English Home etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
English Home etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Yuvarlak Minder




Geçenlerde diktim bu yuvarlak minderi. Yavaştan evde bahar havası estirelim dedik. Yapılacaklar - alınacaklar listesi de yapıldı geçenlerde, tek problem zaman… Her haftasonu bir şey çıkıyor, iki güne o kadar çok şey sığdırmaya çalışıyorum ki, bu da doğal olarak strese sokuyor beni, neredeyse gelmesin haftasonu diyeceğim... Yok yok o kadar uzun boylu değil… Gelsin de hemencecik geçivermesin.

Aslında bu bahar badana yapmayı planlıyorduk tüm evi ama bir yandan da her an taşınabiliriz düşüncesi var, böyle olunca da ortada kalıyor insan yapmak istediklerini geçiştiriyor, erteliyor. Ya taşınırsak ne gerek var masraf yapmaya diyor… Hiç sevmiyorum böyle belirsizlikleri, neyse ne bileyim istiyorum ama olmuyor tabii.

Neyse, bu kumaşı tanırsınız English home’un nevresimlerinden. Outletinden aldım, çocuk nevresimi olarak satılıyordu, şimdi kesip kesip dikiyorum birşeyler.  Bu minder için ilk önce desenli kumaş ile elyafı birbirinin üstüne koyup kaputone yaptım, arkasına düz renk kumaş koyup büyük bir tencere kapağını kalıp olarak kullanarak daireyi çizdim ve o dairenin üstünden giderek diktim, sonra da dikişin kenarından 1 cm mesafe bırakarak yuvarlak bir şekilde kesip kumaşa çentikler attım. (Yazdıklarımı eminin bir ay sonra okuduğumda ben bile anlamayacağım, ne karışık anlattım böyle). Yuvarlak bir şey dikeceğiniz zaman ilk önce yuvarlak olarak kumaşı kesmek yerine çizin, üstünden dikin sonra kesin, daha kolay oluyor.

Sonra yüzünü çevirip kenarlarından tekrar diktim. İlk önce marullandı, çok moralim bozuldu, o kadar uğraştım bu ne böyle dedim ama ütüleyip bir koltuk minderinin altında bekletince düzeldi. Pek de şirin oldu.

Küçücük bir şey bile olsa üretmenin tadı hiçbirşeyde yok gerçekten… Yani…
 



I want to change some things for the Spring in my home.We did to-do list and only problem is time. Weekends are very short to do everything I wanted: (

We want to paint all walls of our home but we can move to an other home. I hate this uncertainty... I hope becomes clear, what will happen, as soon as possible.

Anyway, I sewed this round cushion a few weeks ago. I love this fabric's pattern and soft colors. This year I am planing to sew many cushions for all our chairs... I hope I can...
 
  

 
 
 

Havadan Sudan....





Taaa ne zaman Eminönü’ne gitmiştim. O gün aldığım kumaşlar bunlar, beğendiklerimden yarımşar metre.

Bursa Pazarı diye bir yer buldum oradan aldım hepsini. Aslında birazcık hayal kırıklığına uğramadım değil. Bir yıldan fazla bir zamandır Eminönü’ne gideceğim, şunu alacağım, bunu alacağım dedim durdum, çok bel bağladım, sanki çeşit çeşit çiçekli-böcekli kumaşlar beni bekliyordu orada. Ama zevkime göre bir kumaşçı bile bulamadım, birinde olan diğerinde de var, hep aynı kocaman kocaman güllü kumaşlar.  Benim Beşiktaş’daki kumaşçımda da var onların hepsi, taa oralara kadar gitmeye gerek yok yani dedim, kalabalıktan bunalmış bir halde zor attım kendimi eve… Keşke tekstil fabrikalarının online satış siteleri olsa Türkiye’de de. Mesela English Home’un kumaşları Denizli’deki bir fabrikada dokunuyormuş, kimbilir daha neler neler vardır ama fabrika fabrika gezmek biraz zor olur sanki: )

 
Bir kez de İMÇ’ye gideceğim, oradan ümitliyim ama bakalım. Şu sıralar gözüm kumaştan başka bir şey görmüyor, kullanmaya da kıyamıyorum, böyle hep dizi dizi dursunlar bir kenarda, ben onları seveyim okşayayım, renklerine göre dizeyim istiyorum.
 
 

Zaten sıcaklardan epey ara verdim dikiş olayına da. Kışın gelmesini bir de bu yüzden istiyorum. Uzun kış gecelerinde takır takır habire birşeyler dikerim oh ohh diye seviniyorum.
 

 

Bu pembiş sepeti de epey bir göreceksiniz Altınoluk fotoğraflarında (Tabii eğer kolumun ağrısını hafifletip fotoğrafları düzenleyebilirsem) . Six’den almıştım. Aslında mavimtrak yeşili de varmış ama kalmamıştı. Evde biraz kullandık, kardeşim örgülerini falan koydu sonra da Altınoluk’a götürdük. Eskiden de buna benzer bir sepetim vardı, o kadar çok severdim ki onu, kabakulak olmuştum, yüzüm davul gibi şişmiş, kafa iki katına çıkmıştı, ağzımı açıp hiçbirşey yiyemiyordum, sepetimde şekerlerim vardı rengarenk kutu kutu (şimdilerde hiç görmüyorum, biz küçükken sanki Koska’nın vardı şimdi havaalanından aldım en son “Tic Tac” marka naneli şeker) arada onlardan atardım ağzıma. Sonra ne oldu o sepet hatırlamıyorum.  
 


Teneke kutulara bayılıyorum, görünce güzel bir tane içim gidiyor. Bu kutuyu ise 99 yılında almıştım, çook çook uzaklardan. İçinde iğrenç şekerler vardı gerçi hepsini de yemiştim. O zamandan beri içine koyduğum şeyler hep anlamsız ıvır zıvırlardı, şimdilerde rengarenk ponponları saklıyorum onda.

Nasıl bir post oldu bu böyle anlamadım. Ana fikri olmayan, daldan dala, öylesine…  Sanki bir kafede oturmuş boş boş konuşuyorum işte: ) Benim kumaşlarım var, sepetim var bir de teneke kutum var gibilerinden: )
 
Bu arada kumaşçı önerileriniz olursa pek bir sevinirim.

 

 
It is difficult to find fabrics with nice pattern in Turkey. I bought these fabrics in Eminonu. I had planned to find so many kind fabrics before I going there but I could find only these.

I hope this winter I'll sew so many things. I could not use my sweet sewing machine so much in this summer because of hot.

You will see this pink basket on my so many images the coming days... I had bought it from SIX and it reminded me my old basket which I used it in the past as a child.
Now it is Altinoluk and we use it as a picnic basket.

This post has not any the main idea.  This is about just my new fabrics and basket and I have so many their images: )


 
 
 
 
 
 
 
 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...