cafenohut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cafenohut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Funda Şöhrete Doymuyor! - I'm in the last issue of Mollie Makes!




Geç kalmış bir haber aslında bu. Tatile gitmeden önce paylaşmayı düşünmüştüm sizinle ama her tatil öncesinde olduğu gibi bu seferde koştur koştur geçti günler. Tatilin en çok yolda geçen zamanını seviyorum ben, tabiki en çok da gidiş yolunu. O ana gelene kadar yaptığın bütün koşuşturma öyle ya da böyle bitmiş oluyor ve sen bir şekilde tatile başlamış oluyorsun. Yapacak bir şey yok oturacaksın orada. Hah işte benim gibi durduğu yerde duramayan telaşeli ve huzursuz biri için dinlenebilmenin tek yolu. 17 yaşımdan yani üniversite için İstanbul’a geldiğimden beri çok seyehat ettim. Yatağımda uyuyamadığım huzurlu uykuyu otobüslerde ve uçakta uyuyorum ben.  Yurtta kaldığım dönemlerde yatak odamın şöförlü bir karavan olacağını hayal ederdim. Pijamaları giyicem, yatak odama gider gibi karavamına gidip arkada yatacağım. Sür şöför bey istediğin yere diyip uykuya dalacağım. Sabah olunca da beni evimin kapısında bırakacak… Olur belki, hayal etmeye devam ediyorum ben…


Neyse gelelim konumuza. Evet Funda şöhrete doymuyor: ) Mollie Makes’in 53. Sayısı için yaptık bu rengarenk battaniyeyi. Ripple Crochet Blanket diye geçiyor her yerde. Yani bizim de daha önce denediğimiz bir örnek değildi. Bu proje için araştırdık, yığınla video çıktı. Birinde karar kıldık ve başladık örmeye. Uygun kalınlıktaki ipleri bulmak için epey bir uğraştık ama. Zaman kısıtlı olmasa Eminönüne gidebilsek harika olacaktı. Sonunda  Lanosa‘nın Bonito serisinde karar kıldık. Battaniye için ideal kalınlıkta. Örmesi de çok zevkli.


Neyse işte battaniyeyi ördük. Sıra fotoğraflamaya geldi, sadecede 1 hafta sonum var. Çektim çektim! Yoksa yandım… Hayretlerim olsun ki bu sefer Funda hiç surat asmadı, hiç olmaz yapamam demedi, hiç zorluk çıkartmadı, koy bakiim omzuna dedim hop koydu battaniyeyi. Aman bir pozlar bir edalar… Bir iki saatte tamamladım fotoğraf çekimini. Daha önceki kaşkol mankenliğinden sonra daha bir alıştı poz vermeye yani.

Mayıs sayısına bayıldım ben. Cıvıl cıvıl, kıpır kıpır bir sayı olmuş. Benim aylık üyeliğim var Mollie Makes’e, siz de her ay kapıma gelsin derseniz link burada. Dijital olarak da bir çok yerde bulabilirsiniz; Zinio, Google Paly, Apple Newsstand…

Bu da 53. Sayının kısa bir tanıtımı, umarım beğenirsiniz…




Blog yazmaya başladığımdan beri hiç bu kadar uzun bir ara vermemiştim. Umarım bundan sonra daha sık olurum buralarda. Tabii yaz geliyor, yine geçen seneki gibi sıcaklar olursa birazcık üretmek, fotoğraf çekmek ama en azından kışa girerken daha bir hevesli olacağım kesin…

Öpüyorum hepinizi…




This is a late news! I would like to share this amazing news with you more earlier  but I had a vacation and I was very busy before it at the office.

Yes I'm on "Mollie Makes issue 53" again after two issues 47 and 51.

It is a colorful project with crochet ripple blanket. I've really enjoyed while I was crocheting it. Even I did not force while taking my little sister pictures. After her first modeling experience on Mollie Makes issue 47 ( you can see here), she was quite relaxing and cheerful. We did not even discuss. : )

I’m honored to be part of the last issue of Mollie Makes  and I would like to thanks a lot for this great opportunity  and understanding to the team at Mollie Makes.

I have a subscription for Mollie Makes Magazine on “http://craft.buysubscriptions.com/”  If you have this great magazine as hardcopy or you can download it from Zinio, Google Play or Apple Newsstand.  

Do not be late!




Funda Meşhur Oldu - I'm in the last issue of Mollie Makes!




Hani Ağustos ayı sonunda size güzel bir haber vermiştim ya, Mollie Makes Home 3 ‘da varım diye. İşte tam o günlerde Mollie Makes’in başka bir editöründen bir mail daha aldım. Mollie Makes Home’da projelerimden birinin olduğundan habersiz , internette benim fotoğraflarıma denk gelmiş ve benden bir proje istiyordu Kasım sayısı için. Öyle bir şey olsun ki hem kadınlara hem de erkeklere hitap etsin, unisex bir şey!!!



En sonunda benim bir zamanlar ETSY’deki dükkanımda olan ve tüm ürünlerden daha çok favorilere eklenen, şimdilerde ise Yeni Zellanda'da bir bebeği ısıtan şu battaniyeden yola çıkarak bir kaşkol yapmaya karar verdik…

Örnek görüldüğü üzere çok basit herkesin bildiği pirinç deseni ama öyle uğraştırdı ki bu kaşkol bizi. Önce aynı tonlarda ipleri bulmak için dört döndüm. Biz bu battaniyeyi elimizde kalan iplerden örmüştük, hatta iki kat falan yapıp. Şimdi aynı tonlarda ve tek kat örülecek, örüldüğünde deseni gösterecek ve her renk tonunun tek bir markada olduğu yünleri bulmak için 1 hafta oradan oraya koştum. Hele o pomponlardaki yeşil için Üsküdar’lara kadar gittim, kıyıda köşede kalmış tüm yüncüleri gezdim, evde hatırı sayılır bir yeşil ip stoğu oldu bu arada da… Neyse sonunda buldum. Kaşkol örüldü bitti gel gelelim pomponları yapmak için 1 çile ip harcadım, onları aynı boyutta yapmak, habire ip dolamak ne gıcık birşeymiş. Tabii bu dertler fotoğraf çekimine geçince devede kulak kaldı.

Ben canlı fotoğrafı çekemiyorum. Sevmiyorum yani, ne insan ne de hayvan fotoğraflamayı. Ben obje çekmekten hoşlanıyorum, portre fotoğrafçılığı ayrı bir şey, beni geriyor, istediğim şekilde fotoğraf çekemiyorum, daralıyorum, sıkılıyorum ayy hiç istemiyorum. Ben bizim evde hep aynı köşede çiçek böcek fotoğraflamada tecrübeliyim, koy beni başka bir yere öyle kalırım…

Neyse istediler ki bu ürünün lifestyle fotoğraflarından bazıları bir modelin üstünde olsun!!! Ee elimin altında tek model var Funda! O çekimler sırasında yaşadıklarımızı ne siz sorun ne ben söyleyeyim. Of off off ne kavgalar… Funda ‘da zaten hiç sevmez fotoğraf çektirmeyi, bir de hava sıcak o günler. İki Pazar günümüz hır gürle geçti. Evde hazırlanıyoruz, çıkıyoruz bizim evin karşısındaki yeni restore edilen binanın merdivenlerine, bir karış suratla hızlı hızlı çekim yapıyoruz. Funda habire ofurdanıyor, ben ay şimdi sıkıldım yeter diyecek, ayy şimdi fırlatıp atacak kaşkolu stresiyle kıvranıyorum…



Korka korka gönderdim fotoğrafları, kaşkolu’da postaya verdim. Ama öyle güzel tepkiler aldım ki, tüm stres, korku uçup gitti. Çok beğenmişler hem fotoğrafları, hem kaşkolu, odada bir biri takıyormuş bir diğeri ( Bu editörlerin hepsi gencecik cıvıl cıvıl kızlar)…

İşte şimdi dört gözle derginin elime ulaşmasını bekliyorum. Gerçi Annemlere söyledim böyle böyle, Funda’yı tek sayfaya basmışlar diye, bak senden önce meşhur oldu dediler, meşhur edene baksana sen!!! Evlat ayrımı yapmak ne ayıp!



Neyse diyeceğim o ki, onca stres onca vıdı vıdı, sonucu görünce hop diye unutuluyor. Bu harika fırsat için Mollie Makes’e ne kadar teşekkür etsem az…

Bu arada ben Mollie Makes dergisini www.myfavoritemagazines.co.uk sitesinden alıyorum, yani aboneliğim var gerçi elime birazcık geç ulaşıyor, ama dijital olarak da aynı sitede satılıyor sanırım. İsteyenler bir göz atar artık: )

Bu da böyle bir kaşkol hikayesiydi…






After my Mollie MakesHome3 project which I had mentioned here, I’ve gotten an email from one of Mollie Makes editors. 

She had come across with my images in internet and She've wanted an unisex project for November issue of Mollie Makes from me. We decided to make a scarf which can be used by both men and women...

Inspiration Source was one of my baby blankets which was on sale a while ago on my ETSY Shop. Now it warms a baby in New Zealand.

The pattern is so easy as you see but it was difficult to find yarns which is similar color combos with this blanket and of course making pompoms!!!! I tried very hard to be all the same size: )

And also, I'm not a professional photographer and I tried to do my best. I generally take lifestyle photos for my blog so It was an amazing experience for me. It was really hard for me to work with a model, even she is my younger sister:)

After seeing the result my all doubts and tiredness has gone... I’m honored to be part of the last issue of Mollie Makes  and I would like to thanks a lot for this great opportunity to the team at Mollie Makes.

I have a subscription for Mollie Makes Magazine on “myfavoritemagazines”  If you have this great magazine as hardcopy or digital, do not be late!


Lots of love…









Son zamanlarda - Recently...





Daha çok bloğumla ilgileneceğim dedikçe tersi oluyor, demek ki kendi haline bırakmak gerek birazda. Bu hafta iş yerinde bir koşuşturma vardı, akşamları da elime almamaya çalıştım telefonu da ipadi de. Hiç bir şey yapmadım. Şimdi ise kendimi patlayacak gibi hissediyorum. Sanki akşam eve gider gitmez dikmeye, kesmeye başlayacağım ve taa Pazar akşamına kadar habire işleneceğim gibi bir his…


Geçtiğimiz Cuma akşamı dolapları düzenleyelim, yazlık kışlık olayını halledelim dedik. Ama nasıl olduğunu anlamadan kendimi küçücük koridorda baza ile kapı arasında sıkışmış buldum.



Benim odayı küçük bir oturma odası yapmaya, bir kaç ay da beraber, eski günlerdeki gibi karşılıklı yatmaya karar verdik Funda’yla. Hem bizimkiler geldiğinde annem çok sever bu odayı, gelene geçene bakar diye düşündük. Düşünmemiz ile hayata geçirmemiz arasında o kadar az bir zaman vardı ki, istesen evi böyle hızla dağıtamazsın. Funda’nın odasındaki koltuğu diktik tepeye, ilk önce onu tamir ettik. Eee yılların koltuğu altında açılmalar olmuş bir güzel çiviledik dört bir yanını. Sonra  benim odadaki bazanın içini boşalttık. Yatak başını çıkartırken zorlanacağımızı düşünüyorduk ki o hop diye çıktı, mutlu mutlu, bu iş sandığımızdan da kolay olacak bakışı fırlattık birbirimize. Ama yanılmışız işte!  Sonra yan çevirdik bazayı ve odadan çıkarttık! Daha doğrusu tam çıktı ki bazanın kapağı şak diye açıldı ben de kapının köşesine sıkışıverdim!!!  Öylece kaldık, yok kapanmıyor lanet şey. Ben bir köşede Funda karşı köşede , kıpırdayamıyoruz ki kapağı kapatalım, bir de gülme krizi tuttu kaldık öyle bir süre… Sonra baktık kimse gelip kurtarmıyor bizi iş başa düştü dedik, bir o yana bir bu yana küçük küçük manevralar yapmaya çalıştık, baktık mekanizmayı söksek tekrar geri toplayabilir miyiz falan diye ama tam o sırada Funda şöyle bir kaldırdı, bir ittirdi ki kapağı tak diye kapandı. Karnımızı kapağa dayayıp tıpış tıpış taşıdık kendisini öbür odaya…  Sonra saat 3’e kadar yerleştirdik, temizledik ohh pek sevdik. Bir süre böyle, sonra yine eski haline getireceğiz ama o zaman tecrübeli olduğumuz için kesin daha kolay olacak ( yani inşallah).


İşte sırf bu oda yüzünden de bugün Cuma diye pek seviniyorum. Yarın hava yağmurlu olacakmış İstanbul’da,  ben de bu küçük odada elimde dergim, fırında kekim keyif yapacağım diye heves içindeyim. Ay hadi inşallah…



Bu arada bu kahvaltı sofrası da geçtiğimiz haftasonundan.  Funda eğitimde olduğundan kendi kendime geç ve uzuuun bir kahvaltı yaptım, yarın ki planım da tam bu!

Hepinize keyif dolu, sıcacık bir haftasonu diliyorum…


Our plan was to arrange our drawers and wardrobe last weekend but we have found ourselves while replacing furnitures...

We forced a lot when moving furniture, even I was stuck between the bed and the wall! 
It was a hard adventure for a Friday evening but we are happy with result.

And these breakfast images are also from last weekend. I've just wanted to share them with you.
I'm planning to have a breakfast like this and to rest in our new teeny living room during this weekend. while reading a magazine with the smell of cake coming from the oven...


I wish you have a cosy and sweet weekend...










Haftasonu Kartı - Weekend Card








Kötü haberler almayacağımız, insanın insana zulüm etmediği, barış içinde huzurlu bir haftasonu olsun!
Gönüller bir olsun…




I wish all of you have an amazing and peacefull weekend…









Sunum Önemlidir - Simple Swizzle Sticks





Yaz geldi gelecek! Bence yazın en güzel yanı bol bol sıvı tüketmemiz. Kışın kahveden öteye pek gidemiyorum ama yazın gelsin limonatalar, gitsin vişne suları…

Hele Altınoluk’ta yorgun argın denizden dönmüşsün, yüzün tuzdan gerilmiş, hafif bir kaşıntı, saçlar kazık gibi, annen balkondan yüzünü buruşturarak bakıyor her defasında, yine böcek gibi oldunuz diyerekten…
Hah işte tam duşa girmeden önce buz gibi bir limonata içiyorsun bahçede… Kesin insanın ömrünü uzatan bir şey, inanılmaz bir keyif…


Tabi ki o anda sunumu pek düşünecek durumda olmuyorum genelde ama seviyorum şık, süslü içecekleri…

Hani geçtiğimiz Cuma günü burada paylaştığım,  Handmade Happy dergisinin yaz sayısı için hazırladım bu basit karıştırıcıları. Yaz günlerinde misafirlerinize buz gibi içecekler ikram ederken kullanabilirsiniz ya da çocuklarınızın doğum günü partilerinde.



Yapımı görüldüğü üzre çok çok basit. Marketten çöp şişleri, kırtasiyeden de sevimli pulları alıyorsunuz, yapıştırıcı ile çomakların uçlarına pulları yapıştırıyorsunuz. Sonra ister bardakların isterse kavanozların içinde koyuyorsunuz. Benim şişelerim çok tatlı değil mi??? Geçen sene bu zamanlarda, bize geldiğinde Ahu hediye etmişti onları. İçine kimi zaman içecek, kimi zaman da çiçek koyuyorum ama her daim gözümün önünde tutuyorum: )

İşte böyle…


Bu arada hala Handmade Happy Magazin’e göz atmayanlar kaldıysa daha yığınla küçük proje için buraya bakabilirler…



I love the summer season, I consume more drinks in summer than winter. Especially when I'm in Altinoluk (Altinoluk is a small town at the sea side and My parents live in there during the summer), I really like to drink a glass cold lemonade after the swimming.  if this lemonade is served with a cute swizzle stick I like it more.

Today I would like to share with you one of my projects from Handmade Happy Magazine - Summer Edition.
Simple Swizzle Sticks... As you see on the images, it is many many easy. You only should have a few kebab sticks, cute stamps and glue.  It looks so pretty isn't it???


If you have not looked at "Handmade HappyMagazine's Summer Edition" yet, click here. And also you should check out it's website. You will find pretty free templates...






Kağıt Fenerler - Paper Lanterns





Taa geçen sene bu zamanlarda yapmıştım bu fenerleri, biraz önce eski fotoğrafları ayıklayayım derken gördüm. Epey bir süre durmuştu şifonyerimin üstünde, kimi zaman içlerine mumluk koydum, mumları yaktım seyrettim, kimi zaman öyle boş boş baktım mutlu oldum…

Siz de belki yapmak istersiniz, çok basit ama şirin…


Ben o zaman internetten bulduğum desenli kağıtlar ile yapmıştım, onları burada paylaşmam doğru olmaz diye sizin için bir kaç basit desenli kağıt hazırladım, bir de fenerlerin kalıbını çizdim hepsine aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.


Detaylarını anlatmama gerek var mı bilmiyorum, şablondaki gibi desenli kağıdınızı ilk önce dikdörtgen kesiyordunuz sonra falçata ile içerideki çizgileri çizili sınıra kadar kesip kağıdı rulo yapıp uc uca bantlıyorsunuz. Ben daha sabir durması için al ve üst kısımlara da bir şerit bant ile geçtim, hem desen oldu sen de daha dik durmasını sağladı.

Hadi kolay gelsin…



I had made these paper lanterns last year at this time. I had totally forgotten to share with you. I noticed them a little while ago when editing my old images...
I have used them on my dresser for a long time, some times I lit candles in glass jars put into them.




It is very easy to make these lovely lantern as you see in images... I had used some free patterned paper but I made for you a few new patterned papers given as below, also you will find lantern template in there...


I hope they will be usefull for you and like them...


Enjoy!









Sarı Sehpa - Yellow Side-table



12 – 13 yıl falan önce almıştık bu yüksek sehpayı , sehpa mı denir bilmiyorum aslında, biz telefonluk diyorduk, çünkü boyayana kadar üstünde hep telefon vardı, şimdi direk sarı diye bahsediyoruz kendisinden.
Aldığımızda ham ahşaptı, koltuklarımız ile aynı tonda boyatmıştık, o zamanlar herşey takım olmalı gibi bir saplantımız vardı, meğer ne tek düzelikmiş…

Neyse yıllarca öyle koyu renkli olarak kullandık, geçen sene boyayalım istedik ama beyaza boyamak içimizden gelmedi, renk de seçemedik bari birazcık koyu tonunu açalım dedik. Çıkarttık balkona, zımparala zımparala kendimizden geçtik, açamadık istediğimiz gibi rengini, böyle alaca malaca saçma bir şey oldu, ama bizim de kollar koptu. Yok dedik, sen kazandın, sürdük üstüne ahşap koruyucusunu sonrada verniği bıraktık öyle.  Pek göz göze gelmemeye çalıştık, bağrımıza taş bastık, öyle yaşadık beraberce bir süre.


Her türlü boyayı seviyorum, boyacılara gibip orada zaman geçirmeyi seviyorum, imkanım olsa evin bir köşesine rengarenk çeşit çeşit boya yığacağım, duvar boyası, ahşap boyası, vernikler, su bazlılar, yağlı boyalar… Yolumun üstüne Jotun  bayi açılıyor diye  günlerce sevinç yaşadım, önünden geçerken illa içeriye bakıyorum sanki ne göreceksem.


İşte bu sevda yüzünden anlamsız zamanlarda amaçsızca alınmış boyalar var bizim evde. Geçenlerde de sprey boyalar almıştım bir kaç farklı renk.  Bir akşam Funda ile o boyaları nerede kullanabiliriz diye evin içinde teknik geziye çıkmışken bu sehpa ile göz göze geldik.  Bir süre ikilem yaşadık, neticesinde elimizdeki sprey boya, öyle zımparala, önce astar çek, sonra bilmem kaç kat boya, vernikle gibi profesyonel bir iş çıkmayacaktı ortaya, sonra  amannn boyayalım gitsin dedik, neticesinde bizimle mi yaşayacak…

Ertesi gün çıkarttık balkona hafif zımparalanın ardından bastık sprey boyayı. Ben içeride fotoğraf çekerken Funda kolu kopma pahasına boyadı da boyadı. İlk başta garipser gibi olduk rengini, ama her geçen gün biraz daha sevmeye başladık.

Anneme söyledim telefonda, tüh onuda mı ziyan ettiniz dedi, görünce o da sevecek biliyorum sadece birazcık fikre alışması gerek: )

Böyleken böyle anlayacağınız…

Haftasonunuz pırıl pırıl, neşe içinde geçsin…



We had bought this side-table about 12 -13 years ago...

Its color was very dark as shown in the image. We wanted to paint it quite a long time ago but We could not decide which color to be perfect on it.

The first option, of course, was white but we wanted to see cheerful colors in the living room.

I love all kind of paint, water-based, oil paint, wall paint, wood stain... If I have a free space, I would fill there with different kinds of paint.

A few weeks ago, I had bought several different colors of spray paint . We wanted to use them somewhere and and came eye to eye with this side table.

I know this is not a professional job. Normaly we should sanding it well and use one or two coat primer, wood paint and finally varnish. But We have achieved great result with spray paint in a very short time and we love it.

I hope, you liked it also...


I wish all of you have a wonderful weekend...








Bizim hediyeler - Our Newborn Gifts




Şöyle bir bakıyorum da dikiş dikmeye başladığım ilk zamanlarda şimdiye oranla daha alengirli şeyler dikmişim. Mesela şu tüp biye (budur inşallah adı) yapımı oldukça gıcık, hatta şimdilerde tahammülüm bile yok yapmaya ama o zamanlar daha doğru dürüst makinayı kullanamazken bunlardan dikmiştim habire.


Şu gördüklerinizi arkadaşımızın oğlu için hazırlayalı epey oluyor. Funda battaniyeyi ördü, ben bir mama önlüğü, 2 küçük yastık, bir alt açma şeysi diktim. Gülçin’i arada burada yazıyorum hani benim hayatımın en güzel 5 yılında beraber yaşadığım, üniversiteden arkadaşımız. Hah işte onun oğluna gitti bunlar. Ablaya da bir rüya kovucu deniyor ya hani “dream chather” diye geçiyor işte bir tane ondan yaptım.  Elimde bir iki fotoğrafı olacak unutmazsam sonra da onu paylaşırım sizlerle.



En kısa zamanda yine dikmek istiyorum bu yastığın birkaç değişik versiyonunu ETSY ‘deki dükkan için. Ama nedense şu sıralar biraz mesafeliyim dikiş makinasına karşı, çoşmayı bekliyorum bakalım artık ne zaman olursa…



I had sewed these pretty things for the newborn boy of a friend of mine and my little sister, Funda has prepared a small crochet blanket.
I thougt that, in first days of my sewing adventures, I used to sew to try more difficult and troublesome things according to these days... I'm having trouble finding enough free time for sewing and If I find it, I want you to achieve results in a short time.
Anyway, I'm planning to sew a few different versions of this sailing pillow case  for my ETSY Shop.
We'll see: )

Loves...













Mutlu Günler





Şu son 2-3 gün benim için öyle yoğun, öyle kıpır kıpır, öyle unutulmaz geçti ki. Bir kez daha insan severek , isteyerek, zevk alarak ne yaparsa yapsın onun karşılığını bir şekilde alıyor bu kesin dedirttirdi bana. Öyle güzel mesajlar, öyle güzel yorumlar aldım ki, onca eziyeti neden yaptım kendime diye hayıflandım, o denli moral buldum yani: ) Keşke her mesaja tek tek cevap verme şansım olabilse ama şu 2 gündür iş yerinde de hareketlilik had safhada birine yazsam diğeri garip kalacak diye başlayamıyorum bile teşekkürlere…
O yüzden bari buradan herkese canı gönülden bir teşekkür edeyim istedim…

Herkese blogda yorum yazan, ig ye mesaj bırakan, mail atan, ETSY’den mesaj ileten herkese çok çok ama çook teşekkürler, benim için dilediğiniz güzelliklerin on katı sizin olur inşallah. Hep beraber mutlu mesut yaşarız: )

Esas ben bugün sizinle bir güzel haberi daha paylaşmak istedim. Emma’yı biliyorum Türkiye’den de bir çok kişi takip ediyor, eğer takip etmiyorsa da hemen başlasın çünkü yaptığı her iş harika. Hazırladığı postlar tam bir görsel şölen. Renkleri öyle güzel kullanıyor ki ben onun en büyük hayranlarından biriyim.
Emma’dan gelen maili ilk okuduğumda nasıl da mutlu olduğumu çoğunuz tahmin edebilirsiniz.  Benden istediklerini hazırlamak inanılmaz büyük bir zevkti. Renkler hakkında konuşmak, yazmak beni fazlasıyla mutlu etti.  Hele gönderdiklerimi onun sunumu ve onun gözünden görmek daha büyük bir zevk.
Bir kez daha buradan bana bu fırsatı verdiği için Sevgili Emma’ya çok çok teşekkür ederim…

Detaylar için Emma’nın bloğuna bakmak isterseniz buradan buyrun…


These last 2-3 days were so intense for me. It was passed so memorable.
I thought one again if you make something with a pleasure, the result always feels great.
I have received many many messages so beautiful thank you so much to everyone. All of you are so kind, heart warming and thoughtful that I am very happy to be among you.

I have also a good news which I wanted to share. I know that Emma is followed by many people from around the world. If you don't follow her, you should get started immediately. She is exactly  a treasure, her each post is a complete visual feast prepared. She is using colors so beautiful that I 'm one of her biggest fans.

You can guess that how was I happy, when I first read Emma's email. It was a great pleasure to prepare images and my color story. But the most exciting thing is to see my images and story with her great presentation.

Here once again for giving me this opportunity to thank you very much my dear Emma ...

If you want to look at the details on Emma's blog, please click here....






Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...