Hava soğuk olduğu için,
Cumartesi günü deli danalar gibi dışarılarda dolanıp durduğumuz için
ve evde tozdan yumaklar oluştuğu için Pazar günümüzü evde geçirip faliyetten kendimizi kaybettik...
Cumartesi günü deli danalar gibi dışarılarda dolanıp durduğumuz için
ve evde tozdan yumaklar oluştuğu için Pazar günümüzü evde geçirip faliyetten kendimizi kaybettik...
Sabah her zamanki gibi ilk ben açtım gözlerimi ve yeme- içme sorumlusu olarak doğru mutfağa gittim.
Dolapta yine eser miktarda kalan kahvaltılıklardan bir sofra hazırlamaya koyuldum. Ekmeğimiz bile olmadığı için bari markete gideyim derken simitçinin sesi ile irkilip sesin geldiği yönü bulabilmek için evdeki bütün pencereleri dolaştım ve sonunda simit almayı başarabildim. Ama tabii bunca hareketi parmak ucunda yapamadığım için (ki bu kasıtlıydı) kardeşim uyanıverdi...
Apar topar masayı hazırladım ama, yeni heves evimizin fotoğrafçısı olarak uyduruk kahvaltımızın fotoğraflarını çekmek için hop oraya - hop buraya kondum. Kardeşimin sabırsız bakışları altında (ki 2. fotoğrafta "eee hadi artık yeter acıktım" diyen gergin ellerini görüyorsunuz) şaka da - şuka da aşağıdakileri çekiverdim.
Pazar günü faaliyetlerimiz ileriki postlarda sizlerle olacak.... dıdı dıııııı......

