Taaa
ne zaman Eminönü’ne gitmiştim. O gün aldığım kumaşlar bunlar, beğendiklerimden
yarımşar metre.
Bursa
Pazarı diye bir yer buldum oradan aldım hepsini. Aslında birazcık hayal
kırıklığına uğramadım değil. Bir yıldan fazla bir zamandır Eminönü’ne gideceğim,
şunu alacağım, bunu alacağım dedim durdum, çok bel bağladım, sanki çeşit çeşit
çiçekli-böcekli kumaşlar beni bekliyordu orada. Ama zevkime göre bir kumaşçı bile
bulamadım, birinde olan diğerinde de var, hep aynı kocaman kocaman güllü
kumaşlar. Benim Beşiktaş’daki kumaşçımda
da var onların hepsi, taa oralara kadar gitmeye gerek yok yani dedim,
kalabalıktan bunalmış bir halde zor attım kendimi eve… Keşke tekstil
fabrikalarının online satış siteleri olsa Türkiye’de de. Mesela English Home’un
kumaşları Denizli’deki bir fabrikada dokunuyormuş, kimbilir daha neler neler
vardır ama fabrika fabrika gezmek biraz zor olur sanki: )
Bir
kez de İMÇ’ye gideceğim, oradan ümitliyim ama bakalım. Şu sıralar gözüm
kumaştan başka bir şey görmüyor, kullanmaya da kıyamıyorum, böyle hep dizi dizi
dursunlar bir kenarda, ben onları seveyim okşayayım, renklerine göre dizeyim
istiyorum.
Zaten
sıcaklardan epey ara verdim dikiş olayına da. Kışın gelmesini bir de bu yüzden
istiyorum. Uzun kış gecelerinde takır takır habire birşeyler dikerim oh ohh
diye seviniyorum.
Bu
pembiş sepeti de epey bir göreceksiniz Altınoluk fotoğraflarında (Tabii eğer
kolumun ağrısını hafifletip fotoğrafları düzenleyebilirsem) . Six’den almıştım. Aslında
mavimtrak yeşili de varmış ama kalmamıştı. Evde biraz kullandık, kardeşim
örgülerini falan koydu sonra da Altınoluk’a götürdük. Eskiden de buna benzer
bir sepetim vardı, o kadar çok severdim ki onu, kabakulak olmuştum, yüzüm davul
gibi şişmiş, kafa iki katına çıkmıştı, ağzımı açıp hiçbirşey yiyemiyordum,
sepetimde şekerlerim vardı rengarenk kutu kutu (şimdilerde hiç görmüyorum, biz
küçükken sanki Koska’nın vardı şimdi havaalanından aldım en son “Tic Tac” marka
naneli şeker) arada onlardan atardım ağzıma. Sonra ne oldu o sepet
hatırlamıyorum.
Teneke
kutulara bayılıyorum, görünce güzel bir tane içim gidiyor. Bu kutuyu ise 99
yılında almıştım, çook çook uzaklardan. İçinde iğrenç şekerler vardı gerçi
hepsini de yemiştim. O zamandan beri içine koyduğum şeyler hep anlamsız ıvır
zıvırlardı, şimdilerde rengarenk ponponları saklıyorum onda.
Nasıl
bir post oldu bu böyle anlamadım. Ana fikri olmayan, daldan dala, öylesine… Sanki bir kafede oturmuş boş boş konuşuyorum
işte: ) Benim kumaşlarım var, sepetim var bir de teneke kutum var gibilerinden: )
Bu
arada kumaşçı önerileriniz olursa pek bir sevinirim.
It
is difficult to find fabrics with nice pattern in Turkey. I bought these
fabrics in Eminonu. I had planned to find so many kind fabrics before I going
there but I could find only these.
I
hope this winter I'll sew so many things. I could not use my sweet sewing
machine so much in this summer because of hot.
You
will see this pink basket on my so many images the coming days... I had bought
it from SIX and it reminded me my old basket which I used it in the past as a
child.
Now
it is Altinoluk and we use it as a picnic basket.This post has not any the main idea. This is about just my new fabrics and basket and I have so many their images: )
