Sanırım orta 2’de
falandım Çalışukuşu’nu ilk okuduğumda. Beni öyle çok etkilemişti ki, hiç
unutmuyorum, gece saat iki civarıydı, kitabı bitirdim, yataktan eğilip yere
koydum, sonra içimde bir sızı, bir boşluk, bir ağlama isteği. İşte ilk hayatı
sorgulamam da o geceye rastlar; uzay, yıldızlar, hayat, yaradılış, doğum, ölüm,
sonsuzluk, boşluk… Bir ay kendimi toplayamamıştım. Ne okula gitmek istiyordum,
ne geceleri uyuyabiliyordum. Kafam çok karışıktı.
Bir ay sonra yine o
eski alıklığıma dönmüştüm ama o dönemde büyümüştüm sanki…
Kitap teyzemin
kızınındı. Çok çok eski bir basım ve sayfaları tek tek kopmuş, pejmürde bir
haldeydi. O haliyle o kitap yıllarca elimizden düşmedi bizim.
Benden bir iki yıl
sonra Funda okudu Çalıkuşu’nu. Arada yüksek sesle okur ben de hatırlar, iç çeker,
çoşardım onunla birlikte. Zaten birçok kitabı Funda okumuştur bana. En büyük
zevkimiz.
Öyle bir hal almıştı
ki, lisedeyken bazen Funda’yla evde canımız sıkılır, yapacak şey bulamazdık,
alırdık elimize Çalıkuşu’nun kitabını, içinden bir sayfa çeker okur ve o
sayfanın önündeki sonrasındaki olayları hatırlamaya çalışırdık. Hele bir 479. sayfa
vardı ki. Onu ezbere bilirdik;
“Bu
son ayrılık saatinde niçin hakikati saklamalı? Bu okumayacağın defteri ben
senin için yazdım Kamran. Evet, ne söyledim, ne yazdımsa hep senin içindi.
Yanlış, çok yanlış bir iş tutuğumu bugün artık itiraf edeceğim. Ben her şeye
rağmen seninle mesut olabilirdim…”
Sonradan keşfettim ki
biz bu kitabı yaklaşık 5 yıllık aralıklarla hep tekrar tekrar okumuşuz.
Üniversiteye geldiğimde ilk erkek arkadaşımın bana ilk hediyesi Esin Engin’nin
Çalıkuşu Albümü idi. İnternettin ilk kullanılmaya başladığı yıllar sosyal arenada
cirit atarken kullandığın nick Gülbeşeker’di. Yıllarca tuttuğum günlükleri
okusanız Reşat Nuri Gültekin etkisini görürsünüz yazdıklarımda, Funda okumuştu
da ağlamaktan helak olmuştu kızcağız.
Hele o fon müziğini her
dinlediğimde içim titrer, tatlı bir ağlama hissi alır beni hala. Ağlamak bu
müzik eşliğinde gerçekten çok güzelleşir acayip bir zevk verir insana.
Üniversite bitti,
Funda ben ve Gülçin üçümüz beraber yaşıyoruz. Bir akşam konuşurken Gülçin’nin
Çalıkuşu’nu okumadığını öğrendik. Evde ne televizyon ne başka bir şey (bilgisayar
falan ortalarda yok o yıllar) akşamları radyo dinleyip ya kitap okuyoruz ya da
habire dans ediyoruz. Nasıl bir enerjiyse artık.
Neyse işte, biz bir
sevindik, bir çoştuk Funda’yla.
Tamam dedik, sana
okuyalım biz Çalıkuşu’nu.
Funda hemen koştu
kitabı buldu, birimiz bir divanda, diğerimiz öbüründe, Funda yerdeki
minderlerde başladı okumaya… Arada “ bak bak Gülçin burası harika” “ayyy şimdi
ağlayacağız bak” diye diye 3 gecede bitirdik kitabı, aramızda bir tuvalet
kağıdı rulosunu birbirimize fırlatıp burnumuzu, göz yaşlarımızı silerek,
heyecanlandıkça yer değiştirerek…
Sonrasında da okudum,
ezberlemekten korkuyordum ama çoktan ezberlemiştim birçok yerini.
Bu sezon Çalıkuşu’nun
yayınlanacağını duyduğumda çok çok sevindim. Oyuncu seçimleri, çekimler, Feride’nin
çocukluğu hepsi hepsi harika ama Çalıkuşu bu değil.
Kitabın en etkileyici
yeri “Ben Gülbeşekeri’i çok sevdim “ kısmı, daha dizinin ilk bölümlerinde öylesine
heba oldu ya içim sızladı resmen.
Eğer kitabı hiç okumayanlar
varsa sanmasınlar ki Çalışukuşu böyle Kamran’a hemencecik teslim oluyor, sanmasınlar ki böyle
bir aksiyon, böyle birbiri ardına bitmek tükenmek bilmeyen dalavereler var kitapta…
Bu sadece Çalıkuşu’nun adını ve müziğini kullanarak yapılmış, kitaptan
tamamen uzakta bir dizi. Tamam onu da seyredin ama Çalıkuşu’nu bu sanmayın. İçim cız eder sonra benim, büyük bir haksızlık
olur o güzelim esere…
O dönemi, o dönemin
zor şartlarını, bağnazlıkları, körü körüne insanları lekelemeyi, saf bir aşkı,
bir hayat mücadelesini, bir erkeğin kaleminden bir kadının ruh halinin
böylesine güzel anlatılmasını okuyun, çocuklarınıza da okutun olur mu???
Ben bu haftasonu bilmem
kaçıncı kez tekrar okuyacağım ama bu sefer yeni basımından. Şimdiden heyecanlandım bak…
Haftasonunuz keyif
dolu geçsin…
This
post is about a Turkish Novel. I have written my feelings and how it is
important in my life.
I
wish you have a wonderful weekend...