Geçenlerde hani
bahsetmiştim ya oturduğumuz odada bir değişiklik yapalım dedik, masayı kedi yavrusu
gibi oradan oraya taşıdık, sonra yine eski haline getirip oh dünya varmış diye
mutlu olduk… Hah işte o değişikliğin olduğu anlardan birinde bir Pazar günü pencere
önündeki masada keyif yaparken, daha doğrusu oynarken çekmiştim bu
fotoğrafları. Bazen masanın başına
oturuyorum, hah diyorum şimdi çay ya da kahvem yanımda, dergim önümde, çiçeğim
yamacımda, tam keyiflik… Ama nerdeee.. Ayy dur bu anı ölümsüzleştireyim diye
alıveriyorum makinayı elime, şakada şakada… bakmışım saatler geçmiş, hava kararmış…
Keyif için ayrılan süre yorgun argın tamamlanmış…
Neyse işte, haftasonu
kartı hazırlayayım dedim, o mu olsun bu mu olsun derken karar veremedim,
sonrada amaaan hepsi dursun burada diye olaya noktayı koydum…
Bunun gibi o kadar
çok fotoğraf var ki bilgisayarda… Bazen hafiften temizliğe giriyorum, gözüm hiç
birşeyi görmüyor siliyorum, aman bunca zaman bakmamışım bundan sonra mı
bakacağım diye… Sanki sırf fotoğraf çekmiş olmak için çekiyorum, maksat tüm
haftasonu şlak şlak sesiyle Funda’yı gıcık etmek, çileden çıkartmak… Eee makul
bence…
Haftasonunuz güllük
gülüstanlık geçsin…
I had taken these
images on one of the past Sundays...
I have many many
images which taken during the weekends... Generally, I'm sitting at the table
for reading a magazine with a cup of coffee or tea and some lovely flowers...
and suddenly I realize that I should immortalize this moment... When I'm
thinking a few images, at the end, I'm having about 100 pictures...
Always same...
I wish you have a
creative and joyful weekend...






