Harika Bir Kitap Çekilişi Daha / Giveaway; Win a Copy of The Beautiful Book "Beautiful Stitches"



Sanırım bir ay önce falan Tuva Yayıncılık’ın Facebook sayfasında gördüm bu nakış kitabını. Kapağı çok sevimliydi. İçine şöyle bir göz attım, fotoğraflar harika, desenler modern ve basit. Hemen aklımın bir köşesine yazdım.

Bazen kızıyorum kendime, her gördüğüne özeniyorsun, her hoşuna giden şeyi yapmak istiyorsun, sonra da hiçbir konuda uzmanlaşamıyorsun diye… Ama yapacak bir şey yok, sanırım bu yaştan sonra değişmem biraz zor. Kabullenmeye çalışıyorum kendimi yavaş yavaş… Olsun diyorum, hepsini deneye deneye belki de birinde karar kılacaksın, belki de öyle bir şeyle karşılaşacaksın ki o senin hayatını değiştirecek, ondan başka bir şey ile uğraşmak istemeyeceksin… O zamana kadar denemeye devam.


Kitaptan şimdiye kadar iki küçük işleme yaptım ama bu fotoğrafları daha önce, kapalı bir haftasonunda çekmiştim, o zaman hemen paylaşmak istiyordum sizinle ama araya başka işler girdi bir türlü ne fotoğrafları düzenleyebildim ne de yazısını yazabildim.


Bu güzel kitap da daha önce çekilişini yaptığım Aga’nın Klasik ve Modern Tığ işi Projeleri ve Amy’nin Sevimli Dikiş Projeleri kitaplarının yayıncısı Tuva Yayıncılık’a ait. Kitaptaki tüm tasarımlar ise Susan Bates’in. Tüm işlemelerinde DMC muline ipliklerini kullanmış. Renkler öyle güzel ki.


Artık eskisi kadar zor, detaylı, karışık işlemeler pek tercih edilmiyor. Onun yerine daha basit, daha modern, daha sevimli tasarımlara gidiyor elimiz, yani en azından benim öyle. O yüzden bu kitaptaki bir çok deseni çok sevdim. Bu kış sanırım epey zaman geçireceğim onunla… İçinde 100’ün üzerinde çizim var, çiçekler, kuşlar, küçük desenler… Pek sevimli…


Sizin de aklınızı çeldiyse bu kitap, benim de olsa şöyle sayfalarını sevsem güzel güzel derseniz, aşağıya mail adresiniz ile birlikte yorum bırakmanız yeterli. 15.11.2015 saat 24:00’e kadar zamanınız var. Şanslı kişiyi ertesi gün yine buradan hep beraber öğreneceğiz.

Yok ben çekilişi falan bekleyemem derseniz kitabı www.goblen.com sitesinden alabilirsiniz tabii, ben sizi tutmayayım…

Haydi iyi şanslar…



I met this beautiful book on Tuva Publishing's facebook page about a month ago. I really liked all designs which made by Susan Bates.

Susan Bates is an experienced embroidery designer, known for her cross stitch designs but this  book which called Beautiful Stitches, contains over 100 embroidery motifs and focuses on a variety of subjects, such as birds, flowers, the natural world and also including trendy motifs that feature lettering, fashion accessories and travel. And for those of you who like to relax there are motifs on the themes of tea and coffee breaks and summer gardens.


I have even made two designs from this book within only a few days and I guess I will spend this winter with this book : )

This pretty book was published by Tuva Publishing as I have already shared with you before; Aga's book ; Vintage Style Crochet Projects and Amy's book ; Sweetly Stitched Handmades.

"Tuva Publishing" who is publisher of this lovely book is an independent international publisher of a wide selection of needlecraft books, all highly illustrated in full colour since 2004.

I enjoyed these books a lot more than i thought and. I wish I could make all projects in the books...

And if you want to have this “Beautiful Stitches” book, Just leave a comment below with your email and if you want, share this giveaway with you friends.


You have time until 15.11.2015, 12:00 pm  (Istanbul local time)

If you do not want to wait for the giveaway you can have it from Amazon.

Good luck!










Bir tavsiyem var - I have an advise




“Alet işler el övünür “ lafı ne kadar doğru değil mi???

Clover ürünleriyle tanışalı 5 -6 ay oluyor. İlk iğnelerini almıştım www.goblen.com sitesinden. Alt tarafı iğne dememek lazımmış, dikiş diktikçe anlıyor insan bir iğnenin önemini. Dikişle ilgilenmeye başladığımda bir kaç çeşit toplu iğne almıştım, annemin verdikleri falan da vardı ama benim en severek kullandıklarım eşantiyon bir dikiş setinin içinden çıkan 15-20 tane  toplu iğne oldu. Onlara gözüm gibi bakıyordum, kumaşa batması rahat, boyları uzunca, tutuşu kolay…


Ama iğneler kayboldukça içim gitti, Goblen’den alışveriş yaparken, sepetimdeki kumaşların yanına bir de bu iğneleri ekledim, Clover markasını bilmiyordum o zamana kadar.

İğneleri çok sevince kırkyama makasını aldım bir sonra ki alışverişimde. Meğerse ben şimdiye kadar boşuna üzmüşüm kendimi, boşuna hırpalamışım.

Funda bana doğum günü hediyesi olarak dikiş makinasını aldıktan bir hafta sonra bir online alışveriş sitesinde (şimdi kapandı) Dikiş matı ve Rotary Cutters (kırkyama makası)’ı gördüm. Madem dikiş işine giriyorum hemen almalıyım diyerek ekledim sepete. Matı aldığım için çok memnunum ama o makas benim kendimi kötü hissetmeme neden olduğu için çok sinirliyim… Bakıyorum herkes kolayca kesiyor, harıl harıl kullanıyor bu makası ama ben kan ter içinde kalıyorum bir ileri bir geri… Bir süre sonra yedek bıçağını değiştirdim belki körelmiştir de ondan kesmiyordur diye, ama yok durum aynı. Diyorum herhalde ben beceremiyorum bunu kullanmayı, kesen kesiyor ne güzel…




Meğer kesilebiliyormuş… Meğer ben yıllarca boşuna üzülmüşüm beceremiyorum diye.  Clover makasımı o kadar çok seviyorum ki şimdi, bulduğum ilk fırsatta bir patchwork battaniye daha dikeceğim onun şerefine.

Sonra tığları ile tanıştım. Biliyorsunuz, bizim evin örgü sorumlusu kardeşim Funda idi. Ben her an değişik bir şey denemek için konudan konuya sıçrarken o alıyordu iplerini, tığını, mırıl mırıl örüyordu. İş bölümünden memnundum taa ki  Clover tığlar ile tanışana kadar. Kullanımı öyle rahat, öyle zevkli ki. DMC Natura’nın harika renkli ipleri bu tığ ile bir araya gelince ben de kendimi tutamadım daldım örgü işine.  Kısa süreli işleri sevdiğimden bardak altlığı, havlu kenarı gibi küçük işler yaptım, hani burada da paylaşmıştım sizinle. Hedefimde Aga’nın kitabı Klasik ve Modern Tığ İşleri kitabından bir de yastık örmek var bu kış. Tabii listem o kadar uzun ki, umarım fırsat bulabilirim.

Madem dedim ben bu markadan bu kadar memnunum, kendime saklamayayım onları, blogumda yazayım da herkes bilsin. Belki sebep olurum birkaç kişinin benim gibi mutlu olmasına…

Haftasonunuz tam da planladığınız gibi geçsin…





Firstly I have met with pins of Clover products, about 5 - 6 months ago. These long pins were perfect for quilting and hold together many fabric layers.. I really loved them so much.

A few weeks later I have decided to have a Clover rotary cutter. I already have a rotary cutter but it was my nightmare. While I was using that cutter, I used to feel myself very incompetent. I can say that; after having Clover's Rotary Cutter, changed my life: ) These blades are nice and sharp.  It has a nice smooth cut with no pulling or snagging.



I look forward to a new patchwork baby blanket with it. I am sure it will took very short time to cut fabrics...
And I have met recently with Clover's Amour Crochet Hook Set! Before trying these hooks, I did not realize that how much I love crocheting.

The Armour hook is amazing. They are extremely so comfortable and stable in a pencil-like grip and Clover's hook shape is much easier to work with than that of other brands... I'm able to crochet more quickly and in short, I just love them.

I really advise you this lovely brand...


Have an amazing weekend...



Kafamı Kurcalayanlar - 2




Daha önce hani burada uzun uzun yazmıştım bu konuyu. Şu fotoğrafların izinsiz kullanımı olayı.


Aslında tekrar  aynı sevimsiz şeylerden bahsetmek istemiyordum, neticesinde bu işin suyu çıkmış durumda. 

Sağ olsun o kadar çok kişi haber veriyor ki bana fotoğraflarımın kullanıldıkları yerleri, aslında biraz da onlar için yazıyorum bu postu. Yani önemsemiyorum sanılmasın diye. Geçenlerde mesela benim ETSY dükkanımda olan ürünlerden birinin fotoğrafını paylaşmış, altına da siparişle yapılır diye yazmış biri. Hu huuu, diyince anında fotoğrafı sildi, beni de blokladı: ) Yani aynısından ör, çek fotoğrafını, paylaş hesabında, al siparişini... Esinlenmek olağan bir şey ama direk hazıra konmak, işte bu hoş değil. Gerçi taklitler asıllarını yaşatır lafı o kadar doğru ki. Herkesin kendine göre bir tarzı var, çok beğendiğimiz, kendimize çok yakın hissettiğimiz birinin tarzını aynen kullandığımızda o bir şekilde üzerimizde sırıtıyor. Bırakın başkaları ne yaparsa yapsın, ilgilenmeyin, siz ilerleyin işte kendi yolunuzda, zevk ve mutluluk yerine hırs ile yapılan şeyden iyi bir iş ortaya çıkmıyor, hepimiz biliyoruz değil mi bunu?

Şunu tekrar etmek istiyorum. Bir fotoğraf ya da bir sanatçının eseri, illüstrasyon olur, paper cut olur, sulu boya olur, fotoğraf olur… artık işte aklınıza ne gelirse. Bunlara internette rastlamanız demek, onlara para vermeden sahip olacaksınız demek değil, onlar amme hizmeti yapmıyor yani.

Geleyim esas konuma; sanırım son 3, 3.5 yıldır bir ya da iki kez para verip almışımdır Evim Dergisini. Almayı bırakmamdaki ilk neden artık bana hiçbir konuda ilham verememesiydi. Orada yayınlanan karelerin çoğunu zaten biliyordum sizler gibi, pintereste, bloglarda çok daha entresan kendin yap projeleri bulabiliyordum. İkincisi, yaptıklarını etik bulmamamdı. İşte bir önceki postta da üstü örtülü bir şekilde bahsettiğim dergilerden biri Evim Dergisiydi. Son yıla kadar internetten buldukları fotoğrafları kimlere ait olduklarını belirtmeden kullandılar dergide, şimdi de bazılarının yanına silik bir şekilde yazıyorlar ama o yazdıkları adres bazen bloğun adı oluyor, bazen alakasız bir sitenin. Oraya yazmaları gereken; fotoğrafçının, styling yapan kişinin hatta ne için çekildiyse o fotoğraf, o kuruluş ya da projenin adı.

Ben yaklaşık 5 yıldır blog sahibiyim bu konuda yığınla detay biliyorum ve önemsiyorum ama bu işi yapanlar bu konuları, anlıyorum ki benim kadar bile önemsemiyor. Evim Dergisinin editörünün instagram hesabında bir çok farklı kişinin fotoğrafları var. Sizin de yakından tanıdığınız Silvia’nın birkaç fotoğrafını da paylaşmış mesela. Tamam paylaşılabilir ama bir şekilde etiketlenebilir de fotoğraf sahipleri, öyle değil mi?? Birazcık empati kursak her şey çözülecek aslında. Ben mi çok takılıyorum, önemsiyorum böyle şeyleri ondan da emin değilim. Size anlamsız gelirse, siz  beni kendi halime bırakın yani : )

Bundan bir kaç ay önce bir arkadaşım dedi ki Evim Dergisinde yapılan DIY projeleri seninkilere ne kadar da benziyor.. Benziyordur dedim, ben de dünyayı baştan keşfetmiyorum ki!!! Ama sonra benim de dikkatimi çekmeye başladı.


Şimdi diyeceksiniz ki hem almıyorum diyorsun hem de nereden biliyorsun ne yayınlandığını: ) Gittiğim kuaför alıyor mesela, arkadaşımın evinde görüyorum, en sonuncusunu ve bu postu yazmaya karar vermeme neden olan son sayıyı da Cuma akşamı Migrosta gördüm. Poşeti yoktu derginin, hemen açtım kendin yap projelerine baktım ve 2 proje de benim daha önce yayınlanan projelerdi.

Yaklaşık 1, 1.5 yıldır Romantic Homes dergisi ile bir anlaşmam var. Her ay o dergi için içerik hazırlıyorum. Orada çıkan projelerden bazıları daha önce Craft Cafe’de ya da başka bir yerde yayınlanan projeler de olabiliyor.

Son aylarda dikkatimi çeken, benim Romantic Homes’ta yayınlanan bir projem bir kaç ay sonra Evim dergisinde. Belki tamamen tesadüf, belki tamamen farklı algılıyorum bilmiyorum ama bu kadar tesadüf benim midemi bulandırdı.

Son üçünden bahsedeyim mesela; Hangi sayıda olduğunu hatırlamıyorum, belki de eylül sayısıdır. Orada yayınlanan peçetelik benim ilk önce Happy Handmade Summer 2015 sayısında, daha sonra da farklı bir styling ile fotoğrafladığım Romantic Homes’un Temmuz sayısında yayınlandı.



Evim dergisinin Ekim sayısındaki projelerden biri kanvas üzerine çiçekli kumaştan aplikeler yapıp, saplarını yeşil ip ile işleme ( ay birazcık saçma anlattım, dergide yazan isim aklıma gelmedi). Bu proje benim fotoğraflarım ile Romantic Homes’un Ağustos-Eylül sayısında yayınlandı. İkinci proje ise püsküllü peçete; daha önce Craft Cafe’de, Romantic Homes’un da Ekim sayısında yayınlandı benim fotoğraflarım ve anlatımımla. Diyeceksiniz aynı ay çıkan dergilerdeki projeler nasıl aynı oluyor?? Romantic Homes’un aylık sayıları 1 – 1.5 ay öncesinden çıkıyor. Yani mesela Ekim sayısı, yanlış hatırlamıyorsam 25 Ağustosta yayınlandı.


Diyorum ya tabi ki esinlenilebilir, bana da vahiy gelmiyor, ben de başka dergilerden, pinteresten, bloglardan etkileniyorum. Ama bu kadar üst üste olması, tek bir sayıda yayınlanan iki projenin de benim tarafımdan daha önce yapılmış olması… Ne bileyim belki de tamamen yanılıyorum…

Eskisi kadar çok da kendin yap projesi yapmıyorum zaten. Ne o enerjim ne de hevesim kaldı. Bu her bloggerın başından geçen bir hikaye. İlk 3, 3.5 yıl hayatınızın merkezinde oluyor blogunuz, sabah kalkıyorsunuz blog, akşam yatıyorsunuz blog, sanki bir sevgi kelebeğisiniz : ) Ben şimdilerde kendime göre bir denge kurdum sanki. Romantic Homes dışındaki taleplere çok çok özel projeler olmadıkça, canım istemedikçe kapıları kapattım. Mollie Makes’i bile sonuncusu dün olmak üzere 3 kez geri çevirdim. Gerçekten canımın istediğini yapıyorum. Bazen çoşuyorum, bazen soğuyorum. Ama yeni şeyler öğrenmeye bayılıyorum, instagramda inanılmaz fotoğraflara bakmayı, tanımadığım bir ailenin günlük hayatını takip etmeyi seviyorum… Bazı akşamlar yatağa yatıyorum, instagramda saçma takipçi bloklama seansları düzenliyorum… Çok uzadı, konudan koptum, bunu başka bir postta anlatırım: )


Diyeceğim şu, bizler ne yazık ki bir çok şeyi layıkıyla yapamıyoruz. Evim Dergisinin bir sayıdaki bütçesi ne bilmiyorum, dergiye içerik hazırlayanlara bir ücret veriyor mu, devamlı katılımcılarına, yazarlarına tatmin edici ücretler ödüyor mu bilmiyorum. Ama sanıyorum ki, olması gerekenin çok çok altında bir bütçeyle bu dergi çıkıyor. Birazcık daha özgün olsa, birazcık daha emek verilse, birazcık daha bütçe bulunsa keşke…

Bundan sonra eğer becerebilirsem Romantic Homes dergisi yayınlandığı anda o sayıdaki projemi blogda da paylaşacağım. Gerçi fazla çiçekli güllü, pek benim tarzımı yansıtmayan şeyler çıkabiliyor ortaya. Hedef kitle orada birazcık farklı da: )

Çok yazdım, konu da sıkıcıydı, buraya kadar okuduysanız gerçekten çok teşekkür ederim. Ben uzun yazıları okuyamıyorum da ondan diyorum: )

Daha sevimli konularda görüşmek üzere kalın sağlıcakla…





This is a very boring issue about using of the photos and ideas without any permission which I had lived in Turkey.
I'm very sorry for English: ( it is very difficult and boring to translate all post for me.

See you more cheerful posts ...




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...