En Basitinden Elmalı Kek / A Simple But Delicious Apple Cake




Hayat ne tuaf, özellikle de bizim ülkemizde. Plan yapmak hiiiç bizim harcımız değil. Geçtiğimiz Cuma; pazartesi günü için bir post hazırladığımı söyledim ama cumartesi günü hayatımız öyle bir karardı ki, hayat öyle bir durdu ki hiç normale dönemeyeceğimi sandım. Sabahları uyanır uyanmaz twittera bakıyorum, ben uyurken kötü bir şey olmuş mu, bomba ihbarı var mı, bir yerlerde patlama falan olmuş mu, yollar açık mı… Strese bak…
Detaya girecek değilim, zaten hepimizin yaptığı hata da bu, detaylarda kayboluyoruz, amalarla başladığımız her cümle bizi birbirimizden uzaklaştırıyor o yüzden tüm kalbimle diliyorum ki umarım en kısa zamanda barış içinde yaşadığımız, umutlu, mutlu huzurlu günlere uyanırız…

Aşağıdakileri tam bir hafta önce yazdım, aynen bırakıyorum;


Geçen cumartesi günü yaptım bu elmalı keki. Aslında hiç planda yoktu, koltuğa uzanmış bir yandan instagrama bakıyor, bir yandan da dizi izliyordum. İnstagramda bu keki gördüm  @rosemary_wild ‘ın hesabında sonra bir tarife bakayım dedim ve “ schoonerkids” bloguna ulaştım. Şöyle bir okudum, aa çok basit, evdeki iki elma ile hop diye yapılabilecek bir kek. Benim klasik birkaç tarifim var, daha önce burada da kesin paylaşmışımdır, neyse işte canımız kek istediği zaman hemen onlardan birini yapıyordum. Uzun zamandırda yeni bir tarif denememiştim.

Bu tam benim istediğim gibi bir kek, basit ve lezzetli. Yaptıkça daha çok geliştireceğime de eminim yani umutluyum bu kekten: )


Tarife gelince, gerçi çoğunuzun yaptığı, bildiği bir tarif muhtemelen ama olsun. Ben sevdiğim tarifleri burada yayınlıyorum ki, nereye gidersem gideyim, acil olarak kek falan yapmam gerekirse elimin altında olsunlar. Çünkü kesinlikle ezberleyemiyorum malzemeleri.

Malzemeler;
Kek kalıbını yağlamak için birazcık tereyağı,
1,5 cup un
3/4 çay kaşığı kabartma tozu
1/2 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı tarçın
1/2 çay kaşığı taze hindistan cevizi rendesi
3/4 cup toz şeker
3/4 cup kanola yağı
2 yumurta
1/2 çay kaşığı vanilya ekstresi
Soyulmuş ve küçük küpler halinde kesilmiş 2 orta boy ekşi elma.
Ben bir su bardağına yakın da ceviz ilave ettim Bence siz de edin.


Yapılışı ; İşe koyulmadan önce fırını açın derecesini de 180’e getirin sonra da mutfakta fır dönün malzemeleri tezgaha çıkartmak için. Şükür ki bizim mutfak miniminnacık o yüzden durduğum yerde kendi etrafımda dönerek her şeye ulaşabiliyorum.

Bende 24 cm (umarım yanlış hatırlamıyorumdur iş yerinde yazıyorum çünkü) çapında kelepçeli bir kek kalıbı vardı ben onu kullandım, tarifte 20 cm kalıba yapmışlar o yüzden birazcık daha kabarık olmuş kek (yoksa benim beceriksizliğim değil yani… Bahaneye de bak!!! ). Neyse güzelce kek kalıbınızı yağladıktan sonra, önce kuru malzemeleri bir kapta güzelce karıştırıyoruz. Kuru maddeler derken, un, şeker, tarçın, tuz, kabartma tozu, hindistan cevizi rendesi falan. Sonra elmaları küpküp doğrayıp köşede bekletiyorsunuz ve diğer kapta da yumurta, yağ ve vanilya ekstresini güzelce çırpıyorsunuz. Yeteri kadar çırpıldıklarına emin olunca da kuru malzemeleri bu karışımın içine boca ediyorsunuz ama sakın dalıp elma küplerini de benim gibi hemen boşaltmayın. Ben bir güzel unlu karışımı boşalttım, üstüne de elmaları ekledim. Bir de çoştum ceviz ilave ettim. Sonra karış karıştırabilirsen. Yani diyeceksin ki tarif vermek senin neyine ama diyorum ya umutluyum ben bu kekten, ikinci yapışımda bu yaptığım hataların hiçbirini yapmayacağım. Mesela kesinlikle bol ceviz ilave edeceğim ama yağı daha az kullanacağım. Beyaz şeker yerine de esmer şeker koysak daha güzel olur bence. Elmayı da bir miktar arttırabilirim.


Benim karışım lapa gibi bir şey oldu. Moralim nasıl bozuldu o anda anlatamam. Kalıba dökeceğim ama dökülmüyor. Hani Amerikan savaş filmlerinde askerlerin tabaklarına karavanadan yemek koyarlar ya lönk diye, hah işte aynen öyle oldu. Tömbek gibi bir şey kalıbın ortasında. Şöyle bir düzelttim, verdim fırına. Olmazsa olmaz kendim yiyeceğim nasılsa dedim. Yaklaşık 45 – 50 dakkika pişti. Ev mis gibi tarçın koktu, ben bir gevşedim.

Sonra yaptım miss gibi bir kahve, açtım bir Romantik Komedi, kestim bir dilim elmalı kek, çaldım felekten bir gece…

Darısı yenilerinin başına…




  
We are terribly upset, because of the terrorist attacks in Turkey and we are trying to be strong and hopeful... I know that, these terribly days will pass one ways..

I have prepared this post about a week ago. It is a simple apple cake recipe. I am sure that many of you already know it but I wanted to share it also on my blog.

I came across this beatiful apple cake imagesn on @rosemary_wild instagram account and then I found the recipe on schoonerkids blog.

Recipe is here as the same ;


Grandma’s Apple cake

from Date Night In by Ashley Rodriguez
Makes one 8″
Unsalted butter, for the pan
1.5 cups all-purpose flour
3/4 teaspoon baking soda
1/2 teaspoon kosher salt
1 teaspoon ground cinnamon
1/2 teaspoon freshly grated nutmeg
3/4 cup granulated sugar
3/4 cup canola oil
2 eggs
1/2 teaspoon vanilla extract
2 medium-sized tart apples such as granny smith, peeled and cut into 1/2″ cubes.
Preheat the oven to 350.


Butter or spray an 8″ round cake pan. Line the bottom with parchment paper and butter the parchment. Combine the flour, baking soda, salt, cinnamon, nutmeg, and sugar in a medium bowl. In another bowl whisk together the oil, eggs, and vanilla. Add the wet ingredients to the dry, along with the apples. Use a rubber spatula to fold all the ingredients together until combined. (The batter will be very thick.) Scrape the batter into the prepared pan, spread until level, and place in the middle of the oven. Bake until a toothpick inserted comes out clean, 45 to 50 minutes. Cool for 10 minutes on a wire rack before inverting and then cooling completely. This cake is best the day after it’s been baked. Wrap well in plastic wrap and leave on the counter overnight.


I have just added cup chopped walnuts and I am planning to use brown sugar instead of white.

Bon appetit...




Haftasonu Kartı - Weekend Card






Aslında ne güzel dün akşam üstü bir post hazırlamaya başlamıştım, bugün paylaşacaktım ama birden işler çığrından çıkıverince, ne fotoğrafları düzenleyebildim, ne ingilizcesini yazabildim kaldı öyle… Eve gidince de bilgisayar başına geçmeyi hiç sevmiyorum o yüzden pazartesiyi bekleyeceksiniz mecbur: )

Şimdi dosyayı tamamladık, iş arkadaşım alıp gitti tam 7 dolu dolu klasör. Hava da mülayim sanki, eee güneş bile göstermiş yüzünü, mesai bitimine de dakikalar kalmış, ohh değmeyin keyfime…
Bu haftasonu çok işimiz var ama olsun,  iş bizim, keyif bizim…

Size de gönlünüze göre bir haftasonu diliyorum, keyfiniz bol olsun…




Actually I am planning to share another post with you but it was a crazy day at the office. I hope I will be ready here on Monday. (I don't like to work with computer during weekend)
I have to make many things this weekend like, to prepare the house for winter...


I wish you have great weekend, see you on Monday...







Son zamanlarda neler yapıyorum! / My last projects!




Tam örgü havaları değil mi? Her iş çıkışı elimde bir poşet oluyor. Sinir oluyorum şöyle elimi kolumu sallaya sallaya yürüyemiyorum ama bir yandan da tuafiyecilere, yüncülere uğramadan yapamıyorum.  Bak mesela bugün çok kararlıydım eli boş döneceğime ama aklıma bir şey düştü her an ben bi dışarıya kadar çıkıp geliyorum diyerek şu köşedeki incik boncukçuya gidebilirim. İş yerinin böyle merkezi bir yerde olmasının işte böyle hem iyi hem de kötü yanları var.


Son zamanlarda en çok aldığım şey ip. DMC Natura iplerin öyle cezbedici renkleri var ki her uğradığımda bir tane alıp çıkıyorum dükkandan.

Aga’nın kitabını hatırlarsınız, hani çekiliş yapmıştım. Gerçi çekilişi kazanan kişiye belirli zaman aralıkları ile 3 kez mail göndermeme rağmen herhangi bir geri dönüş alamadım. O yüzden ben de yeni bir kazanan seçtim. Bu seferki şanslı kişi Serda Balkan. Umarım mailime cevap verirde hediyesine kavuşur.


Ne diyordum Aga’nın kitabındaki bir çok şeyi yapmak istiyorum. İlk önce en kolay iki projeden başladım. İlki bardak altlıkları. Örmesi çok zevkli, devamlı kullandığımız ve çok sevdiğimiz bardak altlıklarımıza bir alternatif oldu. İlk fırsatta ETSY dükkanım içinde setler halinde örmek istiyorum ama yapılacaklar listesinde bu iş epey aşağıda…


Şöyle bir kötü huyum var benim. Herşeye heves ediyorum, ne görürsem denemek istiyorum. Denedikten sonra da tamam bu oldu şimdi sıradaki gelsin diyorum, yani yaptığım bir şeyi tekrar yapmak, ya da hep aynı konu üstünde çalışmak pek bana göre değil ki bu bir konuda uzmanlaşamamın en büyük nedeni. Bir dönem deli gibi dikiş dikmek istiyorum, sonra çoşuyorum işleme yapmalıyım diye, haydi bir bakmışım örgü örüyorum… Beni bıraksan, yani bol zamanım olsa, resimde yaparım, iğne oyası da: )


Ama tabi bazende böyle boş boş bakıyorum 40 maddeden oluşan yapılacaklar listesi elimde… Yazmışımda yazmışım. Ee ben de insanım,  kafam karışıyor, motivasyonumu kaybediyorum, hangisinden başlayacağımı bilmiyorum, öyle kararsızlık ve vicdan azabı içinde kıvranıyorum.


Neyseki şuan motivasyonum tam. Akşam olsa da eve gitsem diye habire saate bakıp duruyorum.
Gelelim Klasik ve Modern Tığ İşleri kitabından yaptığım ikinci projeye. Kurulama bezlerine kenar oyası ördüm. İlk yeşil olan ile başladım en çok da onu sevdim. Sanırım bu oyayı diğer işlerde de mutlaka kullanacağım, çok şirin. İlk önce elimdeki kumaşlardan bezleri diktim sonra da battaniye dikişini yaptım.  Daha önce hiç yapmamıştım o nedenle ilk yaptığım pek içime sinmedi fazlaca uzun oldu ayaklar, sonra pembe oyayı, en sonra somon rengi olanı yaptım, en güzel battaniye dikişi de onda oldu bence…
Bu kurulama bezlerini bu kış birazcık ben kullanır hevesimi alırım, sonra da yazlığa götürür, kendime daha ustaca tekrar örerim diyorum. Yani inşallah…



Şimdi sırada bir yastık var. Ama araya bir iki dikiş işi soktum, onları tamamlayayım hemen başlayacağım. Kitap güzeli ipler nefis hele tığlarım fevkuladenin fevkinde. Onlardan da bir sonraki postta bahsedeceğim.

Bu arada kitap nerede satılıyor derseniz buradan temin edebilirsiniz. 



Finally here also began to cool weather. It means, let's start to crochet something.

Did you remember my this post about a beautiful book which is belong to dear Aga ? Its name is Vintage Style Crochet Project.  I really really loved this book so much. And I have begun with simple two projects.

First, coasters!!! They look so pretty and the pattern was also very understandable. I am also planning on making of them a few sets for my ETSY Shop which called deconoHut.



My second project was kitchen towel edging. My favorite was green edging and I started with it. Actually I had no idea how to do the blanket stitch because of that my first trial does not look very nice. As you see on images, First is green, second is Pink and third is peachy and the third was the most properly.
I am sure that I will use these lovely kitchen towels with a great pleasure...

Now I want to start for third project It will be a pillow but firstly I need to complete a few half completed projects. (As you guess I have a long "to do list": ) )
This book has many many wonderful crochet projects and I can't wait to try all of them. I am sure you also love them.

If you want to have this beautiful book, you can find it on amazon and Aga's lovely blog is here.


See you the next projects...







Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...