Daha önce hani burada uzun uzun yazmıştım bu konuyu. Şu fotoğrafların izinsiz kullanımı olayı.
Aslında tekrar aynı sevimsiz şeylerden bahsetmek istemiyordum,
neticesinde bu işin suyu çıkmış durumda.
Sağ olsun o kadar çok kişi haber veriyor
ki bana fotoğraflarımın kullanıldıkları yerleri, aslında biraz da onlar için
yazıyorum bu postu. Yani önemsemiyorum sanılmasın diye. Geçenlerde mesela benim
ETSY dükkanımda olan ürünlerden birinin fotoğrafını paylaşmış, altına da
siparişle yapılır diye yazmış biri. Hu huuu, diyince anında fotoğrafı sildi,
beni de blokladı: ) Yani aynısından ör, çek fotoğrafını, paylaş hesabında, al
siparişini... Esinlenmek olağan bir şey ama direk hazıra konmak, işte bu hoş
değil. Gerçi taklitler asıllarını yaşatır lafı o kadar doğru ki. Herkesin
kendine göre bir tarzı var, çok beğendiğimiz, kendimize çok yakın hissettiğimiz
birinin tarzını aynen kullandığımızda o bir şekilde üzerimizde sırıtıyor.
Bırakın başkaları ne yaparsa yapsın, ilgilenmeyin, siz ilerleyin işte kendi
yolunuzda, zevk ve mutluluk yerine hırs ile yapılan şeyden iyi bir iş ortaya
çıkmıyor, hepimiz biliyoruz değil mi bunu?
Şunu tekrar etmek
istiyorum. Bir fotoğraf ya da bir sanatçının eseri, illüstrasyon olur, paper cut
olur, sulu boya olur, fotoğraf olur… artık işte aklınıza ne gelirse. Bunlara
internette rastlamanız demek, onlara para vermeden sahip olacaksınız demek
değil, onlar amme hizmeti yapmıyor yani.
Geleyim esas konuma;
sanırım son 3, 3.5 yıldır bir ya da iki kez para verip almışımdır Evim
Dergisini. Almayı bırakmamdaki ilk neden artık bana hiçbir konuda ilham
verememesiydi. Orada yayınlanan karelerin çoğunu zaten biliyordum sizler gibi, pintereste,
bloglarda çok daha entresan kendin yap projeleri bulabiliyordum. İkincisi,
yaptıklarını etik bulmamamdı. İşte bir önceki postta da üstü örtülü bir şekilde
bahsettiğim dergilerden biri Evim Dergisiydi. Son yıla kadar internetten
buldukları fotoğrafları kimlere ait olduklarını belirtmeden kullandılar
dergide, şimdi de bazılarının yanına silik bir şekilde yazıyorlar ama o yazdıkları
adres bazen bloğun adı oluyor, bazen alakasız bir sitenin. Oraya yazmaları
gereken; fotoğrafçının, styling yapan kişinin hatta ne için çekildiyse o
fotoğraf, o kuruluş ya da projenin adı.
Ben yaklaşık 5 yıldır
blog sahibiyim bu konuda yığınla detay biliyorum ve önemsiyorum ama bu işi
yapanlar bu konuları, anlıyorum ki benim kadar bile önemsemiyor. Evim Dergisinin
editörünün instagram hesabında bir çok farklı kişinin fotoğrafları var. Sizin de
yakından tanıdığınız Silvia’nın birkaç fotoğrafını da paylaşmış mesela. Tamam paylaşılabilir
ama bir şekilde etiketlenebilir de fotoğraf sahipleri, öyle değil mi?? Birazcık
empati kursak her şey çözülecek aslında. Ben mi çok takılıyorum, önemsiyorum böyle şeyleri ondan da emin değilim. Size anlamsız gelirse, siz beni kendi halime bırakın yani : )
Bundan bir kaç ay önce
bir arkadaşım dedi ki Evim Dergisinde yapılan DIY projeleri seninkilere ne
kadar da benziyor.. Benziyordur dedim, ben de dünyayı baştan keşfetmiyorum
ki!!! Ama sonra benim de dikkatimi çekmeye başladı.
Şimdi diyeceksiniz ki
hem almıyorum diyorsun hem de nereden biliyorsun ne yayınlandığını: ) Gittiğim
kuaför alıyor mesela, arkadaşımın evinde görüyorum, en sonuncusunu ve bu postu yazmaya karar vermeme neden olan son sayıyı da Cuma akşamı Migrosta gördüm. Poşeti
yoktu derginin, hemen açtım kendin yap projelerine baktım ve 2 proje de benim
daha önce yayınlanan projelerdi.
Yaklaşık 1, 1.5
yıldır Romantic Homes dergisi ile bir anlaşmam var. Her ay o dergi için içerik
hazırlıyorum. Orada çıkan projelerden bazıları daha önce Craft Cafe’de ya da
başka bir yerde yayınlanan projeler de olabiliyor.
Son aylarda dikkatimi
çeken, benim Romantic Homes’ta yayınlanan bir projem bir kaç ay sonra Evim
dergisinde. Belki tamamen tesadüf, belki tamamen farklı algılıyorum bilmiyorum
ama bu kadar tesadüf benim midemi bulandırdı.
Son üçünden
bahsedeyim mesela; Hangi sayıda olduğunu hatırlamıyorum, belki de eylül
sayısıdır. Orada yayınlanan peçetelik benim ilk önce Happy Handmade Summer 2015
sayısında, daha sonra da farklı bir styling ile fotoğrafladığım Romantic Homes’un
Temmuz sayısında yayınlandı.
Evim dergisinin Ekim
sayısındaki projelerden biri kanvas üzerine çiçekli kumaştan aplikeler yapıp,
saplarını yeşil ip ile işleme ( ay birazcık saçma anlattım, dergide yazan isim
aklıma gelmedi). Bu proje benim fotoğraflarım ile Romantic Homes’un
Ağustos-Eylül sayısında yayınlandı. İkinci proje ise püsküllü peçete; daha önce
Craft Cafe’de, Romantic Homes’un da Ekim sayısında yayınlandı benim
fotoğraflarım ve anlatımımla. Diyeceksiniz aynı ay çıkan dergilerdeki projeler
nasıl aynı oluyor?? Romantic Homes’un aylık sayıları 1 – 1.5 ay öncesinden
çıkıyor. Yani mesela Ekim sayısı, yanlış hatırlamıyorsam 25 Ağustosta
yayınlandı.
Diyorum ya tabi ki
esinlenilebilir, bana da vahiy gelmiyor, ben de başka dergilerden, pinteresten,
bloglardan etkileniyorum. Ama bu kadar üst üste olması, tek bir sayıda
yayınlanan iki projenin de benim tarafımdan daha önce yapılmış olması… Ne
bileyim belki de tamamen yanılıyorum…
Eskisi kadar çok da
kendin yap projesi yapmıyorum zaten. Ne o enerjim ne de hevesim kaldı. Bu her
bloggerın başından geçen bir hikaye. İlk 3, 3.5 yıl hayatınızın merkezinde
oluyor blogunuz, sabah kalkıyorsunuz blog, akşam yatıyorsunuz blog, sanki bir
sevgi kelebeğisiniz : ) Ben şimdilerde kendime göre bir denge kurdum sanki.
Romantic Homes dışındaki taleplere çok çok özel projeler olmadıkça, canım istemedikçe kapıları
kapattım. Mollie Makes’i bile sonuncusu dün olmak üzere 3 kez geri çevirdim.
Gerçekten canımın istediğini yapıyorum. Bazen çoşuyorum, bazen soğuyorum. Ama yeni
şeyler öğrenmeye bayılıyorum, instagramda inanılmaz fotoğraflara bakmayı,
tanımadığım bir ailenin günlük hayatını takip etmeyi seviyorum… Bazı akşamlar
yatağa yatıyorum, instagramda saçma takipçi bloklama seansları düzenliyorum…
Çok uzadı, konudan koptum, bunu başka bir postta anlatırım: )
Diyeceğim şu, bizler
ne yazık ki bir çok şeyi layıkıyla yapamıyoruz. Evim Dergisinin bir sayıdaki
bütçesi ne bilmiyorum, dergiye içerik hazırlayanlara bir ücret veriyor mu,
devamlı katılımcılarına, yazarlarına tatmin edici ücretler ödüyor mu
bilmiyorum. Ama sanıyorum ki, olması gerekenin çok çok altında bir bütçeyle bu
dergi çıkıyor. Birazcık daha özgün olsa, birazcık daha emek verilse, birazcık
daha bütçe bulunsa keşke…
Bundan sonra eğer
becerebilirsem Romantic Homes dergisi yayınlandığı anda o sayıdaki projemi
blogda da paylaşacağım. Gerçi fazla çiçekli güllü, pek benim tarzımı
yansıtmayan şeyler çıkabiliyor ortaya. Hedef kitle orada birazcık farklı da: )
Çok yazdım, konu da
sıkıcıydı, buraya kadar okuduysanız gerçekten çok teşekkür ederim. Ben uzun
yazıları okuyamıyorum da ondan diyorum: )
Daha sevimli
konularda görüşmek üzere kalın sağlıcakla…
This is a very boring
issue about using of the photos and ideas without any permission which I had
lived in Turkey.
I'm very sorry for
English: ( it is very difficult and boring to translate all post for me.
See you more cheerful
posts ...


















