art etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
art etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Hayranım - I Admire




Burcumdan dolayı mı bilinmez ama küçüklüğümden beri, sanata, sanatçıya karşı farklı bir hayranlığım var… En büyük zevkim sanatçıların, üreten insanların hayatlarını okumak. Onların nelerden ilham aldıkları, günlük hayatlarında neleri önemsedikleri, ne yiyip ne içtikleri, nasıl konuya odaklandıkları, nasıl bu kadar tutkulu olabildikleri, ilgilendikleri konuyu nasıl seçtikleri, yeteneklerini nasıl keşfettikleri… Ay daha saymakla bitmez, hepsi benim için birer merak konusu  işte…

Bazen instagramda, bloglarda kendimi kaybediyorum böyle yetenekli birileri ile karşılaştığımda, saatlerce bakıyorum yaptıklarına hayran hayran, gıpta ediyorum, mest oluyorum, ne bileyim işte kendimden geçiyorum.


Minki onlardan biri. Pinterest’te karşıma çıktı onun yaptıkları yaklaşık 1 sene önce, belki de daha fazla… bir iki pinlerken o güzel fotoğraflarını, kaynağına da ineyim şu harika el işlerinin dedim ve Onun inanılmaz dünyası ile tanıştım. Meğersem O da beni uzun zamandır Flickr üzerinden takip ediyormuş. Birbirimizi bulduğumuza pek bir sevindik o günlerde: )

Kumaş parçalarıyla harika şeyler yapıyor Minki. İnanılmaz bir emek var her bir yaptığında, bazen aklım almıyor sabrını, minik minik nasıl da uğraşıyor diyorum. Sonra anlıyorum işte tutkunun ne demek olduğunu, insanı başarıya nasıl da taşıdığını. Tutkulu değilseniz istediğiniz kadar akıllı olun, istediğiniz kadar yetenekli olun yaptıklarınızın gerisi gelmez, anlık bir heves olarak kalıverir…

Birkaç gün önce bana ulaştı Minki’nin paketi. İçinden çıkanlar o kadar değerli ki benim için, gözümün önünden bir an olsun ayırmak istemiyorum. Hatta keşke bir an önce gönlüme göre bir ev bulsam, taşınsam da, bu hazinelerim için onlara layık bir yer hazırlayabilsem diye dua ediyorum. Ne tatlılar değil mi???

Haftasonunuz, umut dolu, huzur içinde geçsin...


I really admire all the artists and arts since I was a child... My greatest pleasure is to read their lifes. Their inspiration sources, daily life, how do they focus on the subject, how do they choose their passionate??? I love to learn all details about them...

They inspire us to see the meaning in our lives, encourage us to keep it present throughout the day, and make life the fulfilling, exciting, and beautiful experience it ought to be.
Sometimes, I come across an artist account on instagram or blog and. I do not understand how the time passed in reviewing their images...

Minki is one of them... I have discovered her blog and her incredidle world almost one year ago via Pinterest. She is an incredibly talented artist which I have ever met. I really love so much her works...
A few day ago, I've received Minki's beautiful gifts. I am simply in love with them and I do not want to lose them even for a moment in front of my eyes.


Thank you so much my lovely friend. You are so sweet and kind... They will be my most precious treasures during all my life..









Bizim duvar bu sıralar - on the wall





Çok çok geç kalmış bir post bu. Uzun zamandır salonda yapmak istediğimiz bazı değişiklikleri bir kaç ay önce yaptık ama sizlerle ancak paylaşabiliyorum.

Fotoğraflar bir türlü içime sinmedi, ama ne yapsam ne etsem istediğim keskinlikte fotoğraflara ulaşamadım. Ben de olsun kader utansın diyip vazgeçtim bu sevdadan.
Mümkünse her duvara birşeyler asmak istiyorum ama o çivi olayı yok mu beni deli ediyor, hayattan soğutuyor resmen.


Şu gördüğünüz çarpı işleri taa geçen sene yılbaşında sevdiğim iki kişiden gelen hediyeler. Şu kalpli şirine Ahu’nun hediyesi, diğeri de Sevdiye’nin. İkiside bu konunun uzmanı biliyorsunuz: ) Öyle güzel işlemişler ki baktıkça hayran oluyorum, gıpta ediyorum becerilerine.  Aslında biraz da bu yüzden  neredeyse 1 sene beklediler evin farklı köşelerinde bu güzellikler.  Onları hep gözümün önünde istedim ama ha diyince duvardaki mevcut tabloları çıkartıp bunları asmak mümkün olamadı. Duvarın boyanması gerekiyordu. Duvarı boyamadan önce de o duvarın önündeki hiç sevmediğimiz koltuktan kurtulmamız…
 

Bu arada yine aylar aylar önce Silvia’nın kuşlu posterini almıştım internetten. Matisse’in Blue Nude IV’nün yanına arkadaş olsun istedim.  Oldum olası kağıt kesim sanatına hayranım. Burada workshoplar olsa bir fırsat bulup kesin katılırım dediğim ilk sıradaki aktivite. Benim bu sanata olan ilgim Matisse’in cut out’ları ile başladı. Kağıtları keserek ortaya çıkan figürlerin hepsini çok sevdim. Daha sonraları da paper cutting olarak anılan kağıtları keserek yapılan eserlere hayranlığım arttı.

Bu sıralarda Silvia ile tanıştım. O kadar zevkli, o kadar güzel şeyler yapıyor ki, yaptığı her şeyi seviyorum. Silvia İtalya’da eşi ve çocukları ile birlikte yaşayan bir sanatçı. Son zamanlarda sık sık workshoplar veriyor. Keşke bir gün İstanbul’a da gelse ve biz de o zevki tatsak. Bloğunu takibe alıp,  dükkanına kesin göz atın siz de bence, kesin seversiniz.

Neyse adım adım planladık bir hafta içinde yapacaklarımızı ve Cuma akşamı iş çıkışı IKEA’ya gittik, bir koltuk aldık, sonra eve geldik, saat 3’e kadar kitaplığı tamamen boşaltıp  yeniden düzenledik, ertesi sabah bir yandan boya işine girişirken diğer yandan arka odaların temizliğine başladık. Pazar sabahı saat 8:30 da Fundayla ikimiz 3.10 cm uzunluğundaki dana gibi koltuğu, ayıp olmasın diye, apartımanda kimsecikler uyanmadan evden çıkartma işine soyunduk, kapıdan çıkmayınca salonun ortasında koltuğun etrafında bir iki tur atıp, alet çantasını getirdik ve koltuğun kollarını bir güzel söktük, bu sefer zor da olsa kapıdan çıktı ve biz o koltuğun altında kalmadan onu en alt kata kadar indirmeyi başardık. Azmin zaferi!!!

Mutluluktan ve stresten resmen bir süre dizlerimin titremesine engel olamadım…  Öğleden sonra yeni koltuk geldi, içeriden çıkandan epey küçük, ama adamlar kan ter içinde kaldılar, onlar zorlandıkça, biz olur olur, girer bu diyoruz ama biz bir iki saat önce bunun büyüğünü çıkarttık bu kapıdan diyemiyoruz: ) Yok çünkü ikimizde 1.5 m boylarında ufak tefek tipleriz, hem niye siz çıkarttınız bir adam neden tutmadınız diyebilir. Onlara sin böyle göründüğümüze bakmayın biz birer cep herkülüyüz ve adam tutup onun nazını çekecek kadar sabrımız yok demek biraz ayıp geldi.

Sonuçta koltuktan kurtulduk, akşam üstü yenisi geldi, temizliğimiz bitti, duvara çiviler çakıldı, yeni tablolar yerlerini aldı. Ohh bir ferahladık, bir hafifledik, bir mutlu olduk ki sormayın. Ama geçen hafta sonu da salonda bazı eşyaların yerini değiştirdik, ne kadar süre böyle kalır bilmiyorum, bir sonraki postta da ondan bahsederim artık.



This is a post much too late. I wanted to show you our wall a few months ago but whenever I took their images, I did not like them. I have wanted to show these beauties with in the best images but  unfortunatly today I gave up my this thought because, that wall never getting good light:(
I love to see work of art which is belong to my loved ones on my walls.

These two lovely cross stitcher tables were from my sweet blog friends Ahu and Sevdiye. They had sent me them last year and until a few months ago they were hanging on our another room walls but I wanted to see them more often. Ahu and Sevdiye are quite good at cross stitch as you see.


And this adorable paper cut poster is belong to dear Silvia. I had bought it about 4-5 month ago and I loved it so much.

I'm a huge fan of Silvia and her arts. She is very talented person and I love to see her images, her paper cuts and diy projects.

I've been a fan of the art of paper cutting with Matisse's works. I have become more interested in this art each passing years... Especially after seeing Silvia works! I am very eager to join one of her workshops if I find a opportunity. 

For hanging these beauties on our wall, firstly I had to paint all room walls and we did some changes.


But it was worth all our tiredness. Now we are happy to look at this wall.






Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...