yılbaşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yılbaşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Paket Süslemece - Gift Wrapping Idea




Bu hafta sonu Funda eğitimdeydi, ben de Cumartesi sabahı Özge ile güzel bir kahvaltı ettim. Özge’yi çoğunuz biliyordur, hani yazın bloğu için bez seyahat torbaları dikmiştim ya, Seyahat Perest ve Şehrin Çocuk Hali bloglarının sahibi.  Ben gezi bloğunu zevkle takip ediyorum ee malüm bende çocuk olmadığından Şehrin çocuk hali pek bana hitap etmiyor ama bence siz eğer hala keşfetmemişseniz yazık olur. Çocuklarla ilgili ne ararsanız var bu blogda

Neyse işte Pazar günü de sabah bir uyandım aa güneş!!! Haftalardır her haftasonu karanlık havaya öyle alışmışım ki güneşli bir Pazar günü beni resmen şok etti. Ne yapacağımı şaşırdım. Yığınla fotoğraf çektim. Evi darmadağın ettim, sonra da toplayana kadar can verdim…
Hafta içi iş çıkışı yürürken bir dal , iki dal koparttığım bu çam dalları tepsinin içinde duruyordu. Küçük bir çelenk yaptım, artanlarla da böyle oynadım.



Şu desenli kağıtları da iyi ki yapmışım yani, ay bir sevmek bir sevmek, size de gına gelecek ama habire onlarla bir şeyler yapıyorum. Geçen akşam bir yığın ağaç kestim bu kağıtlardan, öyle kaptırmışım ki kağıtlar bitmese daha duracak gibi değilim…


Konuyu şöyle bağlayayım; buyrun size bir paketleme fikri daha... Sokaktan kopartacağınız ( yolmayın ama kibarca küçücük kopartın) bir iki küçük dal, bir küçük kozalak ve kurdela ile şirin mi şirin bir paketiniz oluverir. Haa çam bulamazsanız biberiye de olur!!!

Neşeli geçsin haftanız…

Not: Desenli kağıtlar için buraya bir tık…




I picked these pine branches between my home and office this past week and all Sunday, I played with them...

So, here is another Christmas gift wrapping idea...

You just need a few pieces of branches, pine cones and ribbons... It is so cute isn't it?


P.S. ; If you want to have this dotted paper please click here...





Annem Beni Hırsız Sanıyor!



Bu eve ilk taşındığımızda hiç eşyamız yoktu, ee ne de olsa 50 m2’lik bir evden taşınmıştık. Yıllarca küçücük evde oturmanın verdiği eziklikle sanırım, şimdi o salon doldu da taştı bize yer kalmadı: )

Ayy bizim hakkımız değil mi, şöyle güzel bir sehpamız olsun, ayyy yıllarca hobi dolabı istedim hep içime attım, tam baş köşeye koymayayım mı yani, bilgisayar da burada olsun başka odada olunca oturamıyorum başına, koy masayı şöyle derken, fazladan küçücük bir tabureye bile yer kalmadı (tabureyi sen anladın Funda) : (


Bloglarda görüyorum  ağaçları, ışıl ışıl parlayan süslerini. Biliyorum özenti, biliyorum bizim olmayan bir gelenek… Ama kime ne ki, kim çıkartmış ki bizi - sizi, doğruyu - yanlışı diyorum sonra, esas olan, içinden ne geliyor, sonunda mutluluk, neşe, güzellik var mı!!! Eee tamam o zaman gerisi boş. Hem her gün haberleri izlerken yüzüm kızaracağına, içim yanacağına minik çamımı süslerim daha iyi.

İşte buradan yola çıkarak bu sene bu küçücük minicik, tam da evimize uygun ağacımızı süsledim nazik nazik. O kadar naif ki dalları. Umarım iyi bakabiliriz de seneye de görürsünüz büyümüş halini.



Bu arada Pazar günü fotoğraflarını çekiyorum ağacın, bir ara odadan çıktım babam eline almış hani şu fotoğrafta görünen ahşap  el modelini, buna para mı vermişler diyor,  annem de ; yok sanmam, biri sokağa bir manken  atmıştır bizimki de elini almıştır diye yorum yapıyor!!!!

Yani birinin sokağa manken atması ki artık nasıl bir manken hayal bile edemiyorum ve benim çöpten o mankeni görüp elini kopartıp almam, gidip bir kırtasiyeden ahşap el modeli istiyorum diyerek para verip almamdan daha normal geliyor bizimkilere..

Hayal gücü çok geniş bir ailenin üyesi olduğum için şükürler olsun…




Actually, you know, we don't celebrate Christmas in Turkey (of course generally).
But I love to see decorated Christmas trees around. It makes happy everyone like a child.
This is our tiny tree and I have decorated quite simple it just to feel these great season.

It is so delicate and pretty that hopefully It can survive at our home and I can share with you next year as more grown up.










Haftasonu Kartı






Keyifli, huzurlu, neşeli, cıvıl cıvıl bir haftasonu geçirelim istiyorum... Hadi inşallah…




I want to have a cosy, peaceful and cheerful weekend… Let’s see…







Bugün Bunu Sevdim - NIB HJEMME Magazine




Fotoğrafa bir tık  - link on the image


Şu derginin güzelliğine bakar mısınız? Ben resmen eridim bittim.

NIB, HJEMME dergisinin ikinci sayısını çıkarttı. İlk sayısını da çok sevmiştim ama nedense unutmuşum sizlerle paylaşmayı, gerçi bu bir öncekinden çok daha dolu dolu ve güzel.  Bu fotoğrafları, ev dekorasyonlarını, sadeliği, renkleri, kaliteyi gördükçe kuzeye olan hayranlığım artıyor da artıyor…

Hadi keyfiniz bol olsun, alın bir fincan kahve dalın hayallere…

. . . . . . . . . . 


NIB has launched the second issue of online magazine nib home . I'm impressed! And made ​​me want to share the inspiration with my readers.

Seeing the simplicity, photos, interior decorations, colors of the Nordic countries, my admiration is increasing every day.


Get a cup of coffee and enjoy it.












Bugün Bunu Sevdim - Konuya Giriş


1 | 2 | 3 |


2 gündür şehir dışında stress dolu bir ihale peşindeydim.  Neyse ki öyle ya da böyle atlattım. Bugün de işe geç geldim ve geldiğimden beri ne yapacağımı şaşırmış vaziyette bir ona bakıyorum bir buna, daha bloglara bakacak zaman bile bulamadan yorgun düştüm.  Baktım millet çoşmuş yeni yıl hazırlıkları ile, nasıl özendim dedim durduğun kabahat bir an önce gir konunun içine…

İşte bunlar ısınma turları…

. . . . . . . . . . 



I was out of the city for 2 days due to work and it was so stressful. Fortunately, I have woken up too late this morning and office was quite calm.
I could find a little time to search pinterest and I saw that Christmas season has already begun.


I should enter the subject as soon as.... 










Tam Zamanı







Bu kurabiyeleri hatırladınız mı??? Şimdi tam zamanı, ev mis gibi kokar... Tarif için buraya buyrun...

Do you remember these cookies?? Now is the time... For recipe is here...






Bugünlerde Bizim Sehpa...



 
Bu sehpanın hikayesini belki hatırlarsınız, hani siyahtı da beyaza boyamıştık. ( Hatırlamayanlar ilk acemilikte hazırladığım bu posta bakabilirsiniz)

Eve geldiğinden beri çok seviyoruz onu. Dönem dönem üstündekiler değişiyor. Biz çok çabuk sıkılıyoruz aksesuarlardan, yook atmıyoruz ama kendimize özletiyoruz onları. Her mevsime göre konsept yapıyoruz, şimdi tam yılbaşı havası esiyor mesela bu köşede…

Diyorum ya hikayesi olan eşyaları seviyorum, işte bu sehpanın üstündekilerin de hikayeleri var. Mesela yılbaşı ağacı süsleri… At ve kırmızı şişko geyiği (içinde çikolata vardı, yedik tabii) iki yıl önce tüm Avrupa’nın buz tuttuğu, – 16 dereceyi okuduğumuz karlı bir Münih tatilinde Christmas Market denilen sokaklara yayılmış stantlardan birinden almıştık. Manzaralar o kadar güzeldi ki. Her yer bembeyaz kar ve ışıl ışıl süslenmiş, insanlar alışverişte, eller kollar paket dolu,  kar üstünde sıcak şarap içiyorlar…
 

Sonra şu tahta geyik amcayı Salzburg’dan almıştık, ordada bir dükkan vardı, hala hatırlıyoruz, içi sırf boyanmış, süslenmiş yumurta doluydu, bir tane bile alamamıştık çünkü hangi birini alacağımızı şaşırmıştık. Ondan sonra gidip alakasızca bu geyik aksesuarı almıştık, seviyor muyuz, seviyoruz…

Gelelim güzeller güzeli matruşkaya. Kendisi Dükkan Pati’den… Nilgün Abla’yı çoğunuz tanıyordur herhalde, yaptıkları ile hayata bakışı, çoşkusu, öğrenme isteği, tatlı dili ve diğer bir çok güzel özelliği ile kendisini idolüm ilan ettim. Öyle güzel bir şey yapıyor ki  takdir etmemek mümkün değil. Dükkan Pati’yi açalı belki çok olmadı ama ününü duymayan kalmadı. Bu dükkanda satılan herşeyin geliri sokak hayvanları için kullanılıyor. Kimi zaman Nilgün Abla’nın zevkle boyadığı aksesuarlar, kimi zamanda duyarlı hayvanseverlerin bağışladığı el emeği göz nuru harikalar… İşte bu matruşka’da yine en az Nilgün Abla kadar sevdiğim, kendime çooook yakın hissettiğim,  yaptığı çarpı işlerine hayranlıkla bakıp imrendiğim Sevdiye’nin elinin emeği.  Dükkan Pati’ye bağışladığını duyunca pusuda bekledim ama neredeyse kaçırıyorum dediğim anda hop benim oldu. Çok şanslıyımki bizim evde tam 3 tane ayrı çarpı işi var Sevdiye’nin: ) Hepsini de çok seviyorum , ama şimdilerde gidip gelip bu hanımı öpüyorum…
 
 

Sonraaaaa… Cath Kidston mumumuz…. Ahh ahhh Allah herkese Londra’da yaşayan bir arkadaş kısmet etsin…  Bu mumu arkadaşım geçen sene yılbaşı zamanı getirdi bize  yanında başka güzel şeylerle birlikte… O ne getirirse biz bayılıyoruz zaten. Hele ki son getirdiği yine Cath Kidston kumaşlar…  Kıyıp da ne yapacağıma hala karar veremedim, habire fotoğraflarını çekiyorum bende: )
 
 
Dediğine göre benim sürekli zevklerim, ilgi alanlarım değiştiğinden bana hediye almak kolaymış…

Şimdi yenileri eklendi bunların yanına, hepsini de çok sevdim ama henüz fotoğraflayamadım, tamam kışı seviyorum dedim ama bari haftasonları fotoğraf çekecek kadar aydınlık oluverse şu hava…

 

I love this coffee table, we change  this side of our living room every season and in these days you can see these little accessories on the coffee table.
I like stuff which has story...

For example; We had bought this red horse and red tin deer from Munich 2 years ago.

It was so cold about  minus - 16 - degree but it was a unique view, everywhere was snowy and full of with Christmas decorations...
 
 

This little deer uncle is from Salzburg... I love it so much olso...

I'm so happy to have this tiny matryoshka. It is so sweet and I bougth it from "Dukkan Pati".

And of course I fell in love this Cath Kidston Candle... A friends of mine who lives in London, had given it me last year as present. She always gives me wonderful things which I like it. I am so lucky and I think, every people should have a friend who lives in London: )
 
 





 

Kahve Keyfi




Yok yok her geçen yıl kışı daha çok sevmeye başladım ben. Eskiden hava kapalı olduğunda suratı asılan, yaza ne kadar kaldı diye günleri sayan ben şimdi hava güneşli olduğunda bozuluyorum. Şu sokaklarda evsiz barksızlar, zor durumda olanlar olmasa hiç yaz gelmese diyeceğim neredeyse.

Tamam evde, gün ışığında fotoğraf çekmek için çok az zamanım kalıyor belki ama olsun, o kısacık zamanda bir o kadar değerli oluyor.  Zaten bulutlu havalarda çekilen fotoğraflardaki ışık çok daha iyi.

Kışın evde kahve keyfinin yerini tutacak başka bir şey de düşünemez oldum. Hele ki uzun zamandır beklediğimiz Nestlenin espressosunu geçenlerde  Migros’ta görüldüğünün haberini aldıktan sonra resmen mutluluktan uçtuk.

İlk kez Londra’daki arkadaşlarımıza gittiğimizde onlarda içik biz bu kahveyi. Nestle’nin espressosu. Biz evde filtre kahve içiyoruz genelde akşamları, nescafe’yi eve sokmuyoruz bile. Kahveyi sevmeme rağmen nescafe içemiyorum. Ama aynı nescafe gibi hazırlanan bu espresso gerçekten çok lezzetli. Londra’da onlarda içtikten sonra iki kavanoz alıp geldik, sonra arkadaşım ne zaman İstanbul’a gelse bize de getirdi sağolsun. Nestle’ye yazmayı düşündük ama email adresine ulaşamadık websitelerinden, sonra da kaderimize boyun eğdik ama her markete gittiğimizde kahve reyonuna uğrayıp baktık, acaba gelmişmidir diye.

Geçen hafta bizde o kahveyi içmiş olan bir arkadaşımız aradı, sizin kahveyi gördüm Migros’da alayım mı diye, hemen al al diye atladık, sonra ben gittim aldım, sonra Funda gitti aldı, sonra çevremde gördüğüm herkese söyledim ki alsın bu lezzetten mahrum kalmasın. ( ayy sanki para alıyorum gibi amma reklamını yaptım)

Hayır burada yazmamın sebebi de şu, Migros’un bu ürünü devamlı getirip getirmeyeceği belli değil. Çünkü üstüne “Migros mutluluk festivali için özel olarak ithal edilmiştir” gibilerinden bir şey yazıyor, sanki bir süreliğine getirilmiş gibi.  Duyanlar alsın da baksınlar bu ürün tutuluyor, hep getirsinler istiyorum: )

İlk önce kahveyi koy fincana sonra üstüne kaynamış sıcak suyunu dök, nasıl köpürdüğüne bak, mis gibi kokusunu içine çeke çeke keyifle iç…

Haftanız güzel geçsin efendim…
 

 
In the past, I don't like the winter so much. I always used to count days for summer. But now, I can live only winter:)

I love coffee. We generally drink Turkish coffee and filter coffee at home.

I don't like Nescafe but about 2 years ago, We went to London and we meet Nestle espresso at our friend's home. I liked it so much and bought it a few bottle.

We could not find it in Turkey until last week. One of my friend phoned me and she gave me a great news. She had seen nestle espresso a supermarket, they were imported exclusively for a festival.

I hope we can find this coffee every time in Turkey...

Have a great week.
 
 




Kartçı Olmak İstiyorum...



Kağıtları kesip biçmeyi çok sevdiğimi sanırım anladınızJ Ahh ahhh nasıl kafamı duvarlara vurmak istiyorum, şundan 5-6 yıl önce keşfetseydim şu blog alemini herşey çok faha farklı olabilirdi.
Şu anda aklımda yapılacak yığınla şey var, başka bir şey düşünemiyorum. Gündüzleri işe gelmek zorunda olmasam seri üretime geçeceğim. Devamlı kesip biçeceğim.  


Zaman o kadar hızlı geçiyor ki hiçbirşeye yetişemiyorum. Mesela bu kartları tam yatmaya hazırlandığım sırada yaptım. Yüzümü yıkadım, dişlerimi fırçaladım aklıma bir şey takıldı dur şu dolaba bir bakayım dedim sonra birden çoştum…. Yine saat 2 oldu ben gözlerim yana yana ama mutlu girdim yatağa, yarın akşam ne olursa olsun 10’da yatak da olacağım naraları eşliğindeJ Ama ertesi akşam da yine 1 civarında gidebildim yatmaya.
İşte bu yüzdendir ki bu basit ama sevimli yılbaşı kartlarının yapım aşamasını sizlerle paylaşamadım. Aslında sonradan da çekebilirdim bir iki fotoğraf ama sabahın köründe bizim ev çok karanlık olduğundan ve yeni yıla şunun şurasında çok da az bir zaman kaldığından bir an önce size de ilham vermesi amacıyla paylaşmak istedim.
Malzemeleri sayıyorum; Yılbaşı ağacı şeklinde kurabiye kalıbı, desenli kağıtlar ( bir kısmını internetten buldum , bir kısmını Londra’dan aldım, bir kısmını da kendim auto-cad programıyla yaptım. Photoshopla ilgilenecek, öğrenecek birazcık zamanım olsa, eski ben olsam, takar, yığınla desenli kağıt yapardım ama şimdilerde uğraşamıyorum.) , yapıştırıcı, renkli ve beyaz fon kartonu, simli ip ve boncuk, ince eskiz kağıdı.


Beyaz kalın kağıdın (ince karton) üstüne yapıştırıcıyı sördüm ve desenli kağıtlardan 1 cm.lik şeritler halinde kestiğim parçaları sıra sıra yapıştırdım. Sonra kurabiye kalıbı ile ağacı çizdim ve kestim. Gerisi fotoğraflarda görüldüğü gibi. Renkli ya da beyaz kartonun üstüne yapıştırdım, içine eskiz kağıdı koymasanızda olur , ama ben seviyorum, daha şık bir hava veriyor. Sonra iğne ile ipi geçirdim, boncuğu da taktım, bitince de ikisini birden öptüm. İhale dosyalarını da eskiden böyle öperdim benJ


Eskiden Kabalcı’da çok çeşitli ve güzel kartlar olurdu. Şimdi piyasada doğru dürüst kart göremiyorum. Hiçbiri hoşuma gitmiyor.  Acaba kart işine mi girsem diye ciddi ciddi düşünmeye başladım. Sabahtan akşama kadar kart yapabilirim.  Ama işte dediğim gibi sabahtan akşama kadar… Aakşam işden çıkıp eve gelip değilJ) Buradan da anlaşılacağı üzere, ben çalışmayayım, biri beni maaşa bağlasın ben de habire kart yapayım istiyorum. Hadi 2012 göreyim seni…


As you know, I love all craft things. I love colorful papers, all stationery equipments and the smell of glues...
All day long I'd like to deal with these types of craft jobs.
After the work, I feel myself very tired and every night I promise to myself that ; I'll go to bed around 10 o'clock tomorrow night. But it never happens.
For instance, I have made these simple christmas cards while I was going to bed. Because of this I could not take any photos for making steps. Of course I could take some photo in the morning but our home was very dark while I was preparing for job.
You know we have a very short time for make and send christmas card, thereof I wanted to share with you right away.
All materials are here;
Patterned papers
Colorful or  white carton paper
Cookie mold
Glue
Sketch paper
Fancy yarn and bead…
I hope you like it.



NOT; Eminim şu kırmızı çiçek ve teneke minnak vazo gözünüzden kaçmamıştır…
P.S. ; I hope you were not bored to see the same objects on my blog. For example; red flower and this small tin vase .








Kurabiyede fantaziye kaçmak....




İlk kez geçen yıl yaptım bu zencefilli kurabiyelerden, o zamandan beri de sık sık yapıyorum. Hepinizin bildiği, yaptığı bir kurabiye. Bazı şeyleri biraz geç keşfetmiş olmanın verdiği pişmanlıkla, yaptığım şeylerin gözünü çıkartıyorum:)
Babamın dediği gibi ben fantaziye kaçmayı seviyorum. Yok öyle kuzu kapama, zeytin yağlı biber dolması yapmak istemiyorum, illa süslenecek şeylerle uğraşayım, Panna cotalı ayva tatlısı yapıp üst üste dizeyim  istiyorum mesela…


Belki daha önce de bahsetmişimdir, bizim çocukluğumuz kek ve kısıra hasret geçti, annem harika baklavalar, turtalar, prasalı arnavut börekleri yapar ama o ikisine sıra geldimi, aa ben hiç bilmem derdi… Bilmeyecek ne var, yaptım oldu…
İşte son yıllarda ailecek bunun acısını çıkartıyoruz, bir arada olduğumuzda ben habire kek yapıyorum. Ama yoook Muffin falan değil bildiğin klasik üzümlü cevizli tek parça kek.
Bu sefer muffin yapacağım dediğim an annem başlıyor, yok kızım o çok hor oluyor, sen bildiğimiz keki yap, hem babam da böyle kesip yemeği seviyor, yaa olay aynı, ha dilim ha toparlak…
Sonra babam çıkıyor; tamam o da olur ama hani geçende yapmıştın ya böyle annenle akşam üstleri çayın yanında birer dilim kesip yemiştik. İşte o çok güzeldi. Kesip kesip yiyoruz… Takmışlar kesmeye..

Neyse geçen sene  bu kurabiyeleri  kalp şeklinde yapmıştım, uçlarına da kurdela geçirmiş bir kutuya koyup Balıkesir’e giderken götürmüştüm. İlk başta pek yüzüne bakmadı babam.  "Napmış bu böyle şam şeytanına döndürmüş kurabiyeleri" dedi anneme , duydum yani.
Ama sonra çok sevdi, bir kere hiiiç bayatlamıyor ya işte o çok güzel, yap bolca 2 hafta ye neredeyseJ Eğer siz de bizim gibi akşamları çayı, kahveyi boş içemiyorsanız bence çok hafif ve azıcık yağlı, deneyin derim.


Bu sefer de yaptım ama biraz kalın açmışım, aslında daha ince olmalılar.
Hani eşimize, dostumuza giderken eli boş gitmek istemeyiz yaa işte gidip bir kutu çikolata alacağımıza bence birazcık kurdela ile böyle sevimli kurabiyeleri paketleyip götürsek, hem kesemiz için, hem de kendimiz için daha sağlıklı değil mi??


Şimdi tarifi veriyorum dikkat;
Malzemeler
·                    1/2 çay bardağı sıvıyağ (ben çok daha az koydum yine de oluyor)
·                    50 gram margarin (erimiş ) (Erimiş derken öyle su gibi değil yumuşak yani)
·                    4 su bardağı un (yook ben her defasında biraz daha fazla koyuyorum, alabildiğine un demek istiyorum burada: )
·                    2 tatlı kaşığı tarçın
·                    2 tatlı kasığı zencefil
·                    2 yumurta
·                    1 paket kabartma tozu
·                    4 kahve fincanı pudra sekeri
Tüm malzemeleri aynı anda karıştırıyorsunuz, yok öyle önceden yumurtayla şekeri falan çırpmak. Sonra merdane ile açılacak bir hamur haline getirip ne çok ince ne çok kalın açıyoruz. Şekilli kalıplarla oynamaya başlıyoruz sonra, bir ondan bir bundan….
Önceden ısıtılmış 180 derece fırında 15-20 dakika piştikten sonra biz dayanamayıp sıcak sıcak yiyoruz. Siz keyfinize göre takılabilirsiniz.

 NOT; al işte o küçük kırmızı çiçek ve kurdela burada da var… 


I know all of you knows this cookies. But first time I baked it last year. It was too late for me:)
Firstly my dad did not like to much these cookies, but now he is addicted:)


Recipe is here;
 • 50 ml vegetable oil (I use it still is less)
 • 50 grams of margarine (melted) (that is soft)
 • 3 cups of flour
 • 2 teaspoons cinnamon
 • 2 teaspoons ginger
 • 2 eggs
 • 1 packet of baking powder
 • 1/2 cup powdered sugar
All materials is at the same bowl and mix them until smooth.
Preheat oven to 180 degrees C. On a lightly floured surface, roll the dough out to 1/4 inch thickness. Cut into desired shapes with cookie cutters. Place cookies 1 inch apart onto an ungreased cookie sheet.
Bake for 10 to 12 minutes in the preheated oven. When the cookies are done, they will look dry, but still be soft to the touch. Remove from the baking sheet to cool on wire racks. When cool, the cookies can be frosted with the icing of your choice.
This time, my cookies were a little bit thick. Actually, They should be thinner..

I think it is a good gift to give loved ones. We need only a little bit cute ribbons and boxes.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...