el işi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
el işi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ekip toplansın yapacaklarımız var...





İstiyorum ki ( gerçi bunu hep söylüyorum) emrimde birkaç kişi olsun, ben isteyeyim onlar yapsın. Ama tam da benim istediğim gibi olsun herşey, aklımdan ne geçiyorsa o çıksın ortaya.

Aklıma bir fikir geldiği an hemen koşayım malzemeleri alayım yığayım birinin önüne, sen şimdi bunu böyle böyle yapacaksın diye anlatayım, o onu yaparken başka birine de başka bir şey anlatayım. Onlar yapılana kadar ben yeni aşklar peşinde koşayım, yeni yeni fikirler bulayım, habire pinterestde gezeyim, fotoğraflar içinde kaybolayım sonra istediklerim hazır onunca onları fotoğraflarıp başka görevler yığayım emrimdekilere: ) Bu arada biri de peşimden ortalığı toplarsa hiç fena olmaz hani, zira üretim aşamasında evi birbirine katıyorum.
 


Neden mi istiyorum bunları; çünkü yığınla fikir kafada ama onları hayata geçirecek zamanı bulamadıkça fikirler yığıldıkça altında ezilip mutsuz olmaya başlıyorum. Liste öyle uzuyor ki bu sefer hangibirinden başlayacağımı şaşırıp hiçbirine bulaşamıyorum.

 

İşte bu yüzden de kış gelsin istiyorum. Emrimde hiç kimse olmamasından 2 kişinin olması iyi bir şey çünkü. Her ne kadar istediklerimin hepsini yaptıramasam da idare ederler. Kardeşim ile arkadaşımızdan bahsediyorum.  Kışın haftasonları arkadaşımız bize geldiğinde, bu iki kafadarlar genelde mırıl mırıl muhabbette olsalarda, arada benimle dalga geçseler de ellerine bir şey tutuşturduğumda öyle ya da böyle yapıyorlar.

 

Mesela bu ponponlar gibi… Kardeşime; kendi için ördüğü yatak örtüsünden artan motiflerle bebek battaniyesi ördürürken, diğerine de artan iplerden ponpon yaptırdım.


 
Sonra o ponponları bir o yana bir bu yana astım. Şunların şirinliğine baksanıza… Yapımı da çok kolay dola dola dola.. (İnternette yığınla fotoğraf var nasıl yapıldığı ile ilgili, şunlardan birini seçin mesela)

Bence çocukların odalarının bir köşesinde ponpon olmalı, gidip gidip sevilmeli sonra o ponponlar. Adı bile sevimli; PONPON… Kendimi durduramıyorum habire Ponpon diyesim var bugün… Ponpon ponpon ponponnnnn…

 

 

I want a team to working for me: ) I'll find ideas, they'll make them... as well as exactly like I thought.

I want to make so many things, I have so many ideas... sewing ideas, crafting ideas, painting ideas but there is no possibility to do everything I wanted.

I am at the office during the all day and I'm dealing with boring things. I can make something  which I liked only on weekends... It is so short: (

I am hopeful, a day, I'll have my dream team. Until that time, I can use my small team consisting of my little sister and our friend: )

Maybe they don't make everything which I wanted but better than nothing...

For instance; They have made these pom poms for me. I chose all the colors and they made...

Look at this.. How cute isn't it?  I think, every kids rooms should have pom pom's...
 
 
 







Yağmur Damlası Sarkıtı




Ne zamandır kes – yapıştır işi yapmamıştım. Gözüm kumaşlardan başka bir şey görmez olmuştu. Ama kırtasiye malzemelerinin durduğu dolaba her yaklaştığımda aklım onlarda kalıyordu.
Keşke hayattan avans zaman alabilsek: )
Neyse işte geçenlerde defterime baktım. Yapılacaklar listesine yazmışım da yazmışım. Hepsi dikişle ilgili, çoğu da hediye olacak. Biran önce o listeyi tamamlamam gerek yoksa bana huzur yok.
İşte o listenin bir maddesi de bu sarkıttı (bunada sarkıt diyorum artık bir adı varsada bilemem, benim lugatımda sartıktır sarkan herşey).




Bir çok blogda ve pinterestte gördüm, benim kelebeklilerin ( Biri buydu, diğeri de bu) başka bir versiyonu. Çocuk odaları için inanılmaz şirin bir süs. Aklımda başka versiyonları da var ama ona ne zaman sıra gelir bilmem. Çünkü ben bir yaptığıma bir daha dönemiyorum. Bu bitti gelsin yenisi modundayım sürekli. Belki birkaç tane daha yapsam bu sarkıttan çok daha farklı metodlar bulacağım, çok daha şirin ve kullanışlı olacak. Ama yoook ben illa bilinmeyene yelken açacağım…




Yapımını ayrıntıları ile anlatmaya gerek yok aslında. Malzemeler belli. Desenli kağıtlar, yapıştırıcı, kalem, ip ve halka olarak da etamin işlerken aldığım kasnağı kullandım.
3 değişik boyutta yağmur damlası çizdim kağıda, sonra onları kalıp yapıp desenli ve düz kağıtlardan bir sürü yağmur damlası kestim. Desenli kağıtların iki yüzü içinde ayrı ayrı kesip birbirine yapıştırdım ki iki tarafıda aynı olsun, hem böylece biraz daha kalın oldular.





Düz kağıtlar bildiğiniz fon kartonuydu, araya onları serpiştirdim, pembeli mavili. Fon kartonlarını önlü-arkalı yapmadım ama, nasılsa iki tarafıda aynı renk ve kalın diye. Sonra masanın üstüne sıra sıra dizdim hepsini, renklerini falan ayarladım. İki düz renk ya da uyumsuz renkler ya da aynı tonlar yan yana gelmesin diye. İlk önce tedirgin oldum daha önce hiç kağıt dikmemiştim dikiş makinasıyla, ama bastım gitti. Ben kelebeklileri yaparken iki kelebeğin arasına ipi koyup yapıştırıyordum. Tabii çok sağlam olmayabiliyordu bu yöntem makinayla dikmeye göre ama görüntü daha iyi oluyordu. Tabii  onun için de daha kalın bir ip kullanıyordum ki bu yağmur damlalarında iyi durmazdı. (İyi ki de detaya girmedim yani)
Aklınıza takılan bir şey olursa sorabilirsiniz, yeter ki siz yapmak isteyin harika şeyler çıkacağından eminim.




In recent days, my interest in sewing is too much. I want to learn how to make different pillows, baby blankets, aprons and bags....

I need much more time. I wish, we could get a little advance time from future.

I have very long to-do lists. For instance,I want to sew tote bags for my friends. But at the same time I missed my patterned papers and other stationery materials so much also.

Anyway this rain drop mobile was on my list also. I saw many different types of beautiful mobiles on pinterest and I decided to make rain drop mobile for my friend's baby a few days ago.

We liked it a lot and I want to make it again with different papers .













Hediyenin hakkını veririm...




Geçen gün kardeşim diyor ki; bu dikiş makinasını alırken senin böyle olaya gireceğin, başımıza terzi kesilip, işi abartacağın hiç aklıma gelmemişti.

Aynı şekilde bir arkadaşım da; (hani bana yurt dışından fotoğraf makinamı getirten) fotoğraf makinasını senin için bir heves olarak düşünmüştüm, elinden hiç düşürmeyeceğin, her telefonda sıkıcı bir şekilde devamlı fotoğraf makinalarından konuşacağın aklıma gelmezdi diyor…


Sonra mesela, hani hatırlarsınız sevgili Sevdiye’den harika Baykuşlar kazanmıştım. O’da bana hediyelerimin yanında bir de küçücük sevimli bir dikiş kutusu göndermişti. İşte onun içinden çıkan ve ancak annem geldiğinde onun sökme aleti ( sökücü, ip tırmığı, kanca… artık adı herneyse) olduğunu öğrendiğim küçük şeyi de elimden düşürmüyorum. Huzurlarınızda kendisine bir kez daha teşekkür ederim efendim. Çünkü son günlerde dikiyorum ve söküyorum, kaybolacak diye de gözüm gibi bakıyorum kendisine: )
Anlayacağınız bana kim ne hediye alırsa hakkını sonuna kadar vereceğimi unutmasın…

İlk fermuar denememi bir çocuk yastığı ile yapmıştım. Onun fotoğraflarını çekmeyi unutmuşum o yüzden onları atlayıp bu makyaj çantalarını görün istedim.


Demet’i çoğunuz biliyordur, hani şu çok hamarat, bıcır bıcır, enerji dolu Demotoloji bloğunun sahibi. O kadar kendime benzetiyorum ki onu ( ben büyük olduğum için bana benzemesini daha uygun gördüm) anlatamam. Birşeylere kafayı takması, harıl harıl hobileri için gece gündüz çalışması... hepsi. Yazdıklarını okudukça aaa aynı ben diyip duruyorum.

Bu makyaj çantalarından o kadar çok dikti ki, rengarenk, cıvıl cıvıl. Kardeşime gösterdiğimde hemen atladı, sana o kadar makine aldık bir makyaj çantası dikmedin, yastık yastık nereye kadar diyeJ

İlk başta zor bu beceremem ben dedim ama Demet’in verdiği video’da adım adım o kadar güzel anlatılmış ki bir baktım oldu. Bir teşekkür de Demet’e gitsin o zaman…

Yeşil olanın fermuarına geçen gün yaptığım kalplerden taktım. Pek şirin oldu. Şimdi o kalplerden yine yapacağım rengarenk böyle diktiğim şeylere aksesuar olarak kullanmak için.


Bu makyaj çantasından iki tane diktim birini kardeşime diğerini de arkadaşıma. Sonra başka bir model buldum ondan diktim. Habire yeni, değişik bir şey denemek istiyorum, bu bazen iyi bazen kötü. Çünkü tek bir konuya odaklanıp onun üstünde  geliştiremiyorum kendimi, yuvarlanan taş yosun tutmaz sözünü de kendime ithaf ediyorum. Kulağıma küpe olsun manasına. 

  

You know that  I have this sewing machine very newly but I want to sew something unceasingly. This machine is a birthday present from my little sister and she is very happy to gave me this.

These make-up bags are my second handmade after my pillows. I sewed  about ten pillows and I think, it was time to sew different things.

Dear Demet who is Demetoloji blog's owner sent me a video about Zipper pouch tutorial . You can see all steps very clearly.

I sewed one of  those make-up bags for my little sister and the other one was for my friend.

I used my little hearts as accesory which I made last weekend and I am planing to make much more colorful hearts for using this aim.

I hope you liked them.








Aşka geldim...





Taktım ben bu hamur olayına. İlla yapacağım bir şeyler. Hiç biri de tam istediğim gibi olmuyor. Nedenini biliyorum ama, üstünde düşünmüyorum çünkü. Sırf yapmış olmak için yapıyorum. Şu sıralar ilgi başka yerde. Her yerde dikişle ilgili tüyolar arıyorum, insanların üstlerindeki kıyafetlere bakıp bu kumaştan ne hoş yastık ya da çanta olur diye hayaller kuruyorum (Bu dönem sadece yastık ve çanta dikme seviyesinde olduğum için hayal gücüm bunlarla sınırlı maalesef).




Bu hafta 2 çanta birde önlük diktim. Fotoğraflarını çekecek zaman da bulamıyorum. Yalanmış gibi buradan habire yazıp duruyorum, şunu diktim bunu kestim diye.. Şu önümüzdeki birkaç haftasonumda dolu gözüküyor yani diktiklerimi ne zaman paylaşabilirim kestiremiyorum bir türlü.
Neyse gelelim şu hamur olayına. Fotoğraf çekerken elimde renkli objeler olsun istiyorum, o yüzden yaptım bu kalpleri. Sonra başka amaçlar içinde kullandım. İleriki günlerde tekrar karşınıza çıkacaklar yani.





İlk önce incecik açtım sonra 3 farklı boyuttaki kalp kalıplarla bir ondan bir bundan kestim hamuru durdum. Kürdanla kenarlarına delikler açtım, kiminin iki yanına kiminin tek tarafına küçükleri aynen bıraktım delmeden.



Bir gece boyunca çerçevenin içinde kurudular. İnce açtığımdan arada bir elimde düzelttim kururken kıvrılma falan olmasın diye. İyice kuruyuncada boyadım.
Bir kısmı ile mumluk yapmayı da ihmal etmedim tabi. Bir daha ki sefere full konsantrasyon ile iyice odaklanacağım konuya ve kase mi yaparım, mumluk mu yaparım, yeni bir arayış içine mi girerim bilmem ama adam gibi bir şey ortaya çıkarana kadar bu hamur olayına son noktayı koymayacağım aşikar.




Maksat Muhabbet olsun diye yaptıklarımı hatırlıyorsunuz değil mi  : ) En azından bu sefer yaptığım duvar süsünden memnunum. Hem çok şirin bir hediye de olabilir. Şimdilik bilgisayarımın yanında sallanıyorlar bana neşe vererek.
Hepinize aşk dolu bir haftasonu diliyorum…


I need some objects when I take photo, because of that I wanted to make somethings again with dough last weekend.
Now, There are a lot of heart at my home: ) I used them different way. You'll see soon.

Do you remember my first experience with dough? After that I tried to work more carefull but my candle holder was made again crooked. I gues, I should working on this subject a little more: )

But I liked heart garland. It can be a sweet gift.

I wish everyone have a weekend full of love...








O Bir Yatak Örtüsü...



 

 

Haftasonu kartında yünleri görünce Zehra sormuş bunlarla ne yapılıyor diye. İşte henüz tamamlanmamış olan kardeşimin rengarenk yatak örtüsü. Bitince harika olacak ben de kıskançlıktan çatlayacağım..
Hatırlayanlarınız vardır elbet, yaz aylarında paylaşmıştım yine sizlerle; kardeşimin ördüğü diz üstü battaniyesi ve arkadaşımızın ördüğü rengarenk yatak örtüsünü. Bu kış resmen kapanın elinde kaldı o sarı papatya. O battaniyeyi bitirir bitirmez renkli yatak örtüsünden de örmeye kararvermişti bizimkisi, yünleri aldık, o da örmeye başladı. Aslında şöyle hırs yapsa 2-3 hafta da bitirebilir ama pek ehli-keyif çalışıyor. Yarısına yakın bir kısmı tamamlandı. Gerçi bütün renkli motifleri ördü şimdi sadece beyaz ile birleştirmelerini yapıyor. Bir de örerken iplerini hiç temizlemiyor, arada arkadaşımız geldiğinde tutuştruruyor eline temizle sen bunları diye , yazık kızcağız da tek tek temizliyor. Yani bu yatak örtüsünde ikisinin de çok emeği var…



Sen ne yapıyorsun diyorsanız ee işte habire fotoğraflarını çekiyorum yaa. Hatta şöyle bir teklifle gittim kendisine; “sen koltuğa uzan ben üstüne şu motifleri dökeyim sadece kolların çıksın içinden falan” diye ama yok istemedi. Halbuki ne hoş olacaktı.. Sanatımı konuşturamıyorum ya ben de ona yanıyorum işteJ



Some of my followers had asked me that what are you doing with these yarns after my happy weekend card.
As you see it will be a crochet bedcover very soon. My little sister has been knitting this for herself for a while.
Maybe,  some of you can remember our another crochets. I had shared them very long time ago.  I love this kind of blankets and maybe my little sister can knit one of them for me after this . I hope...
I should behave very well to her:)





Hepinize renkli, cıvıl cıvıl bir hafta diliyorum…

I wish you have a colorful and joyful week...










Pin It

Kartçı Olmak İstiyorum...



Kağıtları kesip biçmeyi çok sevdiğimi sanırım anladınızJ Ahh ahhh nasıl kafamı duvarlara vurmak istiyorum, şundan 5-6 yıl önce keşfetseydim şu blog alemini herşey çok faha farklı olabilirdi.
Şu anda aklımda yapılacak yığınla şey var, başka bir şey düşünemiyorum. Gündüzleri işe gelmek zorunda olmasam seri üretime geçeceğim. Devamlı kesip biçeceğim.  


Zaman o kadar hızlı geçiyor ki hiçbirşeye yetişemiyorum. Mesela bu kartları tam yatmaya hazırlandığım sırada yaptım. Yüzümü yıkadım, dişlerimi fırçaladım aklıma bir şey takıldı dur şu dolaba bir bakayım dedim sonra birden çoştum…. Yine saat 2 oldu ben gözlerim yana yana ama mutlu girdim yatağa, yarın akşam ne olursa olsun 10’da yatak da olacağım naraları eşliğindeJ Ama ertesi akşam da yine 1 civarında gidebildim yatmaya.
İşte bu yüzdendir ki bu basit ama sevimli yılbaşı kartlarının yapım aşamasını sizlerle paylaşamadım. Aslında sonradan da çekebilirdim bir iki fotoğraf ama sabahın köründe bizim ev çok karanlık olduğundan ve yeni yıla şunun şurasında çok da az bir zaman kaldığından bir an önce size de ilham vermesi amacıyla paylaşmak istedim.
Malzemeleri sayıyorum; Yılbaşı ağacı şeklinde kurabiye kalıbı, desenli kağıtlar ( bir kısmını internetten buldum , bir kısmını Londra’dan aldım, bir kısmını da kendim auto-cad programıyla yaptım. Photoshopla ilgilenecek, öğrenecek birazcık zamanım olsa, eski ben olsam, takar, yığınla desenli kağıt yapardım ama şimdilerde uğraşamıyorum.) , yapıştırıcı, renkli ve beyaz fon kartonu, simli ip ve boncuk, ince eskiz kağıdı.


Beyaz kalın kağıdın (ince karton) üstüne yapıştırıcıyı sördüm ve desenli kağıtlardan 1 cm.lik şeritler halinde kestiğim parçaları sıra sıra yapıştırdım. Sonra kurabiye kalıbı ile ağacı çizdim ve kestim. Gerisi fotoğraflarda görüldüğü gibi. Renkli ya da beyaz kartonun üstüne yapıştırdım, içine eskiz kağıdı koymasanızda olur , ama ben seviyorum, daha şık bir hava veriyor. Sonra iğne ile ipi geçirdim, boncuğu da taktım, bitince de ikisini birden öptüm. İhale dosyalarını da eskiden böyle öperdim benJ


Eskiden Kabalcı’da çok çeşitli ve güzel kartlar olurdu. Şimdi piyasada doğru dürüst kart göremiyorum. Hiçbiri hoşuma gitmiyor.  Acaba kart işine mi girsem diye ciddi ciddi düşünmeye başladım. Sabahtan akşama kadar kart yapabilirim.  Ama işte dediğim gibi sabahtan akşama kadar… Aakşam işden çıkıp eve gelip değilJ) Buradan da anlaşılacağı üzere, ben çalışmayayım, biri beni maaşa bağlasın ben de habire kart yapayım istiyorum. Hadi 2012 göreyim seni…


As you know, I love all craft things. I love colorful papers, all stationery equipments and the smell of glues...
All day long I'd like to deal with these types of craft jobs.
After the work, I feel myself very tired and every night I promise to myself that ; I'll go to bed around 10 o'clock tomorrow night. But it never happens.
For instance, I have made these simple christmas cards while I was going to bed. Because of this I could not take any photos for making steps. Of course I could take some photo in the morning but our home was very dark while I was preparing for job.
You know we have a very short time for make and send christmas card, thereof I wanted to share with you right away.
All materials are here;
Patterned papers
Colorful or  white carton paper
Cookie mold
Glue
Sketch paper
Fancy yarn and bead…
I hope you like it.



NOT; Eminim şu kırmızı çiçek ve teneke minnak vazo gözünüzden kaçmamıştır…
P.S. ; I hope you were not bored to see the same objects on my blog. For example; red flower and this small tin vase .








Mini mini kartlar yapıyorum, mutlu oluyorum...


Son zamanlarda pek sık paket ve kart yaptım. Kiminin tonlarca fotoğrafını çektim, kimini son anda yaptığımdan fotoğraflayamadım bile.  Ama elimde olanları sizlerle paylaşacağım…





Kardeşimin doğumgününde onun için kart yaptığım günden beri gidip dışarıdan kart alma fikri bana çok saçma gelmeye başladı.  Aslında bunun gibi birçok şeye para vermek anlamsızlaştı. Mesela vazo, kalemlik, yastık, battaniye…. Kısacası son zamanlarda bir şey almadan önce acaba ben bunu evde yapabilir miyim, ya da elimdekileri nasıl değerlendirebilirim diye düşünmeye başladım. Blog aleminin bana kattığı en güzel şeylerden biri de bu sanırım. Yurt dışından takip ettiğim blog sahiplerinin hemen hemen hepsi evlerini ufak tefek bütçeler ile güzelleştiriyorlar. Birbirlerine verdikleri hediyelerin maddi değerinden çok el işi olması önemli.


Neyse işte kıssadan hisse ben de bizim evden çıkan her hediyeye eğer ki zamanım varsa, güzel bir paket ve bir kart hazırlıyorum.
Kestiğim biçtiğim kağıtları en küçük parçasına kadar saklıyorum, mesela bu gördüğünüz basit ama sevimli kartları artık kağıtlardan yaptım. Suluboya ile bir kuş çizmiştim, onu çerçeveye koymak için kestim geri kalan ince şeritleri sakladım, sonra onlardan bu iki kartı yaptım.


Yonca şeklindeki delgeçi  buradan almıştım.  Ama benzerleri kitapcılarda (Kabalcı ve Nezih’de gördüm mesela) satılıyor.

Bu kartların fotoğraflarını çekerken ışık ve renkler hoşuma gitti o yüzden biraz kendimi kaybetmişim, yaklaşık 143 tane fotoğrafı vardı bilgisayarımda birazını sildim, ama hala yarıdan fazlası duruyor. Görüldüğü üzre kartta aman aman bir numara yok ama beni de, hediyeyi verdiğim arkadaşımı da mutlu etti… ee daha ne olsun…




in recent times, I have prepared a few gift-wrappeds and gift cards for our friends.  I took a lot of photos of some of them.



I have been making myself all gift-cards since my little sister birthday.  This is so enjoyable. In these photos, I liked the colors and light, because of this I took about 143 photos of these simple cards. I deleted some of them but more than half are still on my computer...

Yes I know that  they are very simple but it is not important. The most important thing is they made me and my friends happy...





I do not waste the slightest piece of paper and I bought this puncher from tiger-store in London. But you can find this kind of puncher everywhere... You can see all needs above for this card.


Happy Thursday...





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...