Nerede kalmıştık…. Kaş diyordum, Kaş’ın rutinleri vardır. Yani bu kişiden kişiye kesinlikle değişir ama bazı şeyler Kaş’a gidenler tarafından bir kez de olsa mutlaka yapılmıştır.
Mesela Noel Baba’da bir çay, Mavi de bir bira, Dejavu’da Mojito illa ki içilmiştir.
Akşam yemekten sonra Mavi’nin karşısındaki duvarda oturulup çekirdek yeme ihtimali de yüksek. Gece Küçük Çakıl’da en azından ayaklar serinletilmiştir.
Tekne turuna çıkılıp istakoz gibi yanılmıştır.
Limanağzında balık yenmiştir.
Bahçe restaurant’da nefis mezeler tadılmıştır.
Cafe Barcelona ‘da bir espresso içilmiş ardından cafe’nin sahibi Haldun’la geyik yapılmıştır.
Yarımadaya yürümeyen yoktur herhalde.
Sonra tam Kaş’ın arkasındaki Dağa baktığınızda göreceğiniz uyuyan dev ile ilgili efsaneler dinlenmiş ya da uydurulmuştur.
Taze buzlu badem, midye dolma, dondurma… Kaş’ta yemedim diyemez kimse…
Her gidişimde farklı bir tatil geçirdim ben Kaş’da . Ama şu anda size Kaş’daki sıradan bir günü anlatmak istiyorum.
Kaş’da gün benim için hep erken başlar, çoğunlukla 7 gibi uyanıyorum nedense orada. Hemen kafamı yastıktan kaldırıp camdan dışarıya bakarım, boylu boyunca çarşaf gibi bir deniz, minik minik takalar, Meis puslu…( Evet Küçük Çakıl Mevkii’ndeki otellerde kalıyorsanız ve odanız ön taraflardaysa kesin pencereden baktığınızda muhteşem deniz manzarası ile burun buruna gelirsiniz.) Sonra mutlu bir tebessümle birazcık daha zorlarım kendimi uyumaya.. Yok 8 dedin mi ayaktayım. Kahvaltı 9 ‘da bitmiştir. 2 sene önce gittiğimdeki tatilim son yıllarda geçirdiğim en huzurlu ve mutlu tatilimdi. Türkiye’nin sıcaktan alev alev yandığı günlerde biz Kaş’da kavrulmuştuk. Ama ben yazı da kışı da sonuna kadar yaşamayı seven biri olduğumdan Kaş dedin mi yaz dedin mi sıcak olacak kardeşim der, hiç şikayet etmem.

O yaz sıcaktan hiçbir yerde dolaşamayıp erkenden sahile iniyorduk. Kaş’ın içinde kaldığınız otellerin kendilerine ait plajları vardır olmayanlar içinde 2 tane herkesin girebildiği işletme; biri Çınarlar diğeri Derya Beach. Önceleri ön yargılıydım buralara çünkü yıllarca aynı otele gidip onun plajından denize girerdik ama son yıllarda farklı otellerde kaldım ve Bu iki plajda da zaman geçirdim ve eğer kuytu, nispeten sakin bir köşe bulursanız inanılmaz keyifli. Bir kere yiyecekler harika, servis süper, porsiyonlar kocaman. Akşam üstü 5’de taze çay ve 3-4 çeşit pasta – kek ikramları var. (Dikkat ediyorum da aklım nedense hep yemekte. All Alla)
Eğer etrafınızda da kafa dengi birileri varsa 1 haftalık tatil boyunca hep aynı köşeleri tutup muhabbete bile geçebiliyorsunuz.
Normalde ben çok hareketliyimdir, çok uzun süre aynı işi yapamam, aynı yerde duramam, illa bi dolanıp geleceğim. Ama Kaş’da sabah 9.30-10.00’dan akşam üstü 18.00’e kadar sahilde durabiliyorum. Tek yaptığım dakka başı denize girmek, uyuklamak, kitap okumak ve yemek… ki hiç bir şey yapmadan sadece denize bakarak bile saatlerce yatabilirim orada… Tatil işte bu.
Özellikle okuduğunuz kitap da şöyle heyecanlı ve sürükleyici ise hiç kalkmak istemezsiniz oradan.
Denizden sonra otele girmeden bir yerlerde akşam üstü kahvesi içmek o kadar keyiflidir ki, bir yandan bir an önce otele gidip, duş alıp, giyip tekrar çıkmak istersiniz, bir yandan amaaaannn kalayım burada böyle tuzlu tuzlu diye iç geçirirsiniz. Yani Kaş’da insanın içi nerede keyif yapacağını şaşırmaktan sıkılır.
Kendini zorladın kalktın oteline gittin, duşunu aldın, çıkarsın balkona ayaklarını koyarsın demirlere hayatında gördüğün en güzel gün batımı izlersin, arada gözlerini kapatıp hala yüzünü yakan güneşi hissederek…
Akşam yoğun sezonlarda rezervasyon yaptırmak gerekebilir restaurantlarda, ama bu o kadar da büyütülecek bir şey değil. Çünkü belli başlı yerler vardır. Hemen hemen her gün nereye gidileceği bellidir, sabah sahildeyken arayıverirsin akşama geliyoruz diye. Kolay yani.
Seçenekler belli; Bahçe Restaurant gidileceklerin en başında gelir , ne yerseniz yerin lezzetinden parmaklarınızı da yersiniz. Bu sefer gittiğimizde açık değildi, tadilat vardı. Eski halinde bahçe içinde kıyılarda köşelerde masalar, çiçeklerin içinde yerdiniz yemeğinizi. Sonra tam karşısında Bahçe Balık, en ferah yerlerden biridir, sakin ve huzurlu, aynı zamanda ne zaman giderseniz gidin full çeker.. Kalamar tavayı burada yedikten sonra başka nerede yerseniz yiyin tad alamazsınız, hele ahtapot ve mezeler.. Fava, deniz börülcesi, salatalar… Off olsa da yesek…
Hemen yanında Üzüm Kızı. Çok şirin bir havası var, samimi ve neşeli.. Lezzetlerine diyecek yok buranında tabiki.
Sonra Sempati var mesela, ev yemekleri, mantı falan yiyebilirsiniz sahibi bir bayan, Sevim hanım, çok candan ve samimi. Tam karşısında da ev yemekleri yapan bir yer var, adı dilimin uzunda ama deminden beri düşünüyorum yok aklıma gelmiyor…
Bu gidişimizde yeni bir yer daha açılmış Sempati’nin yanına Köşk Restaurant, Bahçe Restaurant’da çalışanların açtığı bir yer, kebapları harika, özel misafir olarak gönderilirseniz hele ikramdan ölebilirsinizJ
Yemeğinizi yediniz ya Barcelona’da ya da Kaş’ın en güzel müziklerini dinleyebileceğiniz bir cennet köşesi Hideway’e gidersiniz kahve için. Eğer sohbet hoşsa uzun uzun oturulabilinecek bir yer, keyif dolu. Tuvaletini özellikle çok seviyorumJ Cafe Barcelona her daim uğrak yeri, gelip geçerken mutlaka oturulur. Muhabbet çok keyiflidir orada. Gelene geçene bak, çoğu turist olan ve cafe’nin sahibi Haldun ve ailesi ile yıllardır samimiyeti ilerletmiş tatilcileri izle, tam karşıdaki Galeri Mozaik’in sahibi 3 kardeşin nasılda çalışkan olduklarına şaş. Gül eğlen...
Kısacası gecenin ilerleyen saatlerine kadar orada keyifle oturabilirsin. Eğer enerjin varsa Otel’e gitmeden önce birazcıkda Mavi’de ya da Red Point’de takılabilirsin, ama biz yıllardır erkenden odamıza gidiyoruz. Hatta bazen saat daha 24:00 olmadan odadayız. Kitabını alıp uyumadan birkaç sayfa okumak ya da balkonda meyva yiyerek keyif yapmak gibisi yok çünkü. Gençler eğlensin diyoruzJ
Oyy Oyy yine kendimi kaptırıp yazmışım da yazmışım…
Yok tamam burada bitiriyorum Kaş Mevzunu… Eğer giderseniz haber verin….
I wrote again about Kaş today. This post is about a day in KAŞ. What can you do in Kaş during the your vacation.
It is difficult to translate in English all of the above but If you need more information about KAş please tell me and I can write all details for you as an e-mail.
I hope a day you can visit KAŞ, I am sure that you'll love there.
Not ; Yukarıdaki de ben, nadiren fotoraf makinasını elimden bıraktığım anlardan biri. Mutluyum ben Kaş'ta
P.S.; This is me, a moment.. I left my camera... I am always happy in Kaş...