizmeyi aştı.


Bu yastıkları dikeli epey oluyor,  ilk diktiğim ikilinin ardından hemen bunları kesmiştim bile. Ama işlerdeki yoğunluk ve araya giren mini tatil yüzünden bir türlü yayınlayamamıştım.

Herhalde dikiş makinasını alan herkes ilk öğrencilik olarak habire yastık dikiyordur. Kesmesi bile bazen bir iş oluyor, mesela ben ilk önceleri çok pay bırakıyordum yanlarda, öyle olunca da ölçü pek tutmuyordu iki yastık arasında, kimini daha içten, kimini daha dıştan dikiyordum.

İlk diktiğim yastıklar hep fermuarsız. Ama geçenlerde bir bebek yastığı diktim ve ilk fermuar dikme görevimi de yerine getirmiş oldum.


Makinanın başına oturunca bazen herşey ters gidiyor, ipler karışıyor , altta toplanıyor, iğne deliğinden ip kaçıveriyor.. . Makinanın diliden anlamak da zaman alıyor yani. Ama bence hiç korkulacak bir şey değil. Cumartesi akşamı bir makyaj çantası diktim, aman Allah’ım nasıl zorlandım, hep ters gitti. Ama bittiğinde çok sevindim. Ertesi gün oturdum tekrar aynısından diktim bu sefer hiçbir problem yaşamadım hemen oldu. Yani denemeden, zorlanmadan, eziyet çekmeden hazıra konmak yok bu hayatta..




Neyse gelelim bizim ponponlu yastığımıza (son iki posttur çok yazmaya alıştım ya habire yazıyorum);
Kuşlu kumaşı geçen sene IKEA’dan almıştım, evde dikiş makinası da yoktu, alınma ihtimali de. Kısmet bu günlereymişJ

Ölçüleri ve arkasının yapılışını son zamanlarda her yaptığını dikkatle takip ettiğim Jessie‘nin bloğundan (MessyJesse) aldım.  Hem kolay hem de gayet kullanışlı, hatta bun yastıklardan sonra diktiğim iki yastığın arkasını yine aynı şekilde yaprım ama bu sefer çıt çıt ve düğme diktim (ilik açamadığımdan) . Havalı oldular çok: )

Annem sarıyı çok sever benim. Ben o kadar yanıp tutuşmam sarı için ama bazı detaylarda insanın yüzünü güldürüyor, içine bir sıcaklık veriyor sarı renk. Eeee zaten ponpon hastasıyım. Bu ponponları da daha dikiş makinam yokken almıştım rengarenk, sevmek için.
Yani anlayacağınız daha çoook ponpon göreceksiniz burada…



I always loved handmade jobs but until 2 years ago I did not know what can I do. After encountering blogs and having my personal blog , a world opened in front of me.  I want to do a lot of things, painting with water color, deal with papers, sewing, learning photography....
For example; in recent days, I want to sew without stop. When I found a little break at office or home I am searching new sewing ideas and simple tutorials.

I had bought this fabric from IKEA last year, while not yet have a sewing machine. I also had bought these yellow ponpon and others in the past. I am a ponpon lover that means you'll see here  many colorful ponpons in the future...
I saw this pillow tutorial on MessyJesse blog. Jessie is  really very talented. I have been following her blog for a long time I really like, whatever she do. There are a lot of things to learn from her.


I had sewed these pillows easter time but because of my workload I could not share them with you.

You know I am a rookie on sewing job but I'm improving little by little. You can see here my first pillows.












Hobiler içinde boğuldum...




Ne haftaydı ama… Normalde ne yapar ne eder bir fırsatını bulur gezerdim blogları ama olmadı bu sefer, olamıyor bir türlü. Gün nasıl geçiyor anlamıyorum. Ufaçık bir ara bulsam hemen leslere bakıyorum. Evet teknik servis beni kandırdı. Yok yani kandırdı denemez günahlarını almayalım, umutlandırdı diyeyim.. Olur yaparız Salı günü de alırsınız demişlerdi, aradım…. olmuyor dediler: (
Şu anda hala tam kararımı vermiş değilim ne alacağım konusunda. İstediklerimin fiyatları oldukça yüksek. Gidip tekrar aynısından almaya da nedense içim razı gelmiyor. Bir ara gideceğim bozuk lensimi almaya o zaman da bakacağım artık. Ama bu sayede lensler üzerine epey şey okudum. Forumlardaki yorumlara baktım, sorular sordum, cevaplar aldım, her cevapla fikir değiştirdim.
En kötü ihtimal gidip alacağım aynısını, sonrada esas istediğim için zaman kollayacağım.

Neyse gelelim konumuza. Konumuz dikiş maceralarım;



Makinaya yavaş yavaş alışmaya başladım. Ama o kadar aceleciyim ki hemen harikalar yaratmak istiyorum. Gördüğüm, beğendiğim bir şeyi makinanın başına geçip aynen yapmak istiyorum, olmayınca da sinirleniyor, moralimi bozuyorum. Hiç sabır yok hiç.
Annemin gelmesi çok iyi oldu ama. Son diktiklerimden mutlu oldum. Bugüne kadar; 6 yastık ( 4 tane de annemlerin evi için diktik ama onlarda annemin emeği daha fazla olduğundan saymıyorum), 2 küçük çanta, 2 tane de mutfak önlüğü. Mutfak önlüklerini hepimiz çok sevdik, sanırım kullanmaya kıyamayacağım. Daha onların fotoğraflarını da çekemedim. Bu gördükleriniz ilk diktiğim iki yastık.

Makinanın başına oturup anlamsızca sırf öğreneyim diye bir kumaş parçasını habire evirip çevirip dikmek çok sıkıcı. Ben direk daldım konuya. İlk önce şu mavili olan yastığı diktim. Bari kenarlarına o fistoları koyma değil mi ilk dikişinde, dümdüz dik işte. Tabii o fistolarla kenarlı hiç de güzel dönemedim. Yakından baksanız anlarsınız. Ama yastığın arkasını güzel yaptım en azından düz gidebildim.
Bu makinaların pedallarına alışmak çok zor. Bir basıyorsun, aman Allah’ım öyle hızlı gidiyor ki, dur diye sesleniyorum kumaşa, ama kumaşın arkasından bağıracağına ayağını çeksene pedaldan… Beyin-ayak koordinasyonunu çok iyi geliştirmek gerek. Ben şimdilik  ancak bağırınca akıl ediyorum ayağımı pedaldan kaldırmayı. Bir bakmışım kumaş elimden kaymış gitmiş. Çok ağır dikeyim diyince de yamuk dikiliyor… Tempoyu tutturmak çok önemli.
Gelelim ikinci yastığa; tam bir iş güzarlık. Kafamda planladım (pinterest’de görmüştüm böyle fırfırlı yastık) iki tarafı böyle böyle dilimli (havada parmağımla çiziyorum hayal edin) birazcık da kalın fisto almalıyım diye gittim her zamanki dağınık tuafiyeye. Ara fistosu deniyormuş onlara ama yokmuş. Ben de tek taraflı olanlardan aldım, ilk önce iki tanesini uc uca birleştirip diktim, sonra ütüledim, sonra büzdüm, sonra ortalarına renkli kurdelaları teğelledim ve yastığın ön yüzüne diktim. Bebek yastığı oldu. Yakından bakınca onda da yamuklukları görebilirsiniz.
Bunları burada paylaştım ki adım adım ilerlememi izleyebilelim : )



I'm still very busy at the office and. I could not visit any blog, including my blog. When I found a short break I have investigated models of the lens for my camera.
My damaged lens does not repaired, I have to buy a new lens but still I have not decided what kind of lens should I buy?
Anyway, our subject is my sewing adventures today:)
My first two cushions are here as you see. If you look closely you can see all mistakes but I know it is not important, We will see together my improvement from day to day here:)
I found this white cushion idea on pinterest but I changed it little bit..
I sewed 6 pcs. cushions ( We have also sewed 4 cushions for my mum but my mum was deal with them more than me, because of that I don't count them), 2 tote bags and 2 aprons since I have the sewing machine.
I will share all of them in the next days...
I want to learn everything about sewing as soon as:)  






Neymiş Efendim Bir de Minder Yapmışız...



Altınoluk'ta faaliyet faaliyet kırılmışız yani.. Utandım bir de minder yaptık demeye:) Ama yaptık...

Birkaç ay önce iş çıkışı markete uğradım. Aç karnına markete uğradığım zaman o kadar saçma sapan şeyler alıyorum ki... Karnım açken neden iki tane paspas aldığımı bilmiyorum. İkisi 5 TL falandı sanırım.
Dur ben bunları alayım, kardeşim “yine evi çöp eve çevireceksin” desin.. “valla koy bunları odanda bir yerlere” desin... Ben de; “karışma sen benim hobilerime” diyeyim... Karşılıklı restleşelim ve ilişkimize biraz renk gelsin diye de düşünmüş olabilirim.

Aylardır, odamdaki parça pinçik kumaşların durduğu kutunun içindeydiler (neticede görülüyor ki yine o kazanmış). Annemlerin yanına giderken hamarat kardeşim yanına kalın bir kitap ve hala örmeye devam ettiği motiflerini aldı. Eee ben bakındım bakındım, fotoğraf makinası zaten başucumda uyuyorum, yola çıkmadan da astım koluma... Son anda aklıma geldi bu zavallılar, aldım tıktım çantaya, bir de bu mavi pomponları almıştım taaa önceden... Beşiktaş'ta Gürün pasajındaki ıvır zıvır herşeyin satıldığı yerden. Benim gibisi de yoktur herhalde; oraya gidiyorum öyle etrafıma bakıyorum. Bir şey görürümde birden ilham gelir diye gözlerimi kısıp etrafımı kesiyorum. Bu pomponları da peçetelik yapmak için almıştım... Sonra saçma geldi, öyle kaldı elimde...


Neyse işte cumartesi öğleden sonra çıkarttım alet edevatı koydum annemin önüne. Annem çok iyi dikiş diker, yani dikerdi, şimdi hem sıkılıyor hem de gözleri görmüyor zavallımın.
Neyse istediğim şeyi anlattım; şöyle yuvarlak bir minderim olsun istiyorum, kenarlarına da bu mavi ponponları dikelim anneciğim, sen başla ben devam edeceğim... Haydi bakalııımmm gülümse çekiyorum... diyerekten...

Kumaş biraz saçmaymış etrafta acayip tüycükler uçuştu, ama ben koştum annem sinirlenmeden şarjlı süpürgeyle havada yakaladım hepsini.. Bu arada kardeşim kitabını okuyor arada da yan gözle bakıyor; ne bu tantana gibilerinden, ne de olsa onun bir titri var..


Neyse sonunda bitirdik biz minderi, ama benim bir parmağım yaralandı (içine kırpık kumak koyalım dedik onları öyle hırsla kıprmışım ki makası bir bıraktım deri kalkmış), annemin de parmak uçları acıdı, orada dikiş makinası olmadığı için o sert kumaşı elinde dikti zavallıcık...
Amannn ne yapalım acı çekmeden mutluluk yok.. Üzüleceksin ki sevinesin, ağlayacaksın ki gülesin.. yok öyle hampacılık...

Gelirken yanımda getirdim minderimi. Şimdi hangisini kullanacağımı şaşırdım. Bir gün mutlu minderimi, bir günde şirineyi kullanıyorum...


Last weekend, when we were in Altinoluk, worked a lot.. We sewed this lovely cushion with my mom.
A few month ago after the work I went to supermarket and I found this simple
floor mats, very cheap price, but I'm not sure, what I thought when I bought them Because they are very thin for mat. I put them a box and forgot until last weekend. I put them in my bag and went to Altinoluk.

My mom is very good tailor, so in the past, now, when she is sewing; she gets bored and does not see her eyes better.
But When I want, she always do it like every mom..

Finally, we finished it and loved a lot. 



Benim mutlu minderim...




Kesme biçme yapıştırma işlerinde iyiyim ama tığ işlerinde kardeşim benden çok daha iyidir. Eee herşeyde de ben iyi olacağım diye bir kural yok tabiiJ

Yaklaşık 2 hafta önce Cuma akşamı bir arkadaşımız bize geldi. O şu anda çalışmadığı için kendini el işlerine vermiş. Biz de hemen çoştuk tabii. Benim çoşmam istemek oluyor. Kendime bir minder istedim, en basitinden.  Arkadaşımız o akşam başladı örmeye, neredeyse ön yüzünü tamamladı, ertesi gün de kardeşim arkasını örmeye başladı, yarısını geçti şöyle bir ölçtük ön yüzünden küçük olmuş. Söktü, tekrar başladı, bu sefer de büyük oldu. Sökmeyelim ön yüzünü bir-iki sıra daha örüp büyütelim dedik. Ördü, bu sefer arka taraf yine anlamsız oldu. Birleştirmeye başladı iki tarafı ama uyuşmadılar, ütü ile genişletmeye çalıştı…
Sonuçta bir minderim oldu ama epey bir uğraşarakJ
Ben sevdim, hem bu daha ilk deneme. Kardeşim gerçi eski dantelcilerdendir. Küçükken ben ağzım bir karış açık televizyon seyrederken o arkadaşıyla sokakta volta atarak dantel örerdi.


Bu sarı yastıktaki beyaz dantel de yıllar yıllar öncesine ait onun bir eseri.. Balıkesir’e gittiğimde buldum getirdim. Sonra IKEA’dan bu sarı yastığı alıp üzerine diktik.
Şimdi kendine yatak örtüsü örüyor, hani şu kare kare olanlardan. Tabii yatak örtüsü her an diz battaniyesine dönüşebilir ama şimdilik iyi gidiyor. Ben bilgisayar başında birşeyler ile uğraşırken yan taraftan; “oof yine yanlış yapmışım… haydaaa üç köşeyi birden eklemişim. Amanın aynı renkler yan yana gelmiş… aa yok sökemem, anlaşılmaz”  gibi kendi kendine konuşmalar yükseliyor…
Geçen gün çok güzel renklerde bir sürü ip aldım. Anneme telefonda “Altınoluk’taki sandalyelere minder öreceğiz” dedim. “Pişik mi yapacaksın bizi” dedi…  Bizde oturmayız üstlerine sadece koyar uzaktan bakarız..
Bazılarında da hiç zevk yok...:)


I am very good on the craft jobs. but  on the crochet jobs , my sister better than me. Of course I can not be number one every subject:)

 
About 2 weeks ago, a our friend came to us. She is not working these days and She addicted crochet. We admire her crochets a lot .. I wanted a cushion from her and she started that momentJ  Front side was almost finished. Next day my sister continued to weave my cushion. But she could not knit front and back as the same size. Firstly, back side was smaller than front. She unraveled back side, then  knitted it again.  Continued in this way. Anyway, finaly I have a happy cushion. This is a first trial:)




in the past when I watched tv as hypnosis, my sister used to knit while she was walking… 

This lace on the yellow pillow made by my sister. I found this lace when I went to Balıkesir (my parent live there). Then I bought this yellow pillow from ikea and we sewed my sister’s lace on this pillow.
Now my sister is kniting a bedcover. Of course, at any moment the bedcover can return a blanket:)

When I am in front of  my computer, my sister speaks yourself.. “ again I did mistake… incorrectly merged… I can not unravel again…...”
Recently, I bought a very nice colored ropes . I said to My mom on the phone "we will knit cushions for your chairs in Altınoluk" (They live in Altınoluk durin the summer) 
"they can make us rash in this hot days," she said ...
We can put on the chairs and just look them. Some people do not have any pleasure:)


Bu yastıklarla boğun beni!


Ne kadar can alıcı renkler değil mi?





Bu güzel yastıkları sizlerle paylaşmadan önce; blogumda onun ürünlerinin fotoğraflarını kullanmak istediğimi Angella’ya yazdım.  O kadar candan ve samimi bir mail yazmış ki anlatamam. Siz de onun blogunu ziraret etmeyi ihmal etmeyin bence. Ailece yaptıkları aktiviteler harika, hele bir masanın etrafında yılbaşı kurabiyelerini  tüm ailece süslemeleri çok hoşuma gitti, erkek ve kız çocukları, kocası hep beraber rengarenk, desen desen süslemişler kurabiyeleri.  Ayrıca kocaman koltuğu annesi ile birlikte kaplamış.

Angella Eisman geçen yıl bu yastıkları ve aynı tarzda olan şalları yapmaya başlamış ve 3 ay içinde yaklaşık 400 tane dikmiş.  Bu yıl ise yanında birkaç yardımcısı ile birlikte çalışıyorlarmış.

Tüm parçalar geri dönüşümlü, el dokuması,  % 100 yün veya yün ve kaşmir karışımı. Üç farklı boyutta satılıyorlar. Daha fazlası ve pastel renklerdeki yastıklar için buraya bir tık.

Öptüm...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...