Pazartesi, Mayıs 28, 2012

Bugün Bunu Sevdim...


1 | 2 | 3 | 4


 
Hava bir açıyor bir kapıyor  bir saat önce parmak arası terlik giyebilmeyi düşünürken  bir bakmışsın yağmur çizmelerini geçirmişsin bile ayağına.
İşyerinde oturduğum yerden baktığım manzarayı hiç bu kadar yeşil görmemiştim bunca yıldır. Her yer çoşmuş durumda, çiçekler o kadar neşeli ki. O yüzden çok da şikayetçi değilim ben yağmurdan.
Bu arada biz İSO denetimindeyiz şirkette, sadece şöyle bir uğrayabildim buraya haftamız çiçek gibi geçsin diye…

 
The weather is very changeable in the recent days here. When you are thinking to wear flip flop sandals, you can see rain boot on your feet.
But I am not complaining from this situation. Everywhere is green and I can see fresh red roses from window of my office. That is great.
Wishing a wonderful week like flowers...


 




Cuma, Mayıs 25, 2012

Haftasonu Kartı



 

Hepinize ışıl ışıl bir haftasonu diliyorum. Gülelim eğlenelim istiyorum..
Bir de şu (blank-mag) siteye bir göz atın derim, müzikler harika,  site harika, aferin: )

 
I wish everyone a sunshine weekend.
What a nice this website .... I loved the musics so much...

 






 


Perşembe, Mayıs 24, 2012

Desenli kağıtları nereden mi buluyorum???







Yorumlara cevap yazmaya başlayacaktım ama baktım ki yorumların çoğu desenli kağıtları nereden bulduğumla ilgili, tek tek cevap yazacağıma toptan buradan bilgilendireyim istedim hepinizi.

Bu konuda bana çok fazla mail de geliyor. Hemen hemen hepsini cevaplamaya çalışıyorum. Umarım şimdi yazacaklarım da sizler için faydalı olur.
Aslında ilk söyleyeceğim şey şu; bakmak ve görmek. Benim kafayı birşeye taktığım anda gözüm hep onu arıyor. İlk blogları gezmeye başladığımda yurtdışındaki bloglarda böyle desenli kağıtları gördüm ve nerden nasıl bulurum araştırmalara başladım.

Yurtdışında bu tarz ürünleri bulmak çok çok kolay, desenli kağıtlar, paket kağıtları, origami kağıtları... ne ararsan bulabiliyorsun. Ne yazık ki Türkiye’de satılan defter kabı, paketleme kağıtları çok zevksiz ve hep aynı tip. Yurtdışındaki gibi çok çeşit ve güzel desenleri burada bulmak çok zor. Nişantaş’ındaki bir kırtasiyede gördüm güzel desenli paket kağıtları ama onların fiyatları da oldukça yüksekti. Yurtdışında ayrıca rulolar halinde satılan duvar kağıtlarını da kullanıyorlar bu tarz kes-yapıştır işlerinde ki onları burada bulmamız da çok çok zor. Ancak internet üzerinden sipariş vererek ulaşabiliriz. Yine o duvar kağıtlarının bir kısmını Türkiye’de satan mağzalar var ama 55 cm genişliğinde ve 10 m. Uzunluğundaki ( yaklaşık) bir rulonun fiyatı 170.-€ falan.

Bizler çok fazla kırtasiye ürünlerine para harcayan bir toplum olmadığımız için böyle fiyatlar hepimizin gözünü korkutuyor.

Ben çoğunlukla küçük parçalar halinde kullandığımdan rulo halinde ya da paket kağıdı olarak bile almadım hiç. Ama getirebilseydim yurtdışına çıktığımda birkaç paket kağıdı almak isterdim, çekmece içlerini ya da dolap içlerini kaplamak için.
Gelelim ben nerelerden buluyorum. Aslında bir çok yerden;

Geçtiğimiz sene iki kez Londra’ya gitmiştim oradan 8 değişik desenden oluşan 40 sayfalık paketlerden 2 adet almıştım. Tek tek sayfa sayfa kopartıp kullanıyorum ama gözüm gibi de bakıyorum onlara. Hiçbir parçayı atmıyorum, çok idareli kullanıyorum yani. Çünkü konsept ürünler satan bir yerden almıştım, devamı yok yani.

Sonra dergilerden kesiyorum. Bizim eve her ay 2-3 dergi alınır, onların reklam sayfalarını çok kullanıyorum mesela.

Photoshop’da hiç denemedim, zaten kullanmasını da bilmiyorum ama Auto-Cad’im iyidir. ( Çizim programı) O programda kendim yapıyorum bazen basit olanları. Mesela puanlı, yıldızlı, çizgili kağıtlar.
Diyorum ya kafa hep aynı tarafa çalışınca mutlaka karşısına çıkıyor ya da yaratıyor insan.

Mesela alın bir düz dosya kağıdını renkli kalemlerle noktalar kondurun üstüne irili ufaklı, sonra renkli fotokopi çektirin devamlı kullanın. Ya da kuru boyalar ile alacalı alacalı boyayın. Bir arkadaşım bize gelmişti, masanın üstündeki boya kalemlerini kullanarak biz muhabbet  ederken bir defter sayfasını rengarenk boyamış, sonrada parmağı ile dağıtmış o renkleri. Ertesi gün masada gördüm o kağıdı ondan şekiller kestim düz mavi fon kağıdına yapıştırdım şimdi kardeşimin odasının duvarında duruyor ve bakan bayılıyor.

En çok da ETSY’den alıyorum. Orada digital kağıtlar var. Satın alıyorsunuz size dosyasını gönderiyor akşamına. Pdf ya da jpeg formatında. Onlardan renkli çıktı aldırıyorum fotokopicide. Birkaç tane aldınmı elinin altında 10-15 değişik desen oluyor, bittikçe git fotokopiciye bastırt.

Kırtasiyeden sadece düz renk fon kartonu alıyorum. Her uğradığımda 2 tane aldım ilk zamanlar, şimdi epey oldu.

Sonra gezdiğim bloglarda free olarak verilen kağıtları indiriyorum ve yine fotokopicide bastırıyorum.

Ayrıca iki seferdir İstanbul’da Nişantaşı’ndaki Muji mağzasından origami kağıdı satın aldım. Küçük küçük kare desenli kağıtlar. Paketi  yanlış hatırlamıyorsam 13 TL idi. Keşke farklı desenlerde hep getirseler.

Ben telif haklarına olabildiğince dikkat ediyorum bu arada. Mesela kullandığım fotoğrafların kime ait olduklarını esas kaynağına kadar inerek bulup öyle yazıyorum. Kaynak belirtilmeden yayınlanan hemen hemen hiç bir postum yoktur. Aynı şekilde bu desenli kağıt olayında da olabildiğince dikkatli olmaya çalışıyorum. Mesela ETSY’den aldığınız ürünlerin bazılarını ticari bir amaç için kullanamazsınız. Ben şimdilik herhangi bir şey satmadığımdan bu belki problem değil ama örneğin internetten indirdiğiniz desenli kağıtları izinsiz olarak herhangi bir  ürününüzde kullandığınızda o desenin sahibi sizi dava edebilir.

Çok yazdım değil mi. Şiştiniz: ) Sorup soracağınıza pişman ettim sizi…

Mesela şu sıralar desenli kağıt yerine kumaşlara takmış durumdayım. O kadar çok kumaş bakmışım ki desenlerinin sahiplerini bile hemen hemen tanır oldum. Tabii kumaş olayı kağıt kadar kolay ve düşük maliyetli değil. O yüzden yurtdışındakilerin desen ve renklerine bakıp burada onlara benzer yakın olanlarını bulmaya çalışıyorum. Şu yılan hikayesine dönen Eminönü’ne gidiş olayınıda bir gerçekleştirebilsem nerede ne satılıyor bir bilsem rahatlayacağım..

İşte böyle …  Umarım işinize yarar bu bilgiler. Sorularınız olursa lütfen yazın seve seve cevaplarım.

Bu arada diğer yorumları da en kısa zamanda cevaplayacağım, yani umarım….



This post is about patterned papers. We can not find nice patterned papers as we want in Turkey.
My followers have asked me that where did I find my papers on previous post. I wanted to share with them my patterned papers sources. You already know them.

-ETSY
-Free download
-I make it myself with drawing programes
That's all: )




Çarşamba, Mayıs 23, 2012

Yağmur Damlası Sarkıtı




Ne zamandır kes – yapıştır işi yapmamıştım. Gözüm kumaşlardan başka bir şey görmez olmuştu. Ama kırtasiye malzemelerinin durduğu dolaba her yaklaştığımda aklım onlarda kalıyordu.
Keşke hayattan avans zaman alabilsek: )
Neyse işte geçenlerde defterime baktım. Yapılacaklar listesine yazmışım da yazmışım. Hepsi dikişle ilgili, çoğu da hediye olacak. Biran önce o listeyi tamamlamam gerek yoksa bana huzur yok.
İşte o listenin bir maddesi de bu sarkıttı (bunada sarkıt diyorum artık bir adı varsada bilemem, benim lugatımda sartıktır sarkan herşey).




Bir çok blogda ve pinterestte gördüm, benim kelebeklilerin ( Biri buydu, diğeri de bu) başka bir versiyonu. Çocuk odaları için inanılmaz şirin bir süs. Aklımda başka versiyonları da var ama ona ne zaman sıra gelir bilmem. Çünkü ben bir yaptığıma bir daha dönemiyorum. Bu bitti gelsin yenisi modundayım sürekli. Belki birkaç tane daha yapsam bu sarkıttan çok daha farklı metodlar bulacağım, çok daha şirin ve kullanışlı olacak. Ama yoook ben illa bilinmeyene yelken açacağım…




Yapımını ayrıntıları ile anlatmaya gerek yok aslında. Malzemeler belli. Desenli kağıtlar, yapıştırıcı, kalem, ip ve halka olarak da etamin işlerken aldığım kasnağı kullandım.
3 değişik boyutta yağmur damlası çizdim kağıda, sonra onları kalıp yapıp desenli ve düz kağıtlardan bir sürü yağmur damlası kestim. Desenli kağıtların iki yüzü içinde ayrı ayrı kesip birbirine yapıştırdım ki iki tarafıda aynı olsun, hem böylece biraz daha kalın oldular.





Düz kağıtlar bildiğiniz fon kartonuydu, araya onları serpiştirdim, pembeli mavili. Fon kartonlarını önlü-arkalı yapmadım ama, nasılsa iki tarafıda aynı renk ve kalın diye. Sonra masanın üstüne sıra sıra dizdim hepsini, renklerini falan ayarladım. İki düz renk ya da uyumsuz renkler ya da aynı tonlar yan yana gelmesin diye. İlk önce tedirgin oldum daha önce hiç kağıt dikmemiştim dikiş makinasıyla, ama bastım gitti. Ben kelebeklileri yaparken iki kelebeğin arasına ipi koyup yapıştırıyordum. Tabii çok sağlam olmayabiliyordu bu yöntem makinayla dikmeye göre ama görüntü daha iyi oluyordu. Tabii  onun için de daha kalın bir ip kullanıyordum ki bu yağmur damlalarında iyi durmazdı. (İyi ki de detaya girmedim yani)
Aklınıza takılan bir şey olursa sorabilirsiniz, yeter ki siz yapmak isteyin harika şeyler çıkacağından eminim.




In recent days, my interest in sewing is too much. I want to learn how to make different pillows, baby blankets, aprons and bags....

I need much more time. I wish, we could get a little advance time from future.

I have very long to-do lists. For instance,I want to sew tote bags for my friends. But at the same time I missed my patterned papers and other stationery materials so much also.

Anyway this rain drop mobile was on my list also. I saw many different types of beautiful mobiles on pinterest and I decided to make rain drop mobile for my friend's baby a few days ago.

We liked it a lot and I want to make it again with different papers .













Pazartesi, Mayıs 21, 2012

Mayıs = Papatya + Erik







Düğün düğün düğün dedik,işte oldu da bitti, gittik de geldik bile: )

Gidişimiz bir felaketti, tam o yağmurun bastırdığı anda biz Gebze’ye ulaşmaya çalışıyorduk Yalova Feribotu için. Neyseki Teyzemin kızı yanımıza bol gıda maddesi almış, yoksa ne yapardık.

Sanki hiç arabada yememişiz gibi, kendimizi feribota atmamızın ardından yaşadığımız gevşeme ile bir de feribotta yedik,  arkasındanda 1 kilo köfte. Eee sabah mükellef bir kahvaltı, öğleden sonrada gelin alma merasimi sonrası kurulan sofrada özlediğim her ne varsa… Sonuç; elbise kastı: )

Halbuki böyle dümdüz dökümlü duracaktı o elbise üstümde. Tabii bu konuya da fazla takılamadım bir saatten sonra saç baş, elbise, ayakkabı masal oldu…



Ama gelinimiz harikaydı, prenses gibiydi.  Umarım çok çok çoook mutlu olurlar bir ömür birlikte. İkisinin de gözlerinin içi gülüyordu birbirlerine bakarken.  Şimdi balayındalar ama işin komik tarafı kimse nereye gittiklerini tam bilemiyor: ) Amerika ama tam Amerika değil, oraya gelmeden önce !!! bu ne yaaa… 

Neyse gelince öğreneceğiz artık, hem nasıl olsa artık İstanbul’dalar.

Bu papatyalar onlar için olsun.



Bana baharı anlatan iki şey papatya ve eriktir. Balıkesir’de bahar geldimi bizim evin önündeki arsa silme papatya dolardı, daha önce de sanırım bahsetmiştim, sabahtan akşama orada papatya toplardım, evimizin arka balkonu kavanoz kavanoz papatya olurdu. Sonra tam eve gireceğimiz saatte aklıma eser , aşağıdan anneme seslenirdim, ben teyzemlere gidiyorum diye. Bir giderdim 4-5 gün kalırdım orada, ooff ne keyif. Tam balkonlarının önünde kocaman bir erik ağacı vardı. Hayatımda yediğim en güzel erikler. Mayıs ayı devamlı oradan erik toplamakla ve yemekle geçerdi. Şimdi dişlerim çok çabuk kamaşıyor.  

Bütün çüçekleri seviyorum ama papatyanın yeri bir başka bende.



Anneler gününde, annemle konuştuktan sonra babam aldı telefonu. Sabah yürüyüşe gittim, dönüştede sizin yokluğunuzu annenize hissettirmemek için yoldan papatya topladım sizin adınıza ona verdim dedi : ) Sonrada bir de küçük tost makinası aldım bol ketçaplı yiyeceğiz diyince bizde romantizimden eser kalmadı. Bol ketçaplı tost da nereden çıktı şimdi, ketçap neeee. Sen by-pass oldun yaa baba ooffff…




My cousin's wedding was great. We had fun and she was amazingly beautiful.
They are abroad for honeymoon now and I wish them a happy marriage.

These daisies are for them today...

I think, The spring means plum and daisy. When I was a child in Balikesir. I used to pick daisies during all day. And There was a big plum tree in my aunt's garden. They were the most delicious plums I have ever ate until now.

I wish you a happy week with these my lovely daisies.







Cuma, Mayıs 18, 2012

Haftasonu Kartı - Düğün Dernek...





Ne yoğun bir haftaydı yine.  Hiçbirşeye yetişemedim. Akşamlarım da doluydu, ne dikiş diktim ne fotoğraf düzenledim, ne de kestim yapıştırdım. Ama  önümüzdeki hafta tam konsantrasyonla dalacağım dikiş olayına.

Bu arada ben birazdan çıkıyorum, Balıkesir’e gidiyoruz, düğün var. Dayımın torunu evleniyor.  Ne çabuk büyüdü anlamadım, daha dün gibi yaramazlıkları. Beni banyoya kitlemişti. Buhran geçirmiştim kapı açılmazsa çilingir gelip beni görürse diye.

Kimbilir ne güzel olacak gelinlikle yarın. Biz de uzun aradan sonra tüm sülale vur patlasın çal oynasın yapacağız. Biz küçükken herkeslerde gençken o kadar güzel olurdu ki düğünler. Umarım  yarın da bol bol eğleniriz.




Bizimkiler de zaten burnumuzda tütüyordu. 2  gün 2 gündür, az da olsa özlem giderebileceğiz. Hem nasıl olsa yaz geliyor bizim  Altınoluk seferleri başlar.

Konuyu bir türlü getiremedim fotoğraflara: ) Kopuk kopuk yazdım, gözüm saatte ha çıktım ha çıkacağım diye..
Diyeceğim şu; küçücük dokunuşlarla evimize bir bahar havası, masalarımıza neşe getirebiliriz.



Hatırlıyorsunuz değil mi, kahvaltı soframızı. İşte o günden kalma bu fotoğraflar. Grafon kağıdını taa kedi merdiveni zamanlarından severim ben. Rengarenk olsun elimin altında isterim. Zaman zaman aklıma gelirler çıkartırım. Mesela dün akşam da annemle babamın hediye paketleri için çiçek yaptım yapıştırdım. Yok yok süprizi kaçmadı hediyenin. Annemle babamın internete olan mesefaleri Ay’a olan mesefelerinden bile fazla. Anneme internetten birşeyler gösterdiğimde, hiç anlamadığını çaktırmadan, hııım güzel diye geçiştiriyor, babamsa bana Beşiktaşı aç diyor kucağına alıyor sayfa bitene kadar okuyor spor haberlerini, sonra bu bitti diye sesleniyor, biz başka bir sayfaya tıklıyoruz okumaya devam ediyor…






Neyse işte  çocuklarınızın doğum günlerinde, yazın bahçelerdeki, balkonlardaki sofralarda belki yarım saat bile sürmeyecek bir kesme-biçme işlemi neticesinde yüzlerde gülücük görebilirsiniz.

Hepinize neşeli bir haftasonu diliyorum. Bize de iyi yolculuklar.



Do you remember our spring table for breakfast? These photos were taken that day.
I love colorful paper for the set of table. It is very simple but in the same time it looks so cheerful.
A few hours later, We'll set off for my cousin's wedding in Balıkesir.

I'll be here on Monday and I wish all of you have a colorful weekend.









Perşembe, Mayıs 17, 2012

Bugün Bunu Sevdim - 3 BY FRYD Magazine



 

Sabahtan beri bir türlü bakamadım bloğa, yorumlara cevap yazacaktım olmadı. Ama aklımda şu elimdeki işi bitireyim hepsini cevaplayacağım.

Ben işlerle cebelleşirken siz de severek takip ettiğim Jeanette Lunde’nin online dergisine göz atın istedim. O kadar yetenekli ve zevkli ki, renklerle o kadar güzel oynuyor ki. Ve ben bugün öyle mutluyum ki: )

Neyse işte daha önceki ilk iki saysı da burada. Keyifini sürün.





I am very busy today.  I could not write any reply of your comments yet. Do not worry, it is in my mind and I'll answer them as soon as possible.
But when I am working crazy, I want to share an amazingly wonderful online magazine of Jeanette Lunde. It is full of inspirations and cheerful colors.
If you want to look at the first two previous issue, please click here.



 



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...