white etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
white etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bugün Bunu Sevdim / Kar Beyaz - Today Liked This




1 | 2 | 3 | 4




Şunun şurasında ne kaldı yeni yıla!
Eeee ben daha doyamadım bakmalara…
İstiyorum her yer olsun kar beyaz
Çoşalım-koşalım mutlulukla, huzurla…

Yazan; Falım sakızlarına manici olmak isteyen bir garip blogger

Bugün de bunları sevdim ben! Daha fazla güzellik, hoşluk görmek istiyorsanız sizi buraya alayım…




Stop Me Because I Can't Stop Myself from pinning! There are many wonderful images of this season and I love all of them...
Here is only a few… If you want to see more, click here...




Bugün Bunu Sevdim - Siyah Beyaz



1 | 2 | 3 | 4



Siyah ve beyazı hep sevdim, ee ne de olsa ailecek Beşiktaşlıyız hem de en koyusundan. Ama nedense ev dekorasyonunda kullanmayı şimdiye kadar hiç benimseyememiştim. Gerçi tüm evi siyah beyaz yapma fikrine çok da sıcak bakıyor değilim ama görünce hoşuma gidiyor. Sanırım uzun süre sadece göz tiryakisi olarak takılacağım ben bu kombine…

Bu arada linklere bir göz atmayı ihmal etmeyin, ilk üçü benim zevkle takip ettiğim bloglar…

Aydınlık bir hafta olsun hepimiz için…


. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .  . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .  


I always loved black and white. They are the colors of the football team which is supported by our family: ) But I have never thought to decorate my home only these two colors. For now, I just like to watch and I do not know what happens in the future.

Don't forget to check above links, First 3 are my favorite blogs...


I wish you have a bright week.









İstemek Bedava...




Düşünüyorum da, şu pinterest gerçektende son yılların en inanılmaz buluşu. Artık birşeyi internette aradığımda ilk önce google’da sonra da printerest’de bakıyorum.
İnsanlar bilgiye çok çok daha hızlı ulaşıyorlar. Aslında bu blogları da etkiledi. Düşünsenize eskiden ( şunun şurasında 4-5 ay öncesine kadar) bir blogda güzel bir ev,  hoşumuza giden ya da değişik bir fikir gördüğümüzde onu bloglarımızda paylaşırdık, ama şimdi bu bana biraz anlamsız gelmeye başladı, çünkü pinterest sayesinde kimin ne yaptığına herkes anında ulaşabiliyor. Daha kısa yoldan bir paylaşım söz konusu. Bloglarda uzun uzadıya anlatmaktansa, yapıyor, fotoğraflıyor ve pinliyor bitti.



Pinteresti açtığımda çoğunlukla öylece hayran hayran bakıyorum fotoğraflara, sonradan tekrar bakmayı düşündüğüm web siteleri ya da dikiş fikirleri, fotoğrafla ilgili tüyolar varsa onları pinliyorum ama beğendiğim herşeyi pinlemeye kalksam pinci başı olur, bilgisayarın başından kalkamaz, başka da bir iş yapamazdım. Takip ettiklerim zaten zevklerine hayran olduğum kişiler. Mesela Sevgili Cepaynası, benim onun her pinlediğini pinlemem gerek neredeyse, çünkü hepsi çok hoşuma gidiyor. Ben de hiiiç kendimi kasmıyorum, sadece bakıp mest oluyorum.



Bu İskandinav evleri için de geçerli. Zaten artık hepimiz onların tarzını aşa-yukarı biliyoruz. Her baktığımda evlerdeki işçiliğe, fotoğraflara, dekorasyonda kullanılan objelere, ferahlığa ve tabiki geniş mutfak ve küçük ama sevimli balkonlara bayılıyorum.
Bugün seçtiğim bu evde de yine bir çok detay beni mest etti. Uzun zamandır da hep sizi bak ben bunu yaptım, bir de şunu diktim gibi mevzulara boğduğumdan bir değişiklik olsun istedim.
Bu evde ilk dikkatimi çekenler duvarlardaki resimler oldu. Evin tüm fotoğraflarını buradan görebilirsiniz. Duvarlarına dikkat edin nasıl cıvıl cıvıl, nasıl insana enerji veriyorlar değil mi. Sonra raflar… Açık rafları ben çok seviyorum ama ne yazık ki şu anda oturduğumuz evde sadece kitaplığımız var açık olarak. Ama hep aklımda ve yapılacaklar listesinde. Şu iki koltuğun olduğu fotoğraftaki kitaplık ise mutlaka ama mutlaka olacak bir gün evimde. Aynısının bir başka versiyonunu yemek masasının arkasında da görüyoruz. Gerçekten çok şık.



Tam sevdiğim gibi duvarların hemen hepsi dolu. Posterler, çevçeveler, panolar, raflar… Sonra aydınlatmalar ve yemek odasındaki sandalyeler de çok hoşuma gitti.
Yani kısacası bugün ben bu eve ışınlanıvermek istedim. Serin serin o beyaz koltuklarda oturup güzel bir müzik eşliğinde kitap okumak istedim…
İstemek bedava…


I'm thinking that Pinterest is the most incredible invention in recent years.
Now when I search for something on the Internet firstly I look at google then pinterest.
People are reaching the information much more quickly. In fact, this also affected blogs. When the somebody share a nice image or an idea, we can see it on pinterest and it reaches many people in very short time. You should be original and different.
For a long time, I did not share with you a different thing, except I have done.
But today I wanted to share with you a Scandinavian-style home. As we all know, everything is white. Today I want t o be there with the a nice music and a book.
Especially I liked the arts on the walls. All of them are great, colorful and cheerful and I liked also shelves, chairs and lightings.
You can see all images "here" belonging to this home.


Kaynak; Alvhem

 




Bugün Bunu Sevdim - Beyaz


En son ne zaman bu saatte yatağa gittim hatırlamıyorum ama dün akşam artık bünyem iflas etti ve saat 22:30 itibari ile bilgisayarı kapatıp bu gidişe bir dur demeliyim dedim ve yatağa gittim. Her gece uyumadan önce gözlerime bir krem sıkmak zorundayım yaklaşık 4 yıldır bu böyle, sanırım da ellerim titreyip gözümü tutturamayana  kadar devam edecekJ İşte bu yüzden yatağa yatar yatmaz gözlerimi de ışığı da kapatmıyorum, bir süre öyle dikiyorum gözlerimi bir noktaya bakıyorum. Neler neler düşünüyorum… Mesela  akşam bir ara tül parçalarından keklerin üstüne bir süs yapmayı denedim, dün görmüştüm bir yerde, ama emin olamadım nasıl yapıldığından, içime  de sinmedi yaptığım. Bulamadım sonra bilgisayarı açtığımda da. Ama yattım düşündüm.. düşündüm.. fotoğraflar gözümün önünde şimşek gibi çaktı ve bir ip ucu buldum, yarın sabah bakarım dedim ve kremimi sıkıp kapadım gözlerimi (Ki biraz önce baktım BİNGO! Tamda düşündüğüm yerdeymiş) . Saat maksimum 23:00 olmuştur ya da olmamıştır bile. Sabahda taa 7:30 da kalktım, arada hiç uyanmadım. Bu akşam da eğer becerebilirsem böyle erkenden uyumak istiyorum.  (Şimdi böyle dedim ya akşam 2’den önce uyumam kesin)
Neyse neden böyle bir giriş yaptım emin değilim, aslında renklerden bahsedecektim. Birbiriyle uyumlu, göz yormayan, ahenkle dans eden her rengi severim, diyecektim.  Beyaz mı???  Aaa severim...., pempeler maviler sarılar.... tabi ki severim, ama morun eflatuna kaçmayan her tonunu severim… Severim de severim işte…  İlla seçmem gerekirse  cart kırmızıyı ve yeşili, sonra kahverengini pek hazetmem o kadar…
Bugün beyazı sevdim mesela… Sadece beyaz birşeye bakmak bile insanı nasıl da rahatlatıyor, huzur veriyor ama değil mi?

1 | 2 | 3 | 4

I was very tired yesterday at the office and I went to bed very very early according to usual. I am planning to do also same thing in this night.  I need to rest but when I go to bed I can find always somethings for thinking. For instance I thought some accessories for top of the muffins:)  I am working as enviromental engineer at the office during day and I am working as blogger at the home during all night. This is very exhausting but I love to deal with my blog and with everything which is beatiful:)
 
Anyway I don't know why I am telling this, actually I would like to mention colors... I love all colors especially if they are tuneful with eachother. White, pink, blue and purple... Maybe I don't like only glaring red, green and brown....
Today's color is WHITE... It is soft, peaceful, restful and relaxing... isn't it?




Pin It




Bizim Naif Beyaz Vazomuz..





Kaç haftasonudur güneş yüzü görmediğimiz ve evde yapmak istediğimiz şeyler olduğu için hep evdeydik. Bu haftasonu ise evde 5 dakkika oturmadım diyebilirim.
Böyle olunca da nasıl geçtiğini anlamadan bir bakıyorum yine işte masamın başındayım… Neyseki bu hafta 19 Mayıs tatili var. Sadece 4 gün çalışma düşüncesi bile bu pazartesi sendromunu biraz olsun hafifletiyor.
Cumartesi günümü daha önceden planlamamıştım ne güzel oldu. Ama çalışanlar için bir tek haftasonu olduğundan çoğu zaman önceden planlamak gerekiyor maalesef.

Neyse Cumartesi öğlen Pelin- Pembesi bloğunun sahibi Buket ile buluştum. İstanbul’a geldiler, Cuma akşamı konuştuk ve buluştuk. Çok mutlu oldum, yeni girdiğim bu blog aleminden ilk tanıştığım kişi…
Sonra Teyzemin kızı çocukları ile Taksim’deymiş, onlarla gezdim akşamüstüne kadar, oradan eve döndüm bir 5 dakika elimi yüzümü yıkayıp bu sefer 11 yıl önce ayrıldığım eski işyerinden arkadaşlarımla buluştum. Yaklaşık 2-3 saat sonra tekrar görüşmek üzere sözleşip ayrıldık. Oradan Kardeşim ve arkadaşı ile buluştum. Eve geldiğimde baygınlık geçiriyordum. Bünyem alışık değil bu kadar harekete benim….

Aralarda fotoğraflar da çektim tabii. Gerçi daha heryere yanımda götürecek kadar samimi olmadım fotoğraf makinamla, o yüzden yine ev ve bizim mahalleden fotoğraflara bağucam sizi...




Bu vazo üniversite’deyken tanıştığım çok eski bir arkadaşımın hediyesi. Benim üniversiteden 4 çok iyi arkadaşım oldu, burada arkadaşım diye yazmak bile farklı geldi, çünkü kardeşim gibiler. Hepsini çok seviyorum.




Herkese mutlu bir hafta diliyorum…





Bugün bunu sevdim...



Basit olan herşeyi çok seviyorum. Duvardakilere bakar mısınız? Bir iki kağıt parçası bir kuru dal... Hele koltuk mu desem, sedir mi bilemediğim şu dört ayaklıya bayıldım. 



Kaynak için fotoğrafa bir TIK

Renkten Dörtköşe...

Beni bu evin mutfağında bırakın siz gidin....


Camın içindeki "Dünyayı" sevdim...


Siyah deri sandalyemsi koltuğu sevdim..


CD'lerin durduğu rafı, daha doğrusu metal süslemelerini sevdim...


Televizyonu orada hiç sevmedim...


Dolapların mavisini, abajurun kırmızısını, sandalyelerin beyazını... hepsini çok sevdim. 




Mutfağın balkona açılmasını, balkondaki saksıları, duvardaki apliği sevdim...



Yatak odasının canlılığını, ferahlığını, sarı pikesini sevdim...


Ben bu balkonda şu bir fincan kahve içme zevkini SEVDİM...

Kısaca BEN BU EVİ SEVDİM...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...