Yeni Tutkum ve Anlatasım varmış...




Bu sıralar yeni takıntım bu. Tam benlik bir iş, içinde kağıt var, ölçme-biçme var, kumaş var, detay var… Hem benim gibi çabuk sıkılanlar için de çok güzel bir uğraş, habire farklı desenlerdeki kumaşlarla haşır neşir oluyorum, onun yanına bunu, bunun yanına şunu derken puzzle gibi tamamlıyorum parçaları.

Evet biraz uğraştırıcı bir iş, evet milimetrik çalışmak gerekiyor ama ben seviyorum böyle işleri.
Geçenlerde düşündüm de ben zaten nerede olmadık iş, pis iş var onu seviyorum.

Çöp atmak, çöp kutularını temizlemek, tıkanmış lavaboları açmak, dolaba kaldırılacak şeyleri streç filmle sarmak,  çekmece içlerini toparlamak… Bunları neden sevdiğimi ya da yaptığımı da düşündüm; ben yaparım yaa, ne olacak, maksat birileri boş ve tertemiz çöp kutusunu görünce sevinsin… Böyle de düşünceliyim yani: )

Sabırsızım derim ama başladığım bir işi de kolay kolay yarım bırakmam, ağlaya ağlaya da olsa bitiririm, bitince de unuturum çektiklerimi. İnadım sabrımı yener yani… Çoğu işi de ayıp olmasın diye yaparım.

Babam yüzünden belki de böyleyim, “bir işe başlamak onu yarıya yarıya bitirmektir” lafını çok duydum ondan, ödevlerimi hep son güne bırakırdım sonra ağlamaya başlardım, babam hemen “yaa tamam sonunu düşünme, sen bir başlığı at gerisi gelir” derdi, gelirdi de… Önemli olan ilk adım yani. 

Annemin de babamdan kalır bir yanı yok aslında. Mesela ararım annemi, yaptığım bir şeyi anlatırım hevesle; şöyle şöyle yaptım, kestim, sonra diktim, ayy çok sevdim, çok güzel oldu derim; Onun cevabı ise;  “ee  yapınca olur tabii, olmaz mı” … Hevesin kursağında kalır, bir şey başardım duygusunu yaşayamazsın, ne yani çok mu kolay, herkes mi yapabilir?? Küçükken içerlerdim bu duruma, annem de beni hiç takdir etmiyor derdim, o yüzden herhalde bir işte başarılı bile olsam hiç gözümde büyütemedim, hiç havalara giremedim.

Sonradan düşündüm bu kelimenin üstüne; “ yapınca olur” …  Evet bu konu üstüne çok çok uzun yazabilirim ama kısaca olay şu; YAPMAYI SEÇMEK…

Yabancı bloglarda görüyoruz, çok basit figürler, desenler yapıyorlar, iki zig zag bir çizgi falan, bakıyorum ee ben de yapabilirim diyorum, ne var ki bunda… ama yapıyor muyum yoooo… İşte aramızdaki fark diyorum sonra, bu kadın es geçmemiş, basit diye küçümsememiş,  oturmuş yapmış… Zamanını vermiş, emeğini vermiş, düşünmüş, tasarlamış, renk seçmiş, sonuçta belki yine kalp çizmiş: ) Ama çizmiş… İlla mucize yaratmak ya da hiç kimsenin yapmadığını yapmak değil ki önemli olan… sadece yapmak…

Bir çok kişi bana bu konuda kızıyor, ama ben inatla diyorum ki; yapamıyorum diye bir şey, bilmiyorum diye bir şey yok, hele ki bu devirde… Sadece tercih etmiyorsun ya da gerçekten istemiyorsun… ki bu da bir seçenek, herkes gördüğü herşeyi yapacak diye bir şey yok ki… Herkesin önemlisi birbirinden farklıdır neticede… Kimi harika sofralar kurmayı tercih ederken diğeri onunla zaman kaybedeceğime 10 sayfa fazla kitap okurum diyebilir… Kim neyle mutluysa onu yapsın zaten…

Haa şöyle de diyenler çok; benim elim yatkın değil, hiç kimsenin eli ilk yaptığı işte süper olamaz ki, zaten olması da imkansız… Herşey zaman ve yılmadan denemekle ilgili… Kimi 2. denemesinde kimi 10. denemesinde yakalar istediğini, tekrar tecrübeyi getirir yani.

Daha önce yazmıştım ama; Bundan yaklaşık 3 yıl önce annemler bizdeyken, internette bir peçete kenarı süsleme gördüm, hadi bunu yapalım dedim, Funda, ben, annem oturduk, elimizde iğne iplik, dikmeye başladık, ay annem bana nasıl sinirlendi, nasıl kızdı, o nasıl iğne tutmak diye, (hala da tutuşumu beğenmiyor ya neyse, şöyle serçe parmak hafif havalanacakmış) aklına geldikçe söylendi, yattığı yerden konuştu, Funda da kıs kıs güldü…  Neticede onlar belki iğneyi çok güzel tutuyorlar ama bir sürü mama önlüğü diken benim: )

Yıllar önce bir arkadaşım anlatmıştı, yanlış hatırlamıyorsam bunlar iki arkadaş ya lisedeyken ya da üniversitedeyken bir yere gitmişler (neresi olduğunu hatırlamıyorum) her yer baştan aşağı kitap dolu, yer gök kitap… Arkadaşı arkadaşıma demiş ki; bu odadaki kitapların hepsini okumak isterdim…
O gün okumaya başlasa belki şimdi o oda kadar olmasa da epey bir kitap okumuş olacaktı demişti arkadaşım bana. Belki çok basit bir hikaye ama nedense hiç unutmadım ben bunu.

Nereden nereye geldim… Haa bir de şu var; herşeyin bir zamanı… Bu konuyu da başka bir darlandığım zamana saklayayım…

Not: Bu yaptığım iş “english paper piecing” diye geçiyor, googleda ararsanız yığınla bilgi ve nasıl yapıldığına dair görsellere ulaşabilirsiniz. Eğer bir haftasonu fırsatım olursa ben de adım adım yapım aşamalarını fotoğraflar sizinle paylaşırım.

Mesela harika bir resimli tarif için buraya kesin bakın...


02/10/13 İlave ; 

Gelen yorumlardan sonra yazdıklarımı şöyle bir okudum da sanki anneme haksızlık ediyormuşum gibi hissettim; Aslında hepimiz belki annelerimizin bir ya da iki adım önündeyiz ama özümüzde onlarız. Ben eğer inatcıysam, yaptığım işler düzgün olsun diye kendimi yiyorsam bunun tek sebebi annemdir. Annemin düzensizliğe, dağınıklığa, uydurma işe, yapmış olmak için yapmaya tahammülü yoktur.  Evet belki aklım ermezken içerliyordum annemin o lafına ama büyüyünce anladım aslında beni takdir ettiğini. Yapmayı seçtiğim için benimle gurur duyduğunu.

İğneyi düzgün tutma olayına gelince; işte onu hiiiç takmıyorumJ Zaten bizimkiler bana ne zaman kızsa, ne zaman birileri benimle dalga geçse eğlenirim ben… Çünkü hedefe kitlendim mi gerisinin teferruat olduğunu biliyorum, neyi neden yaptığımı ya da yapmadığımı biliyorum…  yani kim ne demiş, kim ne düşünüyor pek takılmam, benim derdim hep kendimle, kendime hırslanırım ben. İstesem, amacım iğne tutmak olsa onun da hakkını veririm biliyorum ama bırak dalga geçsinler diye ses etmiyorum : )

Çok kendinden emin yazdım ama artık o kadar da olsun bu yaşta diye silmiyorum: )


. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .  


My recently passion is this " english paper piecing". Full accordance with my personality, I love paper, colorful fabrics, measuring, cutting and detail...

This is my second trial, Firstly, I made a hexagon piecing pillow. I think it is an addictive...

You can find many tutorials, if you search on google as "english paper piecing".


I also talked about the fine line between making and deciding to do. I think, the most important thing is "decision". If you decide to do something it is already done.








63 yorum :

  1. ne güzel anlatmışsın motivasyonun önemini, değerini..ben de gördüğüm her güzelliği yapmaya çalışıyorum, çabalıyorum elimden geldiğince ve vaktim oldukça. Mutlu ediyor beni basit olsa da yarattığım minik şeyler. Senin blogun inanılmaz bir kaynak benim için, teşekkürler Ayda:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Esas ben teşekkürler ediyorum, herşey paylaşınca güzel:))

      Sil
  2. this is looking great already!

    YanıtlaSil
  3. Herkes sizin yaptiklarinizi yapabilmek isterken teyzecigimin yapilanlari gereksiz bulmasini o kadar iyi bilirim ki ahh ahh :)

    Geçen hafta dikiş makinesi aldim. Ve onu almak için bi kaç yil bekledim hep hayalimdi. En sonunda maddi manevi hazir oldum ve bu işe el attim. Annemse o makineyi almamam için elinden geleni yapti. Yapamazsın, edemezsin, alır kenara atarsın gibi laflarda cabasi. Dikişte yeniyim ilk kez kullanıyorum buna rağmen yaptığım amerikan servisler çok güzel oldu ve instagramda guzel yorumlar aldım. Mutluyum ve annemin yüzünü kara çıkaracağım çünkü mutlu oldugum bu hobiden gelir de elde edeceğim.

    Ben çok seneler önce danteli de çok sever ve öğrennek isterdim. Anneme öğretmesi için çok istekliydim. Fakat o kendi güzel yapmasına rağmen iyi anlatamazdi anlatmak istemezdi ve o inatla( liseden sonraydi) bir dergiden baka baka yapmıştım. Şu an netten bile örnek cikarabiliyirum :))

    Velhasili sizi çok iyi anliyorum o kadar güzel duygularima tercüman oldunuz ki..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsan isteyince yapamayacağı şey yok. Birilerinin birşey öğretmesini beklemek de zaman kaybı, her koyun kendi bacağından asılır lafı ne kadar da doğru, bak netten örnek bile çıkartabiliyormuşsun ohh ne güzel yaa...

      Sil
  4. Bir şeyleri yapmaya başlamak gerçekten önemli, yapınca oluyor...anneniz çok haklı...ama hiç kimse sizin yaptığınız ve emek verdiğiniz ürün için verdiğiniz cabayı ve sabrı bilmez yani yapmayan anlamaz...güzel şeyler yapıyorsunuz, ellerinize sağlık, bunlar da çok çıtı pıtı olmuşlar :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok çok teşekkür ederim.

      Sil
  5. Ellerine sağlık, renkleri ne güzel yerleştirmişsin, titiz çalışman, ince işçiliğin buradan belli oluyor canım:)

    YanıtlaSil
  6. O kadar keyifli bir yazı ki oturdum baştan okudum ... Sanki annemi tanıyorsun da onu yazmışsın :) acaba bütün anneler mi aynı yoksa tesadüfi bir şekilde bizimkiler benziyor mu ?
    Ve yapmak , kesinlikle bütün mesele bu . Anlattığın hikayeye basit demişsin ya bence değil , her şeyi özetliyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Tüm anneler olmasa da bir çoğu birbirine benziyor...

      Sil
  7. seviyorum ya hu, daha ne diyeyim

    YanıtlaSil
  8. Anlaşıldı tatlım biz beraber bi yemek yiyelim tez vakit, anlat anlat dur hallerimiz :D ig'ye de yazdım hani güzel olan şeylere 'baklava börek'denir ya (en azından ben öyle derim (bu parantez açma işi de bir sende bir bende yani neyse:)) ), işte bu baklava desenli patchwork (patchwork de diyebilir miyiz) tam baklava börek olmuş! Hoop kapa parantez :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Benim için hava hoş seve seve buluşurum...
      Haa patchwork de diyorlar buna, sanırsam ana başlık , alt başlık ; english paper piecing:))

      Sil
  9. Bide " yapa yapa öğreneceksin " ve icinden gelecek insanin " var bol bol duydugumuz :)))) yine yine süper anlatmışsin arkadaslara katılıyorum tercüman oldun , içimden geliyordu ama ne yapacağımı bilmiyordum sana bu sebeble cok minnattarim sayende hevese geldim kılavuz oldu sayfan. Yaptıklarım süper şahane mi !!!!! Olsun ben mutlu oldum mU o an hepsi bu :))))) aman aman benim de cok yazasın varmış :))))))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)) yaz ben Yaseminciğim...

      Eğer bir kaç kişinin mutluluğuna vesile olduysam ne güzel, daha çok paylaşmak istiyorum ama eski iş tempoma geri döndüm resmen:(( Neyse Allah'tan umut kesilmez...

      Sil
  10. Yazı çok etkileyici :) anne babamı hatırladım sanırım tüm ebeveynler birbirine benziyor :)
    bu görseldeki resim nasıl ortaya çıkıyor tarifi olacak mı? ben de pek becerikli değilimdir ama öğrenmeye pek meraklıyımdır ;)
    sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu sıralar çok yoğunum, haftasonu dahil çalışıyorum, bir de araya bayram falan girecek, yani bu yakınlarda bunun anlatımını yayınlamam çok zor, ama bahsettiğim gibi google da fotoğraflı ve detaylı çok anlatım var. yazının NOT kısmına nasıl aratacağını yazdım. Ben onlara bakarak yapmaya başladım..
      Bu arada sanırım öyle, tek tip bu ebeveynler:))

      Sil
  11. Yaşamımızı kendimiz belirliyoruz. Kendimizi olduğumuz gibi kabul etmeli, olumlu yönlerimiz gibi olumsuz yönlerimizi de görmeliyiz. Ancak bu sayede amaçlarımıza daha kolay ulaşabiliriz. Senin de söylediğin gibi herkes herşeyi yapmak zorunda değil. İnsan enerjisini ve zamanını "olmaya çalıştığı benlikler için harcamamamlı" diye düşünüyorum. Sadece kendi olmalı. Zamanla insan kendisini keşfediyor zaten,sadece doğru zamanı beklemek gerekli. Yani çok kasmaya gerek yok.

    Yazdığın herşeye katılıyorum :)

    Ahh bende darallardayım keşke oturup karşılıklı konuşabilseydik.

    Bak ben bu şiiri çok severim, çok anlam ifade ediyor benim için.

    Eğer zirvede çam olamazsan,
    Vadide bir çalı ol, ama ol.
    Derenin yanındaki en güzel çalı sen ol,
    Ağaç olamazsan küçücük bir çalı ol.
    Çalı olamazsan bir parça çimen ol,
    Süsle, şenlendir bir yol kenarını.
    Balina olamazsan küçücük bir balık ol,
    Ama göldeki balıkların en kıvrak olanı.
    Hepimiz kaptan olamayız, tayfalar da olacak,
    Hepimiz için yapacak birşeyler var dündaya.
    Büyük işlerde var küçük işler de,
    Yapmamız gereken şey yanıbaşımızda.
    Anayol olamazsan ol bir patika,
    Güneş olamazsan ol bir yıldız,
    İster büyük ol ister küçük,
    Her zaman en iyi ol yalnız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahhh Sebiciğim ne güzel anlatmışsın, ne güzel yazmışsın, hele şiir tam oturuyor bu yazıya...
      Ben de çok istiyorum seninle oturup konuşmak, dertleşmek, eskiden çok şehir dışına çıkardım iş nedeniyle, yine öyle olsa kesin haber vereceğim sana...

      Sil
  12. ahh yoruma eklemeyi unuttum, harika yapmışsın kuzum :)

    YanıtlaSil
  13. Красиво и радостно:)

    YanıtlaSil
  14. Okumayı en sevdiğim blog oldun, 5 ay önce keşfettiğimden beri. Bakış açını, aile ilişkilerini ve yaptıklarını çok seviyorum, enerjin ve iyi niyetin daim olsun ömrün boyunca...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim güzel dileklerin için Sedacığım:)

      Sil
  15. Renkler muhteşem olmuş yine.Ben de bunların altıgen parçalarla yapılmış hallerini seviyorum eğer kesmekle uğraşmayayım dersen geçen senelerde gittiğim Kumaş Sanatları Derneğinde(şu meşhur Perihan Abla sokakta olan) hzır kesilmiş halleri var birkaç çeşit.Benim eşim bilgisayardan anladığı için çizmişti bir programdan bir sayfaya bir dolu ben onu yazıcıdan çıkarıp çıkarıp kesiyordum oldukça kolay oluyordu çünkü söylediğin gibi milimetrik olması lazım her bir parçanın.Hoş elin alışınca o milimetrik olmayanıları da çaktırmadan aralara katmaya da başlıyorsun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında lk denemem altıgen olandandı, küçük bir parça yaptım, hatta ondan yastık bile diktim de fotoğraflayamadım henüz. Ben de iş yerinde çıktısını altım evde kestim kağıtları, neyseki öyle kesme işlerini sevdiğimden zor gelmedi.
      Bence altıgen baklavaya göre daha şirin ve birleştirmesi kolay. Bunda çok sivri uç olduğundan birazcık sevimsiz...
      Ama zevkli:) Umarım ben de iyice ustalaşırım da hataları aralara katmayı beceririm:)

      Sil
  16. Ellerine saglik, cok guzel gorunuyor. Ben de ince isleri (lavabo temizlemek gibi olanindan olmamakla birlikte) ve ayrintilari severim. Soyledigin gibi, insan isteyince oluyor. Ben bunu dil ogrenmek istedigini soyleyen ancak ogrenemedigini iddia edenlere pek soylerim. Onemli olan istemeyi bilmek, istedigin ugrunda caba gosterebilecek cesarete sahip olabilmek. Bu arada, Steve Jobs'un filmini (2013) ozellikle oneririm bu konuyla ilgili olarak. Kendisini basariya goturenin, kendisinde otekilerden farkli olan neydi gormeye yardimci oluyor. Motive edici oldugunu dusunuyorum.
    Bu arada, senin projene benzer eger 'hexagon'lar da yapmak istersen benim sayfamda hem fotografli aciklamali adim adim tarifi, hem de ucretsiz ciktisini alabilecegin farkli boyutlarda hexagon sekilleri var. Link burada: http://homeofhomemadetreasures.blogspot.com.au/2013/03/tutorial-how-to-make-fabric-hexagons_6.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bak bilmiyordum o filmi kesin seyredeyim, hayatını okuduğumda da çok etkilenmiştim...
      Dil öğrenme konusunda da sana katılıyorum, bak ben hala ısrarla öğrenmek için çabalıyorum, yalan yanlış da olsa yazıyorum, bu konuyla ilgili de belki bir gün bir post yaparım..
      Bu arada senin tarif harikaymış, postta ekleyeyim de herkes baksın. Ellerine sağlık.

      Sil
    2. Blogumda birden bire Turkiye'den okuyanlar sayisinin arttigini farkettim. Sonra bu sayfada kumastan altigen calismamin tarifine verdigin gondermeyi farkettim. Hosuma gitti :-) Dilerim faydali olmustur.

      Sil
  17. Çok güzel anlatmışsın, bayıldım bu yazıya :)
    Evet, tercih etmek, istemek, motive olmak gerekiyor öncelikle. Sonrası geliyor bir şekilde.
    Bir de herkesin önceliklerinin ve seçimlerinin farklı olması çok güzel oluyor, biraraya gelince herkesten farklı bir güzellik çıkıyor, çeşitleniyor ortam. Ben mesela el işleriyle hiç ilgilenmiyorum, buna vakit ayırmayı tercih etmiyorum, dediğin gibi otursam yaparım, hem de en güzelini yaparım :P ama istemiyorum. Ama bakmaya, izlemeye doyamıyorum, senin üretimlerin gibi şeyleri gördükçe içim açılıyor. İyi ki herkes farklı birşeyler yapıyor, hayatımıza renk katıyor :)
    Bu vesileyle sizinkilerin ellerinden öperim, harika ebeveynler onlar! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel anlatmışsın. Herkes aynı şeyi bile yapsa, herpimizin bakış açısı, zevki, önemsediği şey farklı olduğundan ortaya çıkan şey birbirinden farklı olacaktır işte bu da hayatın rengi:)
      Bu arada onlar da seni öper:)

      Sil
  18. tıkanmış ne varsa açmaya bayılırım!

    evimde de hayatımda da :)

    YanıtlaSil
  19. Mükemmel yazı olmuş bence. Bazen konunun dışına çıkıyorum diyorsun ya işte bende tam bunu seviyorum ♥ Keyifle okuyorum her bir satırı, merakla bekliyorum neler yaptıklarını.. Boşver beğenmesinler iğne tutuşunu ama her yönden kabiliyetli bir bayansın sen. Keyifle bekliyorum her bir adımını. ♥ Sen çok yaşa emi ♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Ne mutlu bana, umarım hep aynı zevki yaşarsın burada...
      Ve hepberaber çoook yaşayalım

      Sil
  20. Nasıl güzel olmuşlar sahiden de, nasıl milimetrik? Maşallah vallahi ve tebrikler bir de sevdiğin bütün pissss işler için :)) Haklısın birileri yapmalı ;)
    Kumaş desenleri çok güzel, ellerine sağlık Nohut bacım, tebrik ediyorum seni, devamını ve daha çok fotoğraflısını diliyorum bir de :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)) hahaha tıkalı lavabo olunca çağır beni...

      Sil
  21. evet büyüklerimizin bazı sözleri yıllar sonra algıladığımız gerçeklere dönüşüyor ama bazende geçmişe bakıp bana şöyle davransalarmış dediğimizde olmuyor değil? gün geldiğinde bizde öyle olacakmıyız acaba diye düşünüyorum da pek bir cevap bulamıyorum zira benim çocuğum yok kardeşlerin yeğenlerin var onlara da ne kadar söz geçirebiliriz ki artık herkes benim çocuğum kolay doğurmadım laf edemezsin kızamazsın nasihat edemesin ben öğretirim doğrusunu deyip buldumcuk şekilde sahipleniyor ya :) neyse buna da kafa takmayalım şimdi unutalım desem de unutulmazda sabırla üstesinden gelinir veya inat edilir hatırlanmamaya çalışılır :) bende dağıldım bak konudan konuya ama olsun sohbet güzel şey vesselam..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her kuşak birbirinden o kadar farklı ki, sadece empati kurmak gerek, hemde biraz fazla, hemen yargılamamak, biz böyleydik diye gelecek kuşakların öyle olmasını beklememek... Sadece sakince düşünmek gerek... Eskiden ne vardı, şimdi ne var... Eskinin önemlisi ile bu günün önemlisi... Bizim elimzidekiler, bu dönemim çocuklarının elindekiler, bizim annelerimizin eğitim düzeyi ile bu günkü annelerin eğitim düzeyi...
      Benim de çocuğum yok ve bu günün çocuklarını ve ebeveynleri anlamak için eper bir durup durup düşünüyorum:)

      Sil
  22. birde birşey merak ettim en son iş bitince kağıtlar çıkarılıyor dimi içinden

    YanıtlaSil
  23. ay çok güzel görünüyor lütfennnn yapım aşamalarını da paylaşşşşş :)

    Öperim!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yukarıya yeni bir link ekledim, bak orada harika gösteriyor... Umarım ben de eklerim birgün.

      Sil
  24. annem el sanatları öğretmeni ve ben 30 yaşımda kanaviçeye merak sardım..onun söylediği tekniklerin hiçbirini yapmadan kendimce işleyip duruyorum, bir işi sadece yapmış olmak için yapmamak da önemli ama "sadece yapabilmek" benim için detaylardan daha önemli..öyle güzel bir konuya değinmişsiniz ki içimden tam da geçtiği gibi..ellerinize sağlık..bu arada annem işlediklerimin ön taraflarına bakınca hakikaten gurur duyuyor benimle:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben zaten birine muhtaç olma fikrine de tahammül edemiyorum. Bir şey öğrenmek istiyorsam onu da kendim öğrenirim:))
      Ortaokulda da lisede de böyleydim ama, önemli olan benim kafama yatması.
      Benim de öğretme yanım pek iyi değildir mesela, ben yaparım sadece:))
      Dediğin gibi sadece yapmak zaten esas önemli olan... Gerisi sonradan kendiliğinden geliyor...

      Sil
  25. Ne güzel yazı, biz kızlar annelerimizle hep bi çekişiriz onları çoook sevsek de.Kaybedince de içimiz sızlar, olsa da beni eleştirse diye, tıpkı benim gibi. Yapmakta olduğunuz iş de çok güzel, asıl onu atlamayalım. Naçizane ben de bloğumda patchwork anlatıyorum. Sakıncası yoksa bu tekniği anlattığım linki vereyim.
    http://www.keyifolsun.com/2013/05/ilk-eserim-tutacak.html
    sevgiler :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler, ne güzel anlatmışsın sen de, bak süper oldu şimdi, isteyenler buradan da bakar, çok teşekkürler.

      Sil
  26. çok güzel olmuş bu yazı, hem de çokkk...

    YanıtlaSil
  27. Ben gelene kadar herkes söylenecek ne varsa söylemiş gibi.
    Yalnız şunu eklemek istiyorum ki "bir kaç yıl öncesine kadar saksıda sardunya bile yetiştirmemiş ben ,bu gün bahçecilik hakkında kitap yazabilirim!" Yani sonuçta ne lazımmış ? Gayret ,inat ,sabır ve elimizin altındaki nimet internet...
    Öptüm seni kocaman!
    Ha benim annem de beni hala eleştirir :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten sen benim İdolümsün Nilgün Abla, hayranınım:))

      Sil
  28. sizi tanımıyorum ama bi arkadaşımı okuyor gibi hissediyorum sizin blogunuzu okurken ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Ne güzel, çok sevindim.

      Sil
  29. yazida guzelllll
    calismanda guzellllll
    gonlune saglik:)

    YanıtlaSil
  30. KIRKYAMA BENİM VAZGEÇİLMEZİMDİR
    EN İYİ TERAPİ ARACIDIR AYRICA ÇOK RAHATLATIR İNSANI
    BENDE ALTIGENLERİN HASTASIYIM hexagon DİYE GEÇİYOR
    ONUDA ÇOK SEVERSİN
    SANA BAŞARILAR DİLİYORUM
    HAYIRLI GÜNLER

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk denemem Hexagon'du, küçük bir yastık yaptım ondan, çok zevkli bir iş,
      Gerçekten hastalık gibi. Zamanım olsa habire yaparım...

      Sil
  31. her zaman çok keyif alıyorum fotolarınızdan ayrı, yazılarınızdan ayrı, ama bu sefer ayrı bir keyif aldım sanki :) bence siz, funda ve anneniz çok keyifli zamanlar geçiriyor olmalısınız hep birlikte :) öperim çok

    YanıtlaSil
  32. bütün anneler aynıymış demek ki
    bende sırf benim annem böyle sanıyordum
    yaptığım birşeyi de beğense yani
    yok yok
    neymiş yaptığım ona öğrendiğim banaymış
    İyiki iki tane birşey yapmışım , hemen havaya girmişim :)
    yok ayol beğenmiyor kadın :)
    ama geçen gün akrabamız ''annen seni çon övüyor'' dedi.
    Benimi teselli etti yoksa gerçekten mi övmüş anlamadım ya neyse :)
    eeee kadın uyanık beğeneceği bir şey yaparım belki diyim habire birşeyler yapıyorum :)
    Böyle işte
    Amaaaaaaan canları soğalsun da gerisi tırıvırı :)


    Bu arada bu yama işlerine el attın ya
    tebrik ettim seni bilesin.
    Derya Baykala çıksana sen
    yada onun gibi bi program yapsana :)
    ama uzun olsun program öyle şak diye bitmesin hemen
    sabahtan akşama kadar olabilir
    ben sıkılmadan izlerim seni valla :)
    Aaaaaaa yada böyle olmaz dersen
    youtube da görüntülü çekimler yapsan
    bende bi keyif izlesem
    nasıl olur :D
    ayyyy süper olur valla :D

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...