Bu keki denemelisiniz - Should try this cake




Yaşıtlarıma göre kek pasta olayına çok çok geç girdim ben. Bir ara çoştum, önüme gelen tarifi denedim. Hemen hemen her hafta sonu, hatta hafta içi de kek yaptım durdum. Yaptıkça yapasım geldi, devamlı yemek bloglarını gezdim, özendikçe özendim. Sonra bir duruldum. Tamam dedim istesem yapabiliyormuşum, şimdi başka şeylere merak salayım…

İşte onca tarifin içinde en çok yaptığım kek bu kek oldu. İlk denediklerimden biriydi. Tarifini birkaç yıl önce " burada " paylaşmıştım. O kadar az malzemeli, o kadar hafif bir kek ki biz bayılıyoruz… Arada içine kuru üzüm ve ceviz de ekliyorum ama koymasam da önemli değil, bu hali ile de çok lezzetli. Kimi zaman büyük kek kalıbında yapıyorum, kimi zaman böyle farklı farklı kalıplarda.


Akşam yemekten 1 saat falan sonra kalkıyorum yapmaya, onu fırına attığımda filtre kahveyi koyuyorum, hop ikisi aynı anda oluyor, üzerlerine şekerlerini serpip ılık ılık yiyoruz…

Sanırım bu akşam da yapacağım, hem yarın tatil, oh ne güzel…

Tarif için ; buraya bir tık 




According to my peers I was very late to be in the kitchen. My willingness to try new recipes is started a few years ago. The first times, I cook something continuous, I can say that, almost every week I tried a new cake recipe!!!

And then, I've calmed down: )  I said; it is okay, if I want to bake a cake I can !!! now I should find something else for curiosity...

Nowadays, I don't try too many new recipes, but mostly, if I want to bake a cake I prefer to bake this Doughnut Cake...

It is so easy and you don't need too many ingredients. I had shared this recipe a few years ago in " here " and I wanted to suggest to you again...

For recipe ; just click here 

Bon appetite.







Bu Haftanın Rengi SARI - Yellow Inspiration




Geçen hafta detaylı bir şekilde anlatmıştım Tchibo Türkiye’nin neşeli instagram yarışmasını. Hani instagramda @tchiboturkiye’yi takibe alıp her haftanın renginin baskın olduğu fotoğraflarınızı, rengin hashtag’i ile paylaşıyorsunuz ve haftanın birincisi Cafissimo Kahve makinası kazanıyor. Geçen haftanın rengi kırmızıydı, bu hafta ise gözler hep sarıyı arayacak.


Sarıyı seviyordum ama bu fotoğrafları çekerken anladım ki tahminimden daha çok seviyormuşum. Sarı annemin rengi diye hep söylüyorum ya, sanki ona zimmetliymiş bu renk, başkası sevemezmiş gibi uzak durduğumu hissettim sarıdan. Oysa ne cıvıl cıvıl, ne neşeli bir renk.


Bu, tek renk oblejeri toplama işi benim çok ama çok hoşuma gitti, fotoğraf çekimiyle ilgili bir çok şey öğretmesinin yanında, evin içinde seçtiğiniz renk objeleri bulmak için dört dönüyorsunuz ve pek de dikkatinizi çekmeyen bir eşyanın aslında o kadar da silik olmadığını, rengiyle önem kazandığını, sevilesi olduğunu anlıyıveriyorsunuz… Tamam ev epey bir dağılıyor, sonra topladığınız ıvır zıvırı tek tek yerlerine yerleştirmek tam bir işkence haline geliyor ama olsun değer…

Umarım haftanız enerji dolu, cıvıl cıvıl geçer…




I have mentioned a competition organized by Tchibo Turkey. Unfortunately it is only valid in Turkey.
Last week color was red and this week, we will find yellow object inside the life...

Up to this time, I had not thought much about of yellow color. But when taking pictures,I realized that I really love the yellow color. It is so cheerful, bright and warm...

I loved so much working on only one color... It helped me learning new things about colors and how work together with them.

Here is my yellow colors...


I wish you have a bright, cheerful and wonderful week...







Haftasonu Kartı - Kahvaltı / Happy Weekend Card - Breakfast




5 ‘e 2  adında bir diyet yapıyoruz Funda’yla ama 1,5 aydır anlayamadık iyi mi kötü mü, işe yarıyor mu- yaramıyor mu??? Haftanın sadece 2 günü 500 kalori alıyorsun diğer günler normal... Normal derken abartmıyorsun tabii… Yani öyle diyorlar da abartmamak biraz zor oluyor. Al işte bir hafta sonu kahvaltısı olabildiğince kalori yüklü, ballı, krepli, çikolata soslu…


500 kalori deyip de geçmeyin yiyecek bir şey bulamıyorsun kedi gibi dolanıyorsun ortada. Hafif bir incelme sezdim ama görünüşte öyle aman aman bir değişiklik yok. Gerçi benim vermek istediğim sadece 2 kilo. Tabii bunu nasıl anlarım onu da bilmiyorum çünkü hiç tartılmam… Tahmin ediyorum, diyorum 2 kilo versem rahatlarım…




Biz bu 500 kalori günlerini Pazartesi ve Perşembeleri yapıyoruz. Anlayacağınız dünkü açlıktan sonra bu saatte yemek fotoğraflarına bakıp sulanıyorum işte…

Yarın olsun yine şöyle mükellef bir kahvaltı hazırlayacağım…

Hafta sonunuz lezzet dolu geçsin…






We, I and my little sister have gone on a diet which called the 5:2, You should have heard, the 5:2 diet is a diet that limits the calorie intake for 2 days, then eating normal for 5 days. This type of diet is called ‘intermittent fasting’

We chose "Monday" and "Thursday".  I mean after fasting yesterday, my only thought is to eat something. We still were not sure, this diet is beneficial or not?

I have been looking at food images for a while on pinterest, my album and food blogs...
And I want to be on the weekend as soon as, I will prepare a breakfast like this again!!!


Have a tasteful weekend…









Süper bir yarışma var koşun - A competition in Turkey




Şimdi size süper bir instagram yarışmasından bahsedeceğim. Tchibo Türkiye tarafından düzenlenen ve 5 hafta boyunca sürecek olan bir yarışma bu; “ Cafissimo Renkleri Hayatımızı Tatlandırıyor”…

5 hafta boyunca Tchibo’nun Cafissimo kapsüllü kahve makinasına özel üretilen kapsüllerinden seçilen 5 farklı renk her bir haftayı temsil edecek.  Haftanın renginin baskın olduğu fotoğraflar instagramda haftanın hashtag’i ile paylaşılacak ve her haftanın birincisi bir Cafissimo Kahve makinası kazanacak.
Ne harika değil mi!!!

Şimdi yapılması gerekenleri adım adım yazıyorum ki bu fırsatı kaçırmayın;

1- Yarışmaya katılabilmeniz için instagram hesabınızın olması gerekiyor,

2- İnstagramda @TchiboTurkiye hesabını hemen takibe alıyorsunuz ki haftanın rengini ve kimin kazandığını öğrenin.

3-Fotoğraflarınız haftanın renginin baskın olduğu bir fotoğraf olmalı. Mesela bu haftanın rengi Cafissimo Kırmızısı, neymiş; gözünüz her yerde kırmızıyı arayacak! Hayatın içinden her türlü kare olabilir, manzara, dekor, lifestyle, yemekler, meyvalar… artık gerisi sizin yaratıcılığınıza kalmış.

4-Fotoğraflarınızı haftanın renginin hashtag’i ile paylaşıyorsunuz. Bu hafta için” #cafissimokırmızısı “

5- Son madde ise sadece öneri; aralarında benim de olduğum, eminim çoğunuzun zaten tanıdığı ve  gönderdiğiniz fotoğraflar arasında birinciyi seçecek olan 4 harika bayanın instagram hesapları; @secdus , @smilenaworld , @ancienm ve @zeinepuu …  Öyle güzel fotoğrafları var ki her birinin, öyle güzel şeyler yapıyorlar ki, ben büyük bir keyifle takip ediyorum  onları…

İşte bu kadar…



Bu arada benim bu projede olmamın iki ana nedenini size anlatmak istiyorum, birincisi tabi ki kahve tutkum.  İşin içinde kahve varsa gerisi teferruat gibi bir şey : )

İkincisi ve en önemli sebebi renkler. Şu geçtiğimiz hafta sonu bile o kadar çok şey öğrendim ki renkler hakkında… Fotoğraf çekerken birden bıraktım kamerayı falan oturdum renk derecelerini, birbirleri ile etkileşimlerini araştırıp okumaya başladım.

Bir kere şunu anladık ki kırmızı kesinlikle benim rengim değil ve fotoğraflaması çok zor bir renk. Turuncunun da ondan kalır yanı yok. Sıcak renkler oldukları için beyaz ayarını yaparken çok zorlanıyor insan, ya da ben zorlandım bilmiyorum! Ama bu sayede fotoğraf makinesinin hiç bilmediğim ayarlarını, kullanmadığım tuşlarını fark ettim. Ortaya daha iyi bir şeyler çıkartabilmek için kurcaladım da kurcaladım makineyi. Tabii ne yazık ki, sadece 2 günüm olduğu ve bunları çözmem epey zamanımı aldığı için, öğrendiklerimi ancak ilerideki fotoğraf çekimlerinde uygulayabileceğim: )

Size kesinlikle şunu tavsiye ediyorum; eğer gerçekten fotoğrafçılıkla ilgileniyorsanız, kendinizi geliştirmek istiyorsanız bu yarışma sizler için de büyük bir fırsat.  Haftanın renginde objeleri toplamak ayrı bir zevk, evin içinde gözler direk o rengi arayarak dört dönüyor, sonrasında da fotoğraflarını çekerken hangi renk ile en rahat çalıştığınızı, hangisinin sizi mutlu ettiğini, renginizin gerçekte ne olduğunu anlıyorsunuz.

Hadi şimdi doğru instagram’a…

Haftanız harika geçsin…



This post is about an instagram competition who organized by Tchibo Turkey. Unfortunately, an organization that only applies to people living in Turkey. Will run for five weeks and each week will have a color. Colors to be selected from Tchibo coffee capsules.
This week's color is RED.

I would like to say that, red is definitely not my color. It was very difficult taking pictures of red objects but thus I learned more about colors and my camera settings...


Have a wonderful week...






Haftasonu Kartı ve Fazlası - Happy Weekend Card and More




Geçenlerde hani bahsetmiştim ya oturduğumuz odada bir değişiklik yapalım dedik, masayı kedi yavrusu gibi oradan oraya taşıdık, sonra yine eski haline getirip oh dünya varmış diye mutlu olduk… Hah işte o değişikliğin olduğu anlardan birinde bir Pazar günü pencere önündeki masada keyif yaparken, daha doğrusu oynarken çekmiştim bu fotoğrafları.  Bazen masanın başına oturuyorum, hah diyorum şimdi çay ya da kahvem yanımda, dergim önümde, çiçeğim yamacımda, tam keyiflik… Ama nerdeee.. Ayy dur bu anı ölümsüzleştireyim diye alıveriyorum makinayı elime, şakada şakada… bakmışım saatler geçmiş, hava kararmış… Keyif için ayrılan süre yorgun argın tamamlanmış…


Neyse işte, haftasonu kartı hazırlayayım dedim, o mu olsun bu mu olsun derken karar veremedim, sonrada amaaan hepsi dursun burada diye olaya noktayı koydum…




Bunun gibi o kadar çok fotoğraf var ki bilgisayarda… Bazen hafiften temizliğe giriyorum, gözüm hiç birşeyi görmüyor siliyorum, aman bunca zaman bakmamışım bundan sonra mı bakacağım diye… Sanki sırf fotoğraf çekmiş olmak için çekiyorum, maksat tüm haftasonu şlak şlak sesiyle Funda’yı gıcık etmek, çileden çıkartmak… Eee makul bence…

Haftasonunuz güllük gülüstanlık geçsin…



  
I had taken these images on one of the past Sundays...

I have many many images which taken during the weekends... Generally, I'm sitting at the table for reading a magazine with a cup of coffee or tea and some lovely flowers... and suddenly I realize that I should immortalize this moment... When I'm thinking a few images, at the end, I'm having about 100 pictures...

Always same...

I wish you have a creative and joyful weekend...









Ben Misafir Blogger Oldum - Craft Cafe on Hearthandmade Uk





Şu Paskalya olayına karşı koyamıyorum. O kadar şirin süslemeler, öyle harika fikirlerle dolu ki her yer etkilenmemek elde değil. Bir den kendimi yumurta süslerken buluyorum.

En son geçtiğimiz hafta sonu haşır neşir oldum yumurtalarla, hatta işi abarttıp bir de sofra düzeni yaptım. Ama en azından kendime bir amaç bulmuştum;  Craft Cafe!!!

Craft Cafe; Hearthandmade Uk bloğundan Claire’in fikri. Ben, Claire ve Chirlanda Di Popcorn bloğundan sevgili Silvia “Craft Cafe” adı altında düzenli olarak kendi projelerimizi Hearthandmade Uk bloğunda paylaşacağız.
Daha önce  ‘Handmade Happy Magazine’ de (önceki adı;  Merry Makings Magazine idi) yine beraberdik, farklı kültürlerden, böylesi yetenekli bayanlarla birlikte ortaya birşeyler çıkartmak inanılmaz heyecan verici bir şey.
İlk proje Silvia’ya aitti.  Silvia paketleme fikirleri konusunda tam bir hazine, öyle güzel şeyler yapıyor ki hayranlıkla takip ediyorum. Craft Cafe’deki postuna buradan göz atabilirsiniz.

Benim post için ise buraya buyurun…

Umarım beğenirsiniz…
. . . . . . . . . .


I can not resist Easter Projects. There are many cute decorations ideas everywhere...
In this past weekend, I found myself to decorate eggs and then made a easter table setting but this time I have a goal; "Craft Cafe"

Craft Cafe is Claire's idea, you already know Claire, she has a very popular blog which called "Hearthandmade UK" and editor of Happy Handmade Magazine at (previous name; Merry Makings Magazine).
I, Claire and Silvia who is from Chirlanda Di Popcorn blog came together again for Craft Cafe. 
We will share our projects on Hearthandmade Uk under the name of  "Craft Cafe".

The first project was from Silvia. Silvia is a treasure trove full on packaging ideas . She is doing things so beautiful that I'm following her with admiration. 
You should look at her first post on Craft Cafe

If you want to see what I made please click here.


I hope you enjoy it ...







Kağıt Fenerler - Paper Lanterns





Taa geçen sene bu zamanlarda yapmıştım bu fenerleri, biraz önce eski fotoğrafları ayıklayayım derken gördüm. Epey bir süre durmuştu şifonyerimin üstünde, kimi zaman içlerine mumluk koydum, mumları yaktım seyrettim, kimi zaman öyle boş boş baktım mutlu oldum…

Siz de belki yapmak istersiniz, çok basit ama şirin…


Ben o zaman internetten bulduğum desenli kağıtlar ile yapmıştım, onları burada paylaşmam doğru olmaz diye sizin için bir kaç basit desenli kağıt hazırladım, bir de fenerlerin kalıbını çizdim hepsine aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.


Detaylarını anlatmama gerek var mı bilmiyorum, şablondaki gibi desenli kağıdınızı ilk önce dikdörtgen kesiyordunuz sonra falçata ile içerideki çizgileri çizili sınıra kadar kesip kağıdı rulo yapıp uc uca bantlıyorsunuz. Ben daha sabir durması için al ve üst kısımlara da bir şerit bant ile geçtim, hem desen oldu sen de daha dik durmasını sağladı.

Hadi kolay gelsin…



I had made these paper lanterns last year at this time. I had totally forgotten to share with you. I noticed them a little while ago when editing my old images...
I have used them on my dresser for a long time, some times I lit candles in glass jars put into them.




It is very easy to make these lovely lantern as you see in images... I had used some free patterned paper but I made for you a few new patterned papers given as below, also you will find lantern template in there...


I hope they will be usefull for you and like them...


Enjoy!









Bu Kitap Bir Harika Dostum - Book Review




Bazı kitaplar sanki sadece kucağına alıp sevmek için basılmış gibi geliyor bana.  Okuma, ama al eline bak, evir çevir, oyna, koy sehpaya gözünün önüne, arada gözün takılsın, mutlu ol…
İşte Torie Jayne’nin kitabı Craft Show & Sell tam da böyle bir kitap. Renklere bakar mısınız? Ye beni diyor sanki…

Torie Jayne’i eminin bir çoğunuz bloğundan takip ediyordur, etmeyenler varsa bence bir baksınlar, şeker gibi bir blog, kesin seversiniz.

Kitabı birkaç hafta önce Amazon’dan aldım ama sanırım İstanbul’da Dünya Kitapevi’nde de varmış. Benim fazla zamanım olmadığı için online alışveriş çok daha cazip geliyor bana.


Neyse dönelim kitaba…  Kitap aslında bir rehber gibi,  el işleriyle uğraşan birinin, ürettiklerini bir seviye daha yukarıya taşıması için yapması gerekenler adım adım anlatılmış, içinde yaratıcı bir sürü fikir, DIY projesi, fotoğraf çekiminde işinize yarayacak bir kaç küçük ip ucu, bir çok iletişim bilgisi, kısaca ürünlerinizin bir marka haline gelebilmesi için yapabileceğiniz her şey, her türlü bilgi var ama benim en çok sevdiğim kısımlar dünyanın dört bir tarafından seçilmiş yaratıcı kişilerin profilleri. Emma Lamb, Tamar Schechner, Vicky TrainorAnnabelle Ozanne,  Helena Schaeder Söderberg ve daha nicesi… Ben böyle başarı hikayelerini okumasını seviyorum işte. Yarım yamalak ingilizcemle, elimde kitap, kendimi zorluyorum akşamları neler anlattıklarını anlamak için.  Siyasetten, üçüncü sayfa haberlerinden, yasaklardan, terörden, deprem riskinden, savaş söylemlerinden uzak sadece üretmek üzerine kurulu, doğayla iç içe, huzur dolu hayatları bana masal gibi geliyor…

Kısacası aklınızın bir köşesinde bulunsun bu kitap, benden size tavsiye…




There are some books which make you happy, when day catch your eye. Torie Jayne's new book is exactly like this.

When you get this book into your hand and turn the pages you'll feel this...
I had bought this lovely book a few weeks ago from Amazon but I have heard that it is also being sold in a bookstore in Turkey...




This book actually like a guide, for crafters who want to carry their crafts to level up more.
You can see all steps to organize, show and sell your crafts... There are many pretty ideas, informations, diy projects, a few great clues how to take great product shots, where to sell, how to design a virtual shop banner, how to price your crafts... and more...

But my most favorite part is profiles of creative and successful Crafter which were selected from around the world. Emma Lamb, Tamar Schechner, Vicky Trainer, AnnabelleOzanne, Helena Söderberg Schaedler and many more ... I love reading success stories. I'm forcing myself to understand their stories with this my poorly english the evenings...

So I am sure that this book will be my bedside book I will read again and again.

I highly recommend this book for anyone who thinks to show&sell their crafts and want to have many great ideas and informations...







Sarı Sehpa - Yellow Side-table



12 – 13 yıl falan önce almıştık bu yüksek sehpayı , sehpa mı denir bilmiyorum aslında, biz telefonluk diyorduk, çünkü boyayana kadar üstünde hep telefon vardı, şimdi direk sarı diye bahsediyoruz kendisinden.
Aldığımızda ham ahşaptı, koltuklarımız ile aynı tonda boyatmıştık, o zamanlar herşey takım olmalı gibi bir saplantımız vardı, meğer ne tek düzelikmiş…

Neyse yıllarca öyle koyu renkli olarak kullandık, geçen sene boyayalım istedik ama beyaza boyamak içimizden gelmedi, renk de seçemedik bari birazcık koyu tonunu açalım dedik. Çıkarttık balkona, zımparala zımparala kendimizden geçtik, açamadık istediğimiz gibi rengini, böyle alaca malaca saçma bir şey oldu, ama bizim de kollar koptu. Yok dedik, sen kazandın, sürdük üstüne ahşap koruyucusunu sonrada verniği bıraktık öyle.  Pek göz göze gelmemeye çalıştık, bağrımıza taş bastık, öyle yaşadık beraberce bir süre.


Her türlü boyayı seviyorum, boyacılara gibip orada zaman geçirmeyi seviyorum, imkanım olsa evin bir köşesine rengarenk çeşit çeşit boya yığacağım, duvar boyası, ahşap boyası, vernikler, su bazlılar, yağlı boyalar… Yolumun üstüne Jotun  bayi açılıyor diye  günlerce sevinç yaşadım, önünden geçerken illa içeriye bakıyorum sanki ne göreceksem.


İşte bu sevda yüzünden anlamsız zamanlarda amaçsızca alınmış boyalar var bizim evde. Geçenlerde de sprey boyalar almıştım bir kaç farklı renk.  Bir akşam Funda ile o boyaları nerede kullanabiliriz diye evin içinde teknik geziye çıkmışken bu sehpa ile göz göze geldik.  Bir süre ikilem yaşadık, neticesinde elimizdeki sprey boya, öyle zımparala, önce astar çek, sonra bilmem kaç kat boya, vernikle gibi profesyonel bir iş çıkmayacaktı ortaya, sonra  amannn boyayalım gitsin dedik, neticesinde bizimle mi yaşayacak…

Ertesi gün çıkarttık balkona hafif zımparalanın ardından bastık sprey boyayı. Ben içeride fotoğraf çekerken Funda kolu kopma pahasına boyadı da boyadı. İlk başta garipser gibi olduk rengini, ama her geçen gün biraz daha sevmeye başladık.

Anneme söyledim telefonda, tüh onuda mı ziyan ettiniz dedi, görünce o da sevecek biliyorum sadece birazcık fikre alışması gerek: )

Böyleken böyle anlayacağınız…

Haftasonunuz pırıl pırıl, neşe içinde geçsin…



We had bought this side-table about 12 -13 years ago...

Its color was very dark as shown in the image. We wanted to paint it quite a long time ago but We could not decide which color to be perfect on it.

The first option, of course, was white but we wanted to see cheerful colors in the living room.

I love all kind of paint, water-based, oil paint, wall paint, wood stain... If I have a free space, I would fill there with different kinds of paint.

A few weeks ago, I had bought several different colors of spray paint . We wanted to use them somewhere and and came eye to eye with this side table.

I know this is not a professional job. Normaly we should sanding it well and use one or two coat primer, wood paint and finally varnish. But We have achieved great result with spray paint in a very short time and we love it.

I hope, you liked it also...


I wish all of you have a wonderful weekend...








Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...