craft etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
craft etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Dersimiz Geometri




Şu sıralar 3 boyutlu geometrik şekillere kafayı takmış durumdayım. Pinterestte ve diğer takip ettiğim birçok blogda durup durup karşıma çıktılar ve tabii benim de el atmam kaçınılmaz oldu.

Bende bu süreç şöyle işliyor;

İnternette geziniyorum; flickr, bloglar, pinterest ya da telefondan instagram… Fotoğraflara bakarken belirli bir şey yavaş yavaş gözüme batmaya başlıyor. Her gün ondan birkaç tane daha görüyorum… Aslında algıda seçicilik dedikleri şey tam da bu.


Mesela şu küçük küçük yaptığım patchwork (hani english paper piecing diye geçen) işi ilk başta karşılaştığımda beni aşar diye hiç üzerinde durmadan es geçiyordum, sonra göre göre dikkatimi çekmeye başladı,  nasıl yapıyorlarmış ki bunu diye yandan yandan, çokta hevesli gözükmeyerek takibe başladım. Bilmediğim bir konu beni huzursuz ediyor, o yüzden ilk başta bir süre kaçıyorum ondan ama bir yere kadar tabi… Sonra dayanamayıp anlamaya çalışıyorum, sırf içim rahat etsin ben bileyim de yapmasam da olur gibilerinden…
Neyse işte bir gün bir baktım ki tüm günümü  iş yerinde boş kaldıkça bu konu ile ilgili videoları izleyerek, bloglardaki anlatımları okuyarak , fotoğrafları yalayıp yutarak geçirmişim. İki üç gün sonrasındada kağıtları keserken buldum kendimi… Şimdi sen rahat ben rahat.



İşte bu 3 boyutlu geometrik şekillere hevesim de böyle böyle başladı. Zaten oldum olası matematiği, en çok da geometriyi severim, hele bir de işin içinde kağıt, kesme, yapıştırma oldumu değmeyin keyfime.
Bu şekilleri yapmaya karar verdim ama nasıl bir kağıt seçsem diye kara kara düşünmeye başladım. Sonra iyisi mi ben kendi kağıdımı da kendim yapayım hem sizlerede veririm dedim ve başladım en basitinden desenli kağıt dizaynına: ) Bir süre de bununla eğlendim.  Sanırım 20’ye yakın yapmışımdır.

3 boyutlu geometrik şekil kalıplarını da buradan buldum. Güzelce kestim, kıvırdım, yapıştırdım sonra uzun bir yorgan iğnesiyle alttan girip üsten çıktım ipe dizdim.

Çocuklarınızla yapabileceğiniz harika bir proje bence. Tamam yapıştırma kısımları biraz zor, nazik olmak gerekiyor ama siz yapın o baksın sonra da odasına asarsınız, ay ne güzel…


Bu arada benim hevesim daha geçmedi bu şekillerden, ara ara yaparım farklı kağıtlarla, hatta origami işine de mi el atsam diye düşünmüyor değilim neticesinde yoğun iş gününden sonra evde televizyonun karşısında keyifle yapılacak bir aktivite. Maksat elim boş kalmasın.

Ay neredeyse kağıtları paylaşmayı unutacaktım; ilk etapda 8 tanesini yükledim, zaten desen çeşidi çok yok, sadece aynı desenlerin farklı renklerini de yaptım o kadar. Umarım işinize yarar.

Sadece sayıların üstüne tıklayın ve kaydedin, keyifle kullanın…

1234567 - 8


Kalın sağlıcakla…



 
I've seen many kind of 3D geometric shapes on blogs, pinterest, instagram and flickr recently... I could not keep away myself from them!

I always loved mathematics and especially geometri. I think it's clear that I'm an engineer: )

I've decided to make these 3D geometric shapes but it was difficult to choose papers. So I made own patterned papers myself. They are so simple and amateurish. I hope you like them.




I've used these patterns for 3D shapes and made them during watching TV at the evenings... Simply cut, fold and glue together.

You can find 8 pieces of my papers below, just click to number and save it.

1 – 2 – 3 – 4 – 5 – 6 – 7 - 8  


Enjoy...










AŞK - LOVE



 
 
Bizi yine her zamanki gibi babam uyanır uyanmaz aradı. Hatta annemden önce bizim sevgililer günümüzü kutladı ki bu annemde hafiften bir ikirciklenmeye yol açtı (telefonda arka fondan gelen bıdı bıdı konuşmalardan anladık…) .
Early in the morning, my dad phoned me and my little sister for celebrate our valentine's day as usual:)
I wish you,  have a wonderful day with your loved ones.
 
 
 
 

Piramit kutular sardı dört bir yanımı...




 
Kağıtlarla oynamayı ne kadar da özlediğim belli oluyor değil mi. Dikiş makinasına kendimi kaptırdığımdan beri onları gözüm pek görmüyordu, ama şimdilerde aklım habire kırtasiye malzemelerinde, kağıtlarda, bantlarda… Bir de tabi amaç olması önemli, yani yılbaşı geçtiğinde aynı şevkim kalmayacak biliyorum o yüzden de şimdilerde bol bol keyfini çıkartıyorum kağıtlarla haşır neşir olmanın.


Bu piramit kutuları Feride’nin bloğunda görüp beğenmiştim. Hemen defterime not ettim Feride’nin piramitlerinden yap diye. Hedefi koydum ve ilk haftasonu denedim. İlk önce bir kaç  şablon çizdim değişik boyutlarda (buradan iki tanesinin kalıbını alabilirsiniz), sonra bir kısmını siyah fon kartonundan bir kısmını da parlak kartondan kestim ve cetvel yardımıyla katlamalarını yaptım. Sonra yorgan iğnesi ile sanki tepelerinden dikermiş gibi kimine kurdela, kimine de parlak ipler geçirdim.

Ama en zevk aldığım kısmı şu kabartmalı boya ile üstlerini süslemek oldu. Kabalcı’ya her gittiğimde bu boyaların önünde durup, elime alıyor, bakıyor bakıyor sonra tekrar yerine bırakıyordum. Sonunda yılbaşı uğruna bir tane parıldaklı olanından aldım ve iyiki de almışım pek sevdim. Şimdi herşeye ondan sıkasım var.
 

Boya tüpünü hafif hafif sıkarak kutuların üstüne desenler yaptım, kimine küçük küçük noktalar, kimine çizliler, şu büyük olana ise süngerle puanlar kondurdum. Bir diğerinin üstüne pullar yapıştırdım. Küçük hediyeler için çok şık bir kutu bence. Çocukların doğumgünlerinde de yapılabilir içlerine şekerleme falan koyulur mesela. Hediyenizi içine sığdıramazsanız, küçük bir tanesinin içine not yazıp paketinizin üstüne iliştiriverirsiniz ne güzel olur.

 
 
 

Değişik renklerde pembe, mavi, beyaz piramitler yapmak istiyorum yine ahhh bir de onları evde koyacak yer bulabilsem…

Not - 1 : Yüklerken anladım biraz fazla fotoğraf çekmişim yine...
Not - 2 : Amsterdam fotoğraflarını henüz düzenleyemedim ama yakında hallederim, yani umarım...
 

I want to play with papers in these days without give any break.
This is very clear, is not it? Spending time with my sewing machine I had forgotten paper works but now it's time to make something with papers for christmas.
I saw these pyramid boxes on Feride's blog and liked them.

It is very simple and chic. Firstly I drew templates of different sizes ( you can find two sizes templates here) and then folded them with the help of the ruler. The greatest pleasure was decorations them. I used embossed paint and some small objects and ribbons... 
 


You can use these sweet pyramid boxes for Christmas gifts or for write a note for loved someone.
Now, I want to make pink, blue and white pyramid boxes again...

P.S. - 1 : As you see I have so many pyramid boxes photos:) I noticed this while I was preparing this post...
P.S. - 2 : I could not prepare my Amsterdam photos yet but I'll do it soon, hopefully...







 

Minicik Minicik Ağaçlar...





Herhalde yılın en üretken olduğum zamanları bu zamanlar, habire birşeyler yapıyor, kesiyorum, biçiyorum, dikiyorum… Aklımda daha onlarca fikir var yapmak istediğim ama ben daha yaptıklarımı bile ne fotoğrafladım ne de evde koyacak yer kaldı. Önümüzdeki 1-2 yıl yılbaşı zamanı hiçbirşey yapmasam yine de burada yayınlayabileceğim kadar fotoğraf var elimde. Eee tabii bunca çalışkanlığın bana dönüşü sırt tutulması ile oldu.

Geçen hafta işyeri acayip sıcaktı, terliyorum dışarıya çıkıyorum üşüyorum, anladım tutulacağımı. Sonra Cuma akşamı saat bilmem kaça kadar ayakta, kafa önce habire birşeyler yaptım, boynum da kakıldı kaldı. Şimdi odun gibiyim. Sağa sola dönmem gerektiğinde tüm gövdece dönüyorum.  Bir avuç kas gevşetici içip pelte gibi yatmak istiyorum ama o kadar da çok işim var ki. 
 

Yıllar yıllar önce yine böyle tutulmuştum, ama o seferki çok başkaydı, kendi kendime oturup kalkamıyordum.  Masaj falan bana mısın dememişti, gençlik işte, kardeşim ve arkadaşımız hadi kupa çekelim dediler, bende hemen atladım, belki bir nebze rahatlarım diye. Ama bu bizimkilerin ilk denemesi olacaktı. Bardağın ağzı yerine içinin ısıtılması gerektiğini ancak sırtımda olimpiyat halkaları oluşturduktan sonra anladılar… Ne işgenceydi ama…

Neyse giriş bölümü pek dert faslı oldu.  Tek derdimiz sırt tutulması olsun geçer yakında. Ben size yeni yaptığım bu senenin minnak ağaçlarını anlatayım. Gerçi anlatılacak birşeyleri de yok durum ortada…

Hani belki hatırlarsınız geçen sene de bir minnak ağaç yapmıştım, ama o pek meşakatliydi buna göre, tek tek yapıştırıyordun tüm kağıtları, gözlerin dönüyordu bir süre sonra. Ona göre bu çok basit ama bir o kadar da sevimli.

Buket bak okulda çocuklarla yapılacak etkinlik olsun diye senin için uğraşıyorum: ) Tam çocuklarla yapılabilecek bir ağaç bu.
 

Hafif kalınca bir kağıttan istediğiniz, gözünüze hoş görünen ölçülerde bir külah yapıyorsunuz. Sonra Krepon kağıdından iki parmak kalınlığında parçalar kesip bir ucunu pırtık pırtık kesiyorsunuz. Sonra külahın en altına yapıştırıcıyı sürüp başlıyorsunuz yapıştırmaya. Ben birini döne döne yapıştırdım, diğerini her sırada kestip, üst kata tekrar başladım.  Basit bir şeyi de böyle karışık anlatmak saçma oldu biraz.

Haftanız neşeli neşeli geçsin…

 

I feel myself very productive in these days of year... When I find a short break, I start to do something immediately. I have so many accessories for decorations. Christmas tree ornaments, packing accessories, tiny christmas trees and many photos. I can not do anything at this time the next 1-2 year : )

Do you remember my last year tiny christmas tree? These are simpler than it. You can see a wide variety of like these tiny christmas trees which made with crape papers. I used soft colors and loved them. They are shining in my living room.
Have a wonderful week...
 
 






Ben yine mumluk yaptım ayıptır söylemesi...




 



Ohooo tam 11 gün tatilim var diye diye gittim nasıl geçtiğini anlamadan döndüm geldim…
Sabahları erkenden babamla denize ya da yürüyüşe gittik, öğleden sonraları uyukladık, akşamüstleri bahçeleri sulayıp her yerleri yıkadık, bol bol meyva yedik, kitaplar okuduk, babama güldük ve aynen giderken yazdığım gibi hiç terlik giymedim (tabi sonucunda şu anda ayaklarımın altı PVC kaplanmış gibi oldu ama umrumda değil).
 
 
Sanırım hayatım boyunca benim en huzurlu olduğum yer bu ev. Sabah gözümü açar açmaz geceliklerle yalınayak direk bahçeye çıkıp, babamımı bulup, onun saat kaçta kalktığını ve biz uyanana kadar yaptıklarını dinlemek, sonra teker teker kardeşim ve annemin de gelmesi ile bahçede ufak çaplı bir tur atılması ve klasik konuşmalar; ben saat 4 de kalktıp şöyle bir dolandım, aa ben duydum seni, su içtin, ben uyandığımda herkes uyuyordu, baktım saat daha 6, yat dedim tekrar, sen yatmışsın ben kalkmışım, terledim bir ara camı açtım… Herkesin uykusu o kadar hafif ki, duyan diyecek bunlar hiç uyumuyor herhalde , bütün gece bir hareket bir trafik odalar arası…
Neyse işte her güzel tatil gibi bizimkisi de bitti, bitsin ki yenisi gelsin değil mi: )
Fotoğraflar çektim ama öyle aman aman hoşuma gitmediler akşam şöyle bir baktım da, eğer düzenleyebilirsem bizim bahçeden fotoğraflarla tekrar karşınızda olacağım önümüzdeki günlerde.
 
 

Ama bugün daha tatile gitmeden önce yaptığım ve fotoğraflarını hazırladığım bu mumluklarla hoşgeldim diyeyim istedim.
Hepiniz artık biliyorsunuzdur mumlukları ne kadar çok sevdiğimi (1 - 2 - 3 - 4 - 5), her fırsatta değişik mumluklar yapıyorum. Bu seferkiler de oldukça basit ve cıvıl cıvıl…
 
 
Malzemeler; Kavanoz, peçeteler, fırça ve tutkal…
Önce peçetelerin katlarını ayırıyorsunuz, tabii çok nazik ve dikkatlice, en üst desenli katını kavanozunuzun boyutlarında kesiyorsunuz. Sonra kavanoza tek elinizi geçirip diğer elinizle dış yüzeyini ince bir kat tutkalla güzelce buluyorsunuz ( bende peçete aktarma yapışkanı denilen bir şey vardı, onu kullandım ama sonra tutkalla da denedim oldu) . Kestiğiniz peçeteyi kavanozunuzun üstüne buruşturmadan, yırtmadan sakince bırakıyorsunuz, çekiştirmeyin anında yırtılıyor. Sonra kurumaya bırakıyorsunuz. Kuruduktan sonra üstüne ben bir kat sulandırılmış tutkal sürdüm. İyice sabitlenmiş oldu kavanoza. Sonra tekrar kuruması için zaman verin, tamamen kuruyunca da koyun bir köşeye yakın mumlarınızı yapın keyfinizi…
 
 
Evde ince tel bulamadım aslında fener gibi yapacaktım bunları ama şimdilik balkonumuzda böyle dizi dizi akşam olmasını bekliyorlar. Yaz bitmeden, hala balkonlarda, bahçelerde keyifler sürerken sizde yapıverin (Balıkesir’den her dönüşümde bir süre bizim şivede konuşuyorum, gidivereyim, yapıvereyim… ee sizde idare ediverin artık: ) ).
NOT 1: Biraz geç oldu ama hepinizin geçmiş bayramınıkutluyorum, önümüzdeki Bayramlarda bu bayram yaşadğımız tüm güzellikleri tekrar tekrar yaşayalım ama aynı üzüntüleri umarım bir daha asla yaşamayız.
NOT 2: Önceki postlarda yapmış olduğunuz yorumlar ve güzel dilekler için hepinize tek tek çok teşekkür ederim. Malum tatil dönüşü işler yığılmış, cevap yazamadım tek tek, daha diğer blogları bile tam anlamıyla gezemedim.
 
NOT 3: Workshop ile ilgili mailler alıyorum, ne zaman başlıyor diye. Aslında Ağustos ayında başlayacaktı ama hem Ramazan, hem de sıcaklar yüzünden Eylül ayına ertelendi. Detaylı bilgi için 0216 385 31 37/ 0530 944 14 94 nolu telefonları arayabilirsiniz.
 
 
 
Again I'm at the office after a great vacation. It is very difficult to be adapted to work in a closed room. I was in the garden and the sea all day long. I ate, swam, walked around, dealed with our garden.
I am realy peaceful whenever I go there.
I have so many photos from our garden, I am planing to arrange them and I will share it with you the next days.
But today, I wanted to share this simple candle holders with you. You know, how much I love candle holders (My past candle holders are here ; 1 - 2 - 3 - 4 - 5).
As you see in the picture it is so easy and I'm sure that many of you already tried to do it.
 
 
 
All you need is a jar, paper napkin with nice design and glue.
Unfold and separate the napkin (if it has multiple layers) and use the top layer. Trim the napkin to fit around the glass, allowing some overlap. Brush the glass with a thin layer of glue (Mod Podge) and apply the napkin slowly, smoothing wrinkles as you go. Align the edge of the napkin with the top of the glass,folding the edge of the napkin under the bottom of the glass. Allow to dry. Brush a second thin layer of glue (Mod Podge) over the napkin, coating thoroughly. Allow to dry.
See you soon again…


 
 
 
 
 
 
 
 
 

Size Anlatacaklarım Var...





Bu pazartesi günü bir ihalemiz var o yüzden adam akıllı bakamadım ne kendi bloğuma ne de sizlerinkilere. Aklım buralarda ama yapacak bir şey yok, ben pompadır, borudur, vanadır uğraşmak zorundayım: )

Neyse küçük bir ara yarattım kendime, birazcık nefes alayım hem de sizlere birşeyler anlatayım diye.

Hani biliyorsunuz geçen hafta Cumartesi günü Atölye Curcuna’nın açılışı vardı, bu fotoğraflar oradan. Biraz erken gittim, sizler için birkaç kare fotoğraf çektim.  Yeri o kadar güzel ki. Sanki başka bir şehre gitmiş gibi oldum.



En son ne zaman Bağdat Caddesi’nde yürüdüm hatırlamıyordum. Avrupa Yakası’nın yüksek ve dipdibe binalarından sonra pek bir yeşil, pek bir ferah geldi bana. Hele ki Atölye sahile çok yakın bir binanın bahçe katı da olunca tadından yenmedi: ) Orada olduğum süre boyunca habire baştan döşedim tüm odaları. Hatta akşam üstü kardeşim ile arkadaşımızda geldi bu sefer onlarla döşedik. Bu kendimi bildim bileli böyle, kardeşimle ikimiz ilk nereye gidersek gidelim mutlaka başlarız burası bizim olsa şöyle yaparız böyle yaparız diye hayaller kurmaya.


Neyse gelelim sadede, bir buçuk yıldır burada habire kestim, biçtim, yapıştırdım, pişirdim durdum, iş yerinde bunalıp bunalıp hobiler aleminde kendimi unuttum. Şimdi de evde kendi kendime yaptıklarımı Cumartesi öğleden sonra ve Çarşamba akşamları Atölye Curcuna’da yapacağım. Bahçeşehir Üniversitesinde verdiğim Çevre Mühendisliği dersinden sonra epey farklı bir boyut olacak benim için: ) Çok daha zevkli olacağı kesin ama.



Dersler Temmuz ayının sonu gibi başlayacak, detaylı bilgiyi Zeynep’ten (0216385 31 37 - 05309441494) alabilirsiniz ama ben de size kısaca bahsedeyim; Atölyede İkebana, babet süsleme, stil danışmanlığı, fotoğraf workshopları ile benim vereceğim;  kavanoz süsleme, duvarlar için posterler ve sarkıtlar, hani kardeşim ve arkadaşım ve daha bir çok kişi için diktiğim kumaş çantalar gibi çantaların dikimi ile neredeyse üzerinde uzmanlaştığım yastık (kırlent ) dikimi workshopları yapılacak.



Benim için çok heyecan verici, çünkü daha önce hiç düşünmediğim birşeydi bu . Maalesef Türkiye’de herkes istediği işte çalışabilme lüksüne sahip olamıyor.  Ben de onlardan biriyim ve tam 18 yıldır 2 hafta üst üste izin yapmadan çalışıyorum. (İnsanın bir düğün izni, ne bileyim doğum izni hadi o da olmadı bir ameliyat sonrası istirahatı olur.. yok olmadı)

O yüzden bu iki günlük küçük kaçamaklar bana çok iyi gelecek. İşten eve, evden işe gitme rutinimi kırmayı planlıyorum: ) Hem dersler bir nevi gün havasında geçeceği için ve aynı şeylerden zevk aldığım kişilerle birlikte olacağım için de bir sürü yeni arkadaşım olacak.


Atölye Curcuna’nın kendi websitesi ve bloğu şu sıralarda hazırlık aşamasında bildiğim kadarıyla. Zaten ben derslerin tarihleri belirlendiğinde buradan da duyururum, belki aranızdan böyle şeylere meraklı, hoşça vakit geçirmek isteyenler olur, aramak ister…

İşte anlatmak istediğim buydu, şimdi dosyamın başına dönsem iyi olacak…

Hepinize  sıcak kumlardan serin sulara koşabileceğiniz bir haftasonu diliyorum.




This post is about a workshop which I've mentioned last week.

Atolye Curcuna was opened last Saturday and workshops will start end of the July. I'll be there. It is really exciting.
All craft decorations were made by me with a great pleasure for the opening day.

I wish all of you have a wonderful weekend...










Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...