telefon kılıfı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
telefon kılıfı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Herşeye Bir Kılıf...





Bir ara bizim evde kılıf çılgınlığı yaşandı. Habire herşeye kılıf diktim.
İlk bu telefon kılıfları ile başladım olaya, kardeşimin zorlamasıyla. Tutturdu illa bana bir telefon kılıfı dik. Başladım dikmeye ama istemeye istemeye oturduğum için makinanın başına oldumu sana düdük gibi bir kılıf, sığmadı içine telefon falan. Ama bizimki yılmadı, başka dik dedi, düğmeli olsun. O saatten sonra inat ettim diktim düğmeliyi (şu kırmızı beyaz çizgili olan) ertesi akşam yok dedi, düğmeli kullanışlı olmuyor açıp çıkartmak çok zor, sen keçeden dik bana.. Hadi başladık keçe kesmeye. Telefonun arkasındaki kılıfı çıkartırım dedi, ona göre diktim bir tane, aaa dedi böyle kıyamam kullanmaya sen biraz daha genişini yap, haydi bu sefer daha genişini kestim diktim…
Tüm bunlar olurken annemler bizdeydi, babama benim eski telefonu verdim, bu sefer onun kılıf seriveni başladı, ilk önce köpük kağıtlardan diktim, sonra keçeden, yok olmadı gitti dışarıdan aldı bir tane.. ayy çıldırıyordum o dönem…

Tabii şimdi hiçbir kılıf elimde değil, eşe dosta dağıttım hepsini. Gerçi artık yaz geliyor, bir de yazlık mint rengi kılıf dik bana diye gelebilir bizimki ama artık deneyimliyim, kalıbım elimde hazır, tek sorun keyfim…

NOT: Biliyorsunuz google “friend connect” uygulamasını önümüzdeki temmuz başı itibari ile kaldırıyor, birbirimizi bloglovin üzerinden takip edebiliriz. Ben buradayım
 
 
 
For a while, I sewed so many covers for cellphone, notebook and ipad... It was crazy...
My little sister wanted a case for her iphone from me, I sewed but she did not like it, I sewed again another one, she changed the idea and wanted a felt case.. I sewed again again again: ) I was so patient...
 
Now, I don't have these cases as you see in the images, I gave all of them to my friends and I am afraid that my little sister can want a mint color iphone case for summer from me!!!

P.S. : You know, google will be canceled “friend connect” application, we can follow each other via bloglovin. I’m here.
 
 
 
 
 
 
 

Nezih mi Kabalcı mı???

 

Kabalcı Kitapevi’ne gidiyorum, bir türlü çıkamıyorum. Gerçi Beşiktaş’daki Kabalcı çok boğucu, o kadar çok mal yığıyorlar ki sanki hepsi üstüme üstüme geliyor. Hele kışın gitmişseniz, üstünüzde de kalın palto, elinizde de birşeyler varsa… Öyle bir ter basıyor ki insana zor atıyorsunuz kendinizi dışarıya. Ama işte tüm bu olumsuzluklara rağmen bir çok değişik ürünün bir arada olduğu tek yer olması nedeniyle, çok sık uğruyorum oraya. Gerçi artık Nezih Kitapevi’de açıldı. Orası çok daha düzenli ve sakin, ilk önce oraya uğruyorum, orada alınacak bir şey bulamazsam Kabalcı’ya gidiyorum. Nezih Kitapevi’nde de şu sese tepki veren tüylü hayvanlardan koyuyorlar kıyıya köşeye. Farketmiyorsun yanına gittiğinde birden hayvancık kendi ekseni etrafında naralar atarak dönmeye başlıyor, sen de yerinde zıplıyorsun saçma sapan. Ciddi ciddi bu görüntüleri kameraya aldıklarını, sonrada oturup tüm çalışanlarla birlikte seyredip eğlendiklerini düşünmeye başladım. Bu nedenle son gidişimde içeriye girmeden önce kendime çeki-düzen verdim, gayet cool bir tavır takındım, yerde kudurmuş gibi dönüp duran hayvancıklara hiiiiiç tepki vermedim, öyle bir otokontrol yaptım ki deprem bile olsa ben gayet havalı havalı dolanıcam dükkanın içindeJ Ama tabii bu kadar kasınca kendimi, avanak avanak dolanamadım, hiç bir şey de alamadım. Ne alacaktın derseniz… zaten problem de orada, ne alacağımı da bilmiyorum.. Gidiyorum oralara, neler var bakıyorum, bir şey görüyorum onunla ne yapabilirim diye düşünmeye başlıyorum.
Kaç seferdir şu üzerinde “Foam Paper” yazan malzemeyi (ne diyeceğimi de bilemedim buna) görüyordum. Bakıp bakıp; bununla ne yapılır ki, kim ne için alıyor ki şimdi bunu, keçe mi bu yaa, Alla Alla ne buuuuuu… gibilerinden kendimle konuşup almadan çıkıyordum. Ama bir almadım, iki almadım, üçüncü de neyse ne kardeşim alıyorum ben bunu hiç bir şey yapamazsam kelebek yapar, kuş yapar kondururum biryerlere dedim.



Cuma akşamı hamarat arkadaşımız bizdeydi yine. Kardeşim yatak örtüsünü örmeye devam etti (takdirlerimi sunuyorum kendisine), arkadaşımızda aldığım soft renkli iplerden yeni bir yastığa başladı. Ben de karşılarındaki masanın başına oturdum. Kestim, biçtim, yapıştırdım. Bütün gece bakın ne yaptım diye onlara uzaktan yaptıklarımı gösterip durdum. İşte o yaptıklarımın arasında bu cep telefonu kılıfları da vardı. Ben kestip kardeşim güzel güzel dikti. İlk önce yapıştıralım dedik ama çok da kullanışlı olmayacağına kanaat getirip dikmeye kararverdik. Aslında malzeme çok sağlam bir şey değil, ama ben şuanda kullanıyorum hala bir şey olmadı. Olsa da yenisini yaparım, rengarenk kullanırımJ

Bu akşam iş çıkışı, yine Nezih ve Kabalcı ile randevum var. Bahanem de babama çoook kuvvetli bir yapıştırıcının lazım olması. Annemden gizli aradı sessiz sesiz “bana şöyle çoook kuvetli bir japon yapıştırıcısı alıver kızım gelirken” dedi, artık ne kırdıysa…




I love all stationeries, I love spending time there, I love to explore new things ... a few week ago I noticed these foam paper, but I was not sure that what could I make with them. Because of this every time I gave up to buy. But last Friday I bought them and I made cell phone cover from these foam papers. I cut it and my sister sewed. Actually it is not strong metarial. But not important I can make it from a lot of different colors every week:)




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...