duvar süsü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
duvar süsü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kes Yapıştır, Yap Yakıştır...



Oraya buraya birşeyler asmayı seviyorum. Bazen işi abarttığım da oluyor, deli kızın ceyizi gibi her yerden birşeyler sarkıyor, için için hissediyorum şimdi Funda “aaa yeter bunaldım kaldır şunları” diyecek diyorum, bazen tam zamanında çıkartıyorum, bazen hafif bir gerginliğin ardından... Bir süre duvarları rahat bırakıyorum ama sonra yavaştan yavaştan çaktırmadan o köşeye bir şey, bu köşeye bir şey derken  bir bakıyorum ev yine dönmüş çıfıt çarşısına..


Ama ben böyle yaşayan mekanları seviyorum, devamlı bir hareket, devamlı bir değişiklik hoşuma gidiyor. Eee her gördüğüm şeye de özeniyorum, hevesleniyorum. Yaptım tamam oldu at gitsin de olmuyor, sıkılana kadar gözümün önünde dursunlar istiyorum. Mesela son yaptığım hani şu 3 boyutlu geometrik şekiller vardı ya, ayy onlar kedi eniği gibi oradan oraya nasıl taşındılar, nasıl canları çıktı bir görseniz... At bizi diyorlar da oralı olmuyorum.


Yaz aylarında Patchwork Harmony bloğunun sahibi Caroline yapmıştı eski sigara kartlarından buna benzer bir şey. Ben de sigara kartı olmadığından internette bulduğum çiçek resimlerini, gramajı ağır bir kağıda renkli çıktısını alıp kullandım.

Güzelce kestim sonra da dikiş makinesinde ard arda diktim ve duvara kondurdum (dikiş makinası olmayanlar arkadan bantla yapıştırıversinler gitsin).  Bir süre de bu durur duvarda, sonra bu gider başkası gelir, her defasında küçük bir değişiklik, küçük bir mutluluk…

Böyle böyle hayat geçiyor işte : )



I love to see different decorations on the walls time to time. The easiest way to change the atmosphere of the house is garlands, isn't it?

But I guess, sometimes I'm exaggerating! You can see something hanging every corner of our house. Although I love this colorful mess, my younger sister don't like it so much. Because of that sometimes, I remove garlands or whatever hanging on the walls and I'm giving a little break until making the new one.



I had seen this sweet and simple idea which made by dear Caroline from Patchwork Harmony blog last summer. She had used vintage cigarette cards but I did not have like that card and because of that I have used these printed vintage flowers images.

This garland stay on the wall for a while then someone else comes, this goes.
Every small change brings a little happiness...


Going through life like that:)







Sevgili Atlas benim gözümde sen bir kelebeksin...




Oldum olası haritaları, atlasları çok sevdim... Çocukken elimizin altında devamlı bir atlas olurdu. Kardeşimle şehir bulmaca oynardık, bazen de babamla ülkelerin başkentlerini saymaca.. Habire atlas alırdı babam, gazetelerin verdiklerini bile kaçırmazdı.
Biz büyüyüp evden uçtuktan sonra da hala almaya devam ediyor. Bu sefer akrabaların çocuklarına, mahalledekilere, apartmandakilere dağıtıyor...


Ben annemle babam evlendikten yedi yıl sonra olmuşum, o devirlere göre epey bir geç kalmışım yani... Ben doğduğumda yemekler verilmiş, kutlamalar yapılmış... Herkes üstümde hak iddia eder bu yüzden... Babam da anneme hediye olarak “Cumhuriyet Ansiklopedisi” almış:) Annem şok tabii.. Kadıncağız kimbilir neler hayal ediyordu... Kardeşim doğduğunda ise hiç oralı olmamış... (ya da bana anlattıkları bu... kıskançlıktan birkaç kez kardeşimi boğma, kafasını patlatma girişimin olmuş da..)




Kısacası babamda atlas ve ansiklopedi bir tutkuydu... İlk İstanbul'a geldiğimde Onun ansiklopedileri için Cağaloğlu'na gitme teşebbüsüm olmuştu bir kez... Sabahın köründe uyku sersemi Beşiktaş'tan Eminönü otobüsüne bindim, Etilere gittim... Hep bir yerden dönecek ümidiyle... Sonra eve geri gelip uyumuştum...






Neyseeeee çok uzattım; Altınoluk'ta da buldum dandik bir atlas, gazetenin verdiği... Akşam otururken başladım kesmeye... Babam anlamadı ne kestiğimi, “yanında neler getirmiş üşenmeden” diyip, ne yaptığıma anlam veremeden, spor haberlerini seyretmeye içeriye girdi... Ben de habire kestim bütün gece...

Sabahda iki kelebeği, arasına ip koyup ortalarından yapıştırdım birbirine... İpin ucuna da ağırlık yapsın diye, nerden alındığını, kimin olduğunu bilmediğim mavi boncuklu kolyenin boncuklarını bağladım. Sonra koştum sokağa bir dal buldum hepsini de ona bağladım, sonrada sanki siz fotoğraflarda görmüyormuşsunuz gibi buraya uzun uzun yazdım, bak hala sen de okuyorsun:)



İşte böyle... Sonra bir o duvara bir bu duvara astık, kardeşim bir kitaba dalmış hiç oralı olmazken biz annem babam ve ben kelebeklerin karşısına geçip sırıtarak baktık...



Dün annemi aradım ne yapıyorsun diye ... "Kelebeklerine bakıyorum" dedi, sonra "her yer sizin saçlarınız" diyip ağlamaya başladı...



I always loved maps... When we were child with my sister, our the most favori game was finding a city from the map.

Sometimes my father used to ask a capital city of a country to us ...
He is addicted map and encyclopaedia.

I was born too late after my parents were married. They had given a big party
when I was born and my father had bought a encyclopaedia set to my mum as gift. Poor my mum who knows that what did she feel... But when my sister was born, my father
had not taken notice of her. (or they said me like this, because that time
I had tried to kill my younger sister a few time)

Anyway... When I was Altınoluk last weekend I found a simple map and started
to cut out it.

We loved these butterflies on the our wall as all family....


Not ; Bu kış bir ara kendi odam için de bunun kalpli versiyonunu yapmıştım. İşte burada
P. S. ;This winter, I had made a heart version of it for my room. Here it is



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...