Biliyorsunuz bayramdan önce kısa bir tatil için buralardan ayrılmıştık. İşte o kısa tatil Londra’daydı. Perşembe gittik Pazartesi döndük. Yine çok güzeldi. Londra’yı gerçekten çok seviyoruz biz. Bana kalırsa o da bizi seviyor, çünkü ne zaman gitsek hava harika oluyor. Tamam bu sefer yağmur da yağdı, kasvetli de oldu ama güneş de gösterdi yüzünü, üşümedik öyle tir tir… Hatta zaman zaman montları bile çıkarttık.
Kısacası Londra sonbaharda da harikaydı…
Tahmin edeceğiniz gibi yine bir ton fotoğraf çektim, gerçi çoğu Mayıs ayındakiler ile aynı tarz, aynı yerler… Aralarından farklı olanları seçmeye çalıştım. Tatilden döner dönmez araya bir de bayram girince uzadı iyice bu düzenleme işi. Ama akşam bizimkiler yatmaya gitti ben çalıştımJ Bir ara annem kalktı “deli misin kızım gözlerine yazık, yarın sana bir kaktüs alacağım” dedi yattı. Evet bu sıralar kaktüse taktı. Ben ekranın başında radyasyon yutuyormuşum, kaktüs radyasyonu emiyormuş… Alsın bakalım kafama bağlar otururum bilgisayarın karşısına artık.
Neyse işte radyasyona rağmen bugün ” Londra’da Sonbahar” konulu serinin birincisi ile karşınızdayım, devamı gelecek yaniJ
You know that a while ago We had gone away in Istanbul for a short vacation. That place was London. We have been there about 5 days, between Thursday and Monday.
Again, it was beautiful. We really love London. If you ask me, London loves us.
because when we have been in London, the weather was wonderful. OK, this time it rained, was bleak, but also showed the face of the sun. Time to time We did not even wear a coat.
In short, London was amazing in the fall ...
As you might expect I took a pile of photos. But most of them are the same kind of photos which taken in last May. I tried to choose different ones of them. During the yesterday night I aranged these photos.
Anyway, I am here today with the first of the Autumn in London Series . Others will follow...
